ÖNDEN YÜKLEMELİ EVRİM BU DEĞİLSE NEDİR?

Mustafa Ajlan ABUDAK

Bu kısa yazıda yeni bir araştırma (26 Kasım 2010) sonucunu sizlerle paylaşacağım. Başlıktaki sorum aslında artık bunu da inkar edecekseniz neyi kabul edebileceksiniz? şeklinde olmalıydı. Şimdi araştırmanın ne ile ilgili olduğuna bakalım. Bağlantısını aşağıda vereceğim bilimsel araştırmayı İngilizceye vakıf olanlar okuyup iyice belleyebilirler. Biz konuyla ilgilinen ortalama okuyucu için işin özünü açıklayalım.

Efendim bilim insanları oksijen atmosfer içeriğinde bulunmazken, en basit canlılardan biri olarak kabul edilen Trichoplax adhaerens‘in DNA’sında  HIF adı verilen bir gen setinin atmosferde oluşan oksijen seviyesindeki yükselmeler gibi hayvan yaşamındaki metabolik meydan okumaları yanıtlamasını sağlayacak  şekilde önceden orada olduğunu ortaya çıkarmış. Kısaca oksijen daha ortada yokken oksijen için bir sistem var. Hımmmmmmmmmm….teleolojik bir evrim düşüncesi git gide bilimsel delillerle doğru olma olasılığını arttırıyor.

Elbette bana inanmayın. Lütfen bilimsel verilere inanın;

NATURE-The hypoxia-inducible transcription factor pathway regulates oxygen sensing in the simplest animal,Trichoplax adhaerens

Reklamlar

12 thoughts on “ÖNDEN YÜKLEMELİ EVRİM BU DEĞİLSE NEDİR?

  1. evrim sürecinde önce dış çevrenin değişmesi gerektiğini nereden çıkarıyorsunuz. mutasyonlar ve değişimler tesadüfidir. bunlar içinde yıkıcı olmayan her mutasyon illa ki hemen belirmek zorunda değil. nötr mutasyonlar saklanır ve değişen çevreye uyum sürecinden önce belirebilir. çevre değişikliği esnasında resesif durumdan dominant hale geçebilir. evrimde çevrenin etkisi elbette büyük, ama ana etmen tedadüfi değişimlerden başkası değil.

      • bir önceki cevapta bir şey göremedim. günümüzde yaşayan türler, geçmiş jeolojik dönemlerde yaşayan ve şu an soyu tükenmiş ilkel türlerden evrimleşmiştir. bu türlerde ortak atalardır. prekambriyenden günümüz olan 4.zamanın 1. evresine değin türler bir soyağacına benzer şekilde gitgide dal budak sararak oluşmuştur. bu süreci ilerletende, nesiller boyunca meydana gelen küçük değişikliklerin uzun vadede niteliksel sıçramalara yani türleşmelere yol açmasıdır.

      • :)
        Şimdi cehaletinizin neresinden tutayım bilemedim…makalenin konusunla alakasız yorumlarınız mı? Ders notları ya da kitabınızdan hatırladığınız ya da ezbere yazdığınız oldukça demode kalıp açıklamalar mı? Sanırım cevap malesef hepsi..

        Makalemizin ana konusu neydi;

        Trichoplax adhaerens‘in DNA’sında HIF adı verilen bir gen setinin atmosferde oluşan oksijen seviyesindeki yükselmeler gibi hayvan yaşamındaki metabolik meydan okumaları yanıtlamasını sağlayacak şekilde önceden orada olduğunu ortaya çıkarmış. Kısaca oksijen daha ortada yokken oksijen için bir sistem var…

        Bunu bana bir zahmet o güzel ezberinizle nasıl olduğunu Yeni Darwinci evrime göre aktarabilir misiniz?Cevabınızı merakla bekliyorum.

        Şimdi ezberlerinize gelelim…Şöyle buyurmuşsunuz;

        günümüzde yaşayan türler, geçmiş jeolojik dönemlerde yaşayan ve şu an soyu tükenmiş ilkel türlerden evrimleşmiştir. bu türlerde ortak atalardır. prekambriyenden günümüz olan 4.zamanın 1. evresine değin türler bir soyağacına benzer şekilde gitgide dal budak sararak oluşmuştur. bu süreci ilerletende, nesiller boyunca meydana gelen küçük değişikliklerin uzun vadede niteliksel sıçramalara yani türleşmelere yol açmasıdır.

