BİR ORGANİZMA OLARAK KÜRESEL EKONOMİNİN EVRİMİ ve METAFİZİKSEL MUTASYONUMUZ OLARAK KRİZ

Mustafa Ajlan ABUDAK

Son zamanlarda küresel ekonomik kriz ile ilgili oldukça fazla şey okuyup, görsel medyada da birçok tartışmayı dinledim. Bu yazımla biraz farklı bir bakış acısı sunmak ve kendimce bir düşünce egzersizi yapmak istedim. Küresel ekonomik kriz ile ilgili şeyler zihnimde biriktikçe, resmin genelini daha iyi görmeye başladım. Özellikle kavramlar arasında bağlar kurduğumda her şey daha bir netleşti. Belki de sadece benim için netleşmişte olabilir… Neydi bu bağlar? Nasıl kurulmuşlardı? Resmin kendisine dair neler anlatıyorlardı? Bir kelebeğin kanat çırpışları mı deriz artık yoksa bir filin ölümümü bilemiyorum. Bildiğim tek şey iktisadi yaşam alanının bundan oldukça etkilendiği.

Kriz , çok öncelere dayanan ve hasıraltı edilen etmenlerin, birden ortaya çıkması gibi görünmektedir. Büyüyen tümör sistemi çökertti. Bunun için kriz Reagan dönemi popülist politikalarla doğdu demek kanımca hiçte yanlış bir tanımlama olmaz. Elbette baba Bush’un klasik ekonomiyi (petrole ve enerjisine dayalı ekonomi) sürekli bir şekilde desteklenmesiyle üretim-tüketim dengesi bilinçli bir şekilde klasik kalıplar içersinde tutulmaya çalışıldı. Tüm sistem petro-kimyaya dayalı iken ve bunun için uzun vadeli yatırımlar yapılmışken, bu durum en akılcı yaklaşım gibi görünmekteydi. Kimse ARPA net’in bir gün şuan ki internet olabileceğini düşündüğünü sanmıyorum. Klasik kapitalist iktisadi sistem (Kapitalizmi ekonomik Darwinizm diye de adlandırırım.) internetin bir fenomen olarak ortaya çıktığı 90’lara kadar oldukça iyi idare etti. Hatta piyasalardaki büyümeler o denli hızlı bir şekilde gerçekleşti ki serbest piyasa ekonomisinde altın yıllar yaşandı.  Peki, 90’lardan sonra ne oldu?

KÜRESEL EKONOMİ 2.0

Gezegenimizin gördüğü en büyük küresel ve sosyal devrim yaşanmaya başladı; İnternet…

Canlılar dünyasınında bu devrimin benzeri Kambriyen çağda yaşanmıştı. Bilgi, kökeni aynı ama içeriği farklı ve karmaşık birçok yeni form üretmişti. (Novel form) Bilginin yeniden bavulunu açması için bu sefer epey uzun zaman geçmesi gerekmiş gibi görünüyor. İnternetle bilinen tüm ekonomik koşullar yeniden tanımlanmaya başlandı. Klasik altyapı daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde değiştirmeye ve dönüşmeye başladı. Artık bu hızlı değişim Adam Smith’in piyasa ekonomisi söyleminin açıklayamayacağı ve nedenselleştiremeyeceği bir ” yeni ekonomiyi ”ortaya çıkaracaktı. Buna bilgi ekonomisi adı verildi. Bilgi ekonomisinin ilk çocukları olan Microsoft ve Apple gibi şirketler ” temelde bilgi üreterek” klasik ekonominin elde ettiği üretim sürecinden çok daha hızlı bir şekilde değer üretip, kar elde edip, bunu daha hızlı ve etkin bir şekilde pazarlayabiliyorlardı. Artık üretilen tüm analog değerler sayısallaşarak yeryüzünde aynı anda ve her yerde olabilen bir ekonomik değer oluşturabiliyorlardı.

Daha sonra arama motorları Yahoo ve Google’lında (Hücre içindeki RNA ya benzer görev üstlendiler.) katılımıyla bilgi inanılmaz bir şekilde küre-i arzda üretilmeye, dolaşmaya, el değiştirmeye, dönüşmeye ve en önemlisi gelişmeye başladı. Bilgi sürekli farklı çevrelerde, farklı toplumlarda ve farklı süreçler içinde işleniyordu. Bu sürecin ilk yıllarında fark edilemeyense ”bilginin” gerçek bir ticari metaya dönüşmesi süreciydi. Bu o denli hızlı ve etkin bir süreçti ki, borsalar yeni ekonomiyi olağanüstü bir coşkuyla karşıladılar. ”.com ” uzantılı siteler artık şirketlerin yeni kurumsal kimliğiydi. Dünyaya açılan yeni limanlarıydı… Bilgi üreten ve satan şirketler birden dünyanın en büyükleri ve en değerli şirketleri, sahipleri de dünyanın en zengin iş adamları oluverdiler.

Bu kritik safhada ABD körfez savaşından galip çıkmış ve kendince klasik ekonominin ana ihtiyacı olan petrolü kontrolüne almıştı. Clinton’la başlayan süreç umut vericiydi. Clinton ise kabukta bir demokrat ama içerde bir cumhuriyetçi olduğunu gösterdi.  Belki de tüm zamanların en büyük hatasını yaparak ” yeni ekonomi ”   yerine  ” eski ekonomiyi” takdis etti. Silah şirketleri ve otomotiv sektörüne gibi klasik ağır sanaîye verilen imtiyazlarla, yeni ekonominin gelişmesi için gerekli olan ” yaşam alanını” daralttı. İnternetin kontrol edilebileceği ve klasik ekonomiyi geliştirecek yeni ”görünmez el olduğu” düşüncesi çok acı bir şekilde tarih sahnesine gömülecekti. Çünkü İnternet ”her şeyi” görünür kılmıştı

İnternetin ve yeni ekonominin artık geri dönülmez bir şekilde Dünyayı değiştirmişti. Sayısal devrimden sonra somut bir meta/ürün/emtia üreten değil somut pragmatik bilgi üreten toplumlar küresel ekonomiyi kontrol edeceklerdi. Bilgi içermeyen ve onu etkin kullanamayan her türlü güncel üretim tüketilmeyecekti. Kendini güncellemeyen bir üretim tipide artık söz konusu değildi..

Değişimin gücü kontrol edilemezse genelde ekolojik olarak ve hatta sosyolojik olarak da yıkıcıdır. Bu muhafaza (dengeleme) sürecini iyi kullanan ülkeler (Japonya) tıpkı sel sularını biriktiren bir hidroelektrik barajı gibi potansiyel gücü tutup, arazileri hem yıkımdan kurtarıp hem de değişimin içerdiği potansiyel enerjiyi (elektrik) etkili bir şekilde kullanılmasını (üretim-eğitim) sağlayabilir. Ancak bu şekilde toplumlar sınıf atlayabilirler (evrimsel bir ilerleme sergileyebilirler).

Fakat bu dengenin birikmiş suyun enerjisini zamanı gelince etkin bir şekilde kullanılmasını ya da değişim sürecinde o anlık yaşanan fırsatların değerlendirilmesine bağlı olacağı muhakkaktır. Kilit nokta değişimin yıkıcı kontrolsüz gücünü bir şekilde kontrol altına alarak (ondan bilgi üreterek) onu kontrol altında şekillendirici ana unsur olarak kullanabilmektir.

Gelelim internetin sağladığı yeni ekonominin neleri nasıl değiştirdiğine? 1997-2002 arası ABD’de risk sermayesinin yaklaşık 4/3’ü bilişim sektörüne aktarılmıştı. [1]Bu döneme Bilgi Patlamasının Kambriyen Çağı dersek abartmış olmayız. Bilginin olağanüstü bir hızla üretilmesi, paylaşılması ve ilerlemesi kapitalin kontrolden çıkmaya başlaması anlamına gelecekti. Çünkü reel ekonomi, reel olmayan bir sistem içersine dâhil edilmeye çalışılıyordu. Bu bir geçiş dönemiydi. Artık bu döneminde sonuna gelindi. İnsan faktörünün doğal bencilliği devreye girince ve kontrolsüz ortamdaki ” değişiklikler” sistemin kararlılığını yok etmeye başlayınca, piyasalar klasik piyasa değerleri olan gayrimenkul ve yatırımları normal değerlerinin üzerinde dış piyasalara (Çin-Hindistan) pazarlandılar.

Böylece iç piyasa için gerekli olan nakit akışı dışarıdan elde edilen yapay kaynakla beslendi. Dış alıcılarda bu alımı yaparak kendi ihracatları için gerekli olan talebi diri tuttu. Fakat yatırımlar uzun vadeli fonların peşin olarak dış alıcılarca alınmasına dayandığından ve sistem içesindeki ani bir karasızlık üretimi sona erdireceğinden döngüde sona erecekti. ( Fotosentezin sonucunda ortaya çıkan oksijen ve suyun ilk aşamada karbondioksit ve güneş ışığına gereksinim duyması gibi birinin yokluğu sürecin yokluğu anlamına gelmekteydi.)

Durumu daha doğal terimlerle çok daha kısa bir şekilde özetlemeye çalışırsak, ABD (organizmanın en temel yapısı) değişimi salt kendi çıkarları için kullandığı için dünya (organizma) kararlılığı yitirmiş ve küçük parçaların işlerliği yok olmaya başlamıştır. Buna en büyük neden az önce bahsettiğimiz yeni ekonomiyle gelen artı değeri (ekstra protein) kapma yarışına giren yatırım bankaları (biz büyüme hücreleri diyelim) kendilerince oldukça yararlı ama piyasalar için ölümcül kararlar almasıdır. Tıpkı kanser hücreleri gibi kontrolsüz bir şekilde büyüdüler ve organizmanın içersindeki diğer işlevleri sağlıklı yürümesini engelleyecek şekilde bir tümör halini aldılar. Paradan para kazanarak üretime katkı sağlamadılar. Sigorta şirketleri de (Bağışıklık sistemleri diyebiliriz) bu güruhu iş işten geçtikten sonra dikkate aldı. Aslında Amerika’daki balon tahvil ve mortgage  piyasası bunu gizledi. Var olan klasik piyasa değerleri ve toprak rantı normal değerlerinin 3-4 katı bir değerle pazarlandığı ve maddi gücü olmayan herkes bile kolayca kredi ile bu piyasaya girip Amerikan Rüyasına! ortak olabildiği için yıkım anı ve devasa oldu.  Bu karşılığı olmayan rant ve değerler bir süre 30-40 yıl gibi oldukça uzun vadelere kaydırıldı. Fakat naylon piyasa ancak bir yere kadar genişledi ve her balon gibi patladı.Yani çevrede meydana gelen herhangi bir değişimin etkisiyle oluşan iç süreçler, tümörler yüzünden işleyemeyerek genel yapının yıkımına yol açtı.

Birde yeni ekonominin ürettiği değer bilgi tabanlı olduğu için, bu üretilen ticari metanın değerini doğrudan metanın pragmatik etkinliği belirliyor ve ne derece kullanışlı/faydalıysa o derece büyük bir şekilde talep alıyordu. Fakat üretilen sayısal iktisadi değerin maddi dünyada gerçek bir karşılığı henüz yoktu. Bu bir öncü rüzgardı. 90’lar boyunca şişirilen teknolojik  ilerleme aslında sanal bir oyundu. Klasik kapitalizmin ” geleceğin öngörebilirliğini satması ” böyle sanal bir ortamda imkansızlaşır. Emlaktan sonra şişirilen bu .com şirketlerin sanal dünyasıda krizi ötelese de sonunda patladı.

Klasik Anglosakson kapitalizminin determinist vampir yapısı, kaynakların sonsuzluğu gibi olanaksız bir temele dayanır. Bu aslında egemen dünyanın sanıldığı kadar akıllıca yönetilmediğinin de kanıtıdır. Bilgi ekonomisinin ticari değerleri limandan konteynerlerin ile değil, bilgisayar yada telefon uygulamaları ile doğrudan ve inanılmaz derecede hızlı şekilde sınırları ortadan kaldırarak yeryüzünde dolaşıyor ve öngörülemeyen değişikliklere yol açıyordu. İşte bu tahmin edilemez bilgi erişimi/paylaşımı eninde sonunda kurdukları kötücül sömürü imparatorluğun sonunu getirecektir. Çünkü bilgiyi esaret altında tutarak dünyaya hakim olmuşlardı. Fakat güncellemenin zamanı geldi gibi gözüküyor.Evrimde her canlının bir önceki versiyonunun bir sonrakine kıyasla olan rekabetçi durumu gibi eski ve yeni ekonomi aynı ormandalar. 

METAFİZİKSEL MUTASYON

Hikayemizin geçmişi 80’lerin başına kadar uzanır. Fakat hikaye sosyal olarak çok önceleri başlar. Bilgi erişiminin sağladığı potansiyel olanaklar ne kadar büyükse değişim talebi de o denli büyüktür. Sanayi devriminden bu yana insan doğaya doğrudan müdahale ederek geri dönülmez bir süreç başlatmıştı. Artık doğa onu değil, o doğaya şekil vermeye ve çevresel koşulları doğrudan ya da dolaylı kendi belirlemeye başlamıştı. Şimdi ise bilgi insanın nasıl değişeceğine karar veriyordu. İnternet sayesinde küresel kolektif bir bilinç gelişiyordu. İktisadi hayatta, en küçük parça ile en büyük arasındaki besin zinciri, bu kolektif bilinçle temsil edilmekteydi. Daha önce klasik ekonomide, kapitalist makinenin çarkları, parçaları ve herkesin rolleri belliydi. Şimdi ise herkes bilgi üretiminde söz sahibi olabilir ve yeni ekonominin içeriğine katkıda bulunabilirdi. Küresel anlamda herkes kendi çapında bir rol üstleniyor hatta talep ediyordu. Bunun için gerekli olan tek şey,  internetin hızına koşut bir eğitim sistemini hayata geçirmek ve bilgi üretmekti. Sermaye artık sadece akıldı…kapitalizmde kendini buna adapte edecekti.

Yaşadığımız  metafiziksel mutasyonlar (Küresel Isınma ve Ekonomik Kriz) bizlere insanlık tarihinde yeni bir sayfa açmamız için umarım bir bilinç kazandırmıştır. Bunu bir din yada felsefe yada askeri güç sağlamış da değildir. Bu küresel anlamda tüm insanlığın bilincinde aynı anda ortaya çıkan  kapitalizmin bir  yan etkisi ve insanlığa karşı ortak tehdididir. Bunu maddi yada manevi bağı hangi dine, kültüre ya da millete bağlı olunduğuna bakılmaksızın, insan temelinde aynı gemide olduğumuzun bize hatırlatılması olarak kabul edilmesi gerekir. 

Kapitalizmi asıl tehlikeli yapan insanların aç gözlülüğüdür . Orman kanunları ancak orman varken yürürlükte kalabilir. Darwin evrimi gözlerden doğadaki mücadeleden ilham aldı. Bunun  o insan dünyasına uygulanışı maalesef yaşadığımız asıl felaket. Ya birgün o varsayılan  orman da ortadan kalkarsa..? 

Kapitalizmin yaşadığı krizler ( mutasyonlar)  bize kimsenin öngöremediği bilgi erişimi interneti verdi. İnsanlık yeniden bir bütün/organizma olabilme fırsatını internetle sağlayabilmiş durumda. Bu bilinç, internetden önce asla var olabileceğine ihtimal verilmeyen bir dünyaydı. Bilginin evrimi giderek bizleri ” bir bilgeliğe ” doğru ulaştırmaya çabalıyor gibi görünüyor. İster özgür irademizle isterse çevresel zorunluluklarla gerçekleşsin, değişim bizi de bir bakteriyi de yaşamda kalmak için zorluyor.

Evrim bir bakterinin ait olduğu tüm ekosistemi de aynı şekilde kendi içinden çıkan bilgiyle değiştiriyor, dönüşüyor. Ekonomide tüm yeryüzünün toplam canlılığının ürettiği her şey ise oda artık sınırlara sahip olmayan bir dünyada küresel olanı yerel renklere göre biçimlendiriyor değiştitiriyor. Bir filin beslenmesinin aynı zamanda termit kolonilerinin de varlığıyla mümkün olduğunu, bizlere nazik olmayan bir biçimde de olsa kavratıyor.

Küresel organizmada artık bir yerel bölgenin sıkıntısı tüm organizmanın kararlılığını etkilemektedir. Birde bu yerel sıkıntı, organizmanın en temel ve büyük yapılarında gerçekleşiyorsa, organizmanın tümündeki sıkıntı bir o kadar büyük olacaktır. Daha da kötüsü temel yapılar işlemediğinde organizmanın nihai bir sona doğru yelken açması içten bile değildir. Bir kalp krizinin yada beyin kanamasının faturasını ya sinir sistemi, yada iç organlar öder.  İşte bizim şu sıralar küresel mali krizde yaşadığımız tam olarak budur.

Cemil Ertem‘in tespitinde söylediği  gibi;

Şimdi Amerikan ekonomisi nasıl varlıklarını naylon kâğıtlarla şişiren finans yapılarını tasfiye ediyorsa, çok yakın bir gelecekte, kapitalizmin başına bela olmaya başlayan ulusal ekonomiler de tasfiye edilecek.

Bu Amerikan ekonomisi denen piyasa kanserinin hayatta kalma formülüdür. Fakat her değişim kendi mutasyonunu oluşturur. Her değişimin bir gelişim yada fayda ile sonuçlanması mümkün değildir. Bunu sağlayan, organizmanın tüm parçalarının holistik bir bütünlük ile birbirine uyum sağlaması ve değişimi bütünün faydası/ haline getirebilmesindedir. İnternet, bin yıllardır başaramadığımız bir şeyi gerçekleştirdi. Bu dünyanın ekolojik olduğu kadar sosyal olarak da bir organizma içeriğinin olduğunu, bir yerde oluşan rahatsızlığın organizmanın bütününü ilgilendirdiğini, hepimizin aynı gemide olduğunu ve adil bir paylaşımın ancak sürece ne denli çok ülke dâhil olursa o denli gerçekleşebileceğini gösterdi. Küçük bir parça olmadan gözümüzün göremeyeceği ya da bir kelebeğin kanat çırpışlarının fırtınaya yol açabileceği gibi gerçekler artık sosyal hayatlarımızın da gerçekliği oldular. Madem değişim kaçınılmazdır. O halde, değişimi evrilebilmek için rasyonel bir biçimde kullanmalıyız. Örneğin canlıların evrim sürecinde hayatta kalmak/ ilerlemek için sahip olduğu/kullandığı içkin rasyonel süreçlerin ve mekanizmaların yaptığı gibi..

Değişimi, iç yapımıza etkin bir dinamik olarak dahil edip dönüştürebilmeliyiz. Böylece değişim salt yıkıcı bir güç olmaktan yapıcı bir güce dönüşmeye başlayacaktır. Bununda ortak aklın yönlendirilmesiyle sağlanacağı açık bir şekilde görülmektedir. Kapitalizmin bir ”cannibalism”’ olarak kendi klasik yapısının felç etmesine ve bu yapının zorunlu bir şekilde dönüştürmeye başlamasına tanık oluyoruz. Aynı zamanda da , yeni ekonomide üretilen bilgininin gerekli şekilde yönlendirilmeden ve paylaşılmadan asla değerli sonuçlar üretemeyeceği bir çağa girmiş bulunuyoruz.

Kültürel evrim ve biyolojik evrimimiz, sanırım ilk kez bir üst çatıda birleşerek geleceği şekillendirmekte. İnsanlık tarihinindeki belkide en önemli tarihi kırılma metafiziksