TEORİNİN ÇEKİRDEĞİNDEKİ ÇELİŞKİ

Videoda bahsi geçen açıklamaların tam metni;

Mustafa Ajlan ABUDAK

Dijital ve Nükleotit Kodların Evrimsel Dinamikleri : Mutasyondan Korunma Perspektifleri

1. Dijital ve nükleotit kodların eşitliği: her ikisi de bir alfabeye dayanır ve semantik yapıdadır.

2. Her iki kod türü de mutasyona karşı içsel koruma mekanizmalarına sahiptir.

Her 8 bit verinin 1 biti mutasyon belirlenmesi için ayrılmıştır. Bunun biyotik karşılığı, geniş bir repertuvarda DNA içerisinde bulunan tamir enzimleridir.

3. Dijital kodların adaptasyonu rastgele süreçlercedir.

Dijital kodlar evrimsel programlama adı verilen teknik vasıtasıyla , daha önceden belirlenmiş parametrelerin belirlenmiş sınırlar çerçevesinde, belirlenmiş program modülleri tarafından derlenip seçilerek,  rastgele süreçlerce adapte edilebilir.

Bir dijital rakamın tam anlamıyla rastgele değişikliğe uğraması, bir veri siciminden rastgele  kopyalanması veya  kodda başka bir yere dahil edilmesi imkansızdır. Çünkü, mutasyon tanımlamakla görevli bit bu şekilde oluşacak hataları, semantik hata yada telaffuz hatası olarak belirleyecektir. Buda yedek kodun devreye girip, hatalı kısmın düzeltilmesine sebep olan içkin mutasyon korumasını devreye sokacaktır.

4. Nükleotit kodların adaptasyonu: Yaşayan doğa sürekli değişen çevresine şu şekillerde uyum sağlar:

a. Gen regülasyonu (düzenlemesi)  ile

b. Rekombinasyon ve alel adı verilen gen varyasyonuyla

Yukarıdaki her iki mekanizmada adaptasyonu sağlar . Her ikisi de mutasyon koruması mekanizmasının sınırları içerisinde çalışır. Her ikisi de ne yeni aleller oluşturur, ne de nükleotit kodun genişlemesini sağlayabilir.

5. Nükleotit kodun genişlemesi

Kodun genişlemesi Darwin’in teorisine dayanan evrim kabulüne göre aşağıdaki süreçlerin birikimi;

a. onarılamaz,

b. avantaj sağlayan,

c. kod genişlemesine olanak veren,

d. bir sonraki nesle aktarılması mümkün olan mutasyonlar ile  meydana gelir;

Bu süreçlerin kodu genişletebilmesi için mutasyondan koruma mekanizmasının kapatılması yada en azından işlev bozukluğuna uğraması gereklidir. Halbuki, mutasyondan korunma mekanizmasındaki işlev bozukluğu yaşama ve üreme kapasitesinin azalması demek olan kanser ve kalıtsal hastalıkların oluşmasının ana nedenidir.

6. Mutasyondan koruma paradoksu

Videoda bahsi geçen araştırma, var olan evrim paradigmasındaki paradoksu ortaya koymaktadır. Esas görevi hayatta kalma kapasitesini korumak olan mutasyondan koruma mekanizmasının, işlev bozukluğuna uğrayarak mutasyonların yeni işlevler üretmesi için mutasyona olanak tanıması ve hayatta kalma kapasitesini artırdığı düşünülen mutasyonları oluşturmasının sağlanmasıdır. Fakat bu mekanizmadaki işlev bozukluklarının tam tersine, hayatta kalma kapasitesini kanser ve kalıtsal hastalıkların aktarımıyla azalttığı bilinmektedir.

7. İlerideki araştırmalar için öneriler

Evrim teorisinin ana çekirdeğindeki bu çelişkiler sebebiyle teorinin çok daha doğru bir şekilde formüle edilmesi ve güncellenmesi gereklidir. Bunun mikro ve makro evrim teorileri arasında bir bölünmeyle gerçekleştirilmesi mümkündür.

Rastgele değişikliklerinin  inovasyon kapasitelerinin yeniden ele alınması, sorgulayan bir akıl için ilk yapılması gerekli olan çalışmalardır. Gerekli açıklamaları çalışma dosyasında bulabilirsiniz;

http://www.benthamscience.com/open/toevolj/articles/V005/1TOEVOLJ.pdf

Reklamlar