        Yani ezber bu kadar pek olunca ne desek boş olacak biliyorum. Kelimelerde büyük büyük misal ; olmuştur…miştir..sıdır..gibi Türkçemizde tanıklığı aktaran kesin delillere dayanan açıklamalarda kullanılan kalıplarla 3.5 milyar yıl öncesini ”bilimsel”olarak aktarmak….gerçekten aklımızı muğlak sisli bir hayal dünyasına emanet etmiş olmuyoruz böylece..ah şu üniversitelerimizin biyoloji ders kitapları neden güncellenmiyor KPSS kitapları kadar:)

        Yinede herkese bir şans daha vermeli..hele şansa iman etmiş Darwinciler buna herkesten daha çok hak ediyor diye düşünürüm. 2009’da yapılan bir bilimsel araştırma new scientist’e yayınlanmış ortalığı epey karıştırmıştı.(hocanızında haberi olmadığı görülüyor)

        http://www.newscientist.com/article/mg20126921.600-why-darwin-was-wrong-about-the-tree-of-life.html

        Buda yetmeyebilir diye bu araştırmadan önce yapılan diğer hakemli bir yayınları da size sunalım;

        http://www.sciencedaily.com/releases/2008/01/080121112642.htm

        http://www.sciencedaily.com/releases/2009/01/090126203157.htm

        Guardian’da çıkan haberi özet de geçelim;

        Evolutionary biologists say crossbreeding between species is far more common than previously thought, making a nonsense of the idea of discrete evolutionary branches.The findings mean that to link species by Darwin’s evolutionary branches is an oversimplification. “The tree of life is being politely buried,” said Michael Rose, an evolutionary biologist at the University of California, Irvine. “What’s less accepted is that our whole fundamental view of biology needs to change.”

        http://www.guardian.co.uk/science/2009/jan/21/charles-darwin-evolution-species-tree-life

        Biliyorum size azcık yüklendim. Bunu bir yardım olarak kabul edin.Birşey görmek içinde hipnozdan kurtulun…!

  2. Mutasyonlar zaten dış çevrenin değişmesinden dolayı ortaya çıkan olgulardır.
    Evrim kavramı içinde türleşme, organizmanın çevreden enerji alarak yaşaması ve üreyerek başka bir türe dönüşmesinden ibarettir.
    Dolayısı ile burada,önce ve sonra yoktur.
    Dış çevre her an değişir, değiştiği için evrim, evrim olduğundan türleşme olur.

    Uzatmadan, bu süreç içinde olan zilyonlarca mutasyonu organizmanın genlerine kayıt etmesi düşünülemez.
    Ancak organizmanın, oluşmamış ama daha sonra değişecek dış şartlara göre uyum sağlayabilecek pasif informasyonları yedeğe alması ve zamanı gelince aktifleştirmesi, kelimenin tam anlamı ile, tesadüfün değil, amaca yönelik “önden yüklenmiş” planın göstergesidir..

  3. Selam..
    Sayın Mustafa Bey;

    Blogunuzun zenginleşmesi açısından, çeviri zahmetine katlanmayacağınız, teleolojik evrimi desteklediğini düşündüğüm, basit ama etkili bir linki paylaşmak istiyorum:

    http://evrimianlamak.org/e/B2b:kakapo

    Saygı ve sevgilerimle…

  4. Sayın Mustafa Bey, sitenizi ara ara takip ediyorum…müslüman olduğunuzu bir başka siteden öğrendim…tabi evrimin bazı kişiler tarafından Kur’an’a ters düşmediğini duydum, sizin bu konudaki fikriniz nedir? Eğer sitenizde bununla ilgili bir yazınız varsa lütfen bunu yayınlamadan mail adresime linkini gönderirseniz sevinirim…çalışmalarınızda başarılar dilerim…

    • Siteme ilginiz ve güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Sitemde doğrudan dini referans gösteren bir yayın yapmıyorum.Bu çıktı sadece (üreteni) beni bağlar.Kimsenin benle aynı görüşü paylaşmasını da beklemiyorum. Nihai bir gerçekliğin sözcülüğü gibi haddimi aşan işlerle de ilgilenmiyorum. Blog amaçta da belirttiğim gibi;

      İster Darwinci ister Akıllı Tasarımcı olsun ya da konuyla dışardan ilgilen herhangi bir okuyucunun ( mesela yaratılışçı ya da deist biri), herhangi bir ön kabulle okumaya başlayıp kendi ön kabulünün sorgulaması esas amaçtır. Elimizden geldiği kadarıyla, evrim konusundaki tartışmalara olabilecek en geniş perspektifi sunmak, iddiaları ve söylemleri her yönüyle aktarmak ve siz okuyucular için yine var olabilecek en geniş güncel bilgilendirmeyi sunmak gayretindeyiz.

      Elde edilen bilimsel bulguların ışığında, okuyucuların algılayışlarını yeniden değerlendirmesine olanak veren , varsa daha önce edinilmiş yanlış anlama ve hatalı kabüllerini terk etmeye yönelten metinler olmasına çalışıyoruz. Bir doğrunun yada sonuç çıkarımının salt savunulması değil, elde edilen verilerin ışığında ne gibi çıkarımlar yapabileceğimizi sorguluyoruz. Bu çıkarımların kesinlikle gerçeği temsil ettiğini iddia etmiyoruz, sadece aktardığımız şekilde olma olasılığının diğer olası açıklamalara göre daha olası olduğunu savunuyoruz.

      İstediğiniz detaylı bilgilendirme değerli prof. Mehmet Bayraktar hocamızın şu kitabındadır. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.Kitabı bulmak zordur. Konuya gerçekten ilgili biri olarak bir an önce edinin.

      http://www.kidap.com.tr/islamda-evrimci-yaratilis-teorisi-mehmet-bayraktar-k2713.kitap

      Çalışmalarınızda başarılar dileriz. Sitemizi çevrenizde tanıtmanız temennisiyle…

  5. Şöyle bir soru geliyor insanın aklına Trichoplax’te şuan HIF mekanizmasının olması ilkel atmosfer zamanında da Trichoplax’in HIF mekanizması saibi olduğunu gösterir mi?

    • Nature’daki yazıya bakabilirseniz cevabınızı alabileceğinizi düşünüyorum.

      • Kendi alanım olmadığı için bir soru daha sormak istiyorum; İlkel atmosferde CO2 bulunuyordu ve CO2’nin içinde de oksijen olduğu biliniyor onun için bu mekanizma için olağan diyenler var. Ne diyorsunuz ?

      • Her yerde hidrojen var gibi bir cevap diyorum. Ağaç ağaçtır gibi bir totoloji. Burada bahsi geçen örgütlü mekanizmanın oluşumu için iki olası yol vardır; ilki doğrusal küçük adımlarla ”ilerleyen”(ki Darwinizm yine ilerleme derse teleolojik açıklama olacağından bu şekilde bir şey öngör-e-mez. Bu telenomi açıkça teorinin toplum mühendisliği ayağının paradoksudur.) bir evrim için ilk önce mekanizmanın nedeni mekanizmadan evvel mekanizmanın işlediği şekilde var olmalı ki küçük adımlarla ortama uyum sağlanarak seçilim baskısıyla bu mekanizmamız zuhur etsin.İkinci olarak diğer olası açıklamamız genlere gömülü bir şekilde var olmalı. Buda co-option yani yan işleve girer. Kısaca bir mekanizmayı oluşturan proteinler hassas sol amino asitli yapılarına rağmen birden çok görevi yerine getirebilecek şekilde ”önceden” bir sonraki adım için mekanizma oluşturuyorlar.Bu açıklamada teleolojiktir ve açıkça önden yüklemeli evrimi destekler. Yeni yada eski Darwinizm her ikisi içinde aşağı sakal yukarı bıyık durumudur.

        Bu yukarıdaki iki olası açıklama haricinde, teorik olarak , kozmik galaksi gazinosunda sonsuz rulet çevirme olanağınız da mevcuttur.

Yorumlar kapatıldı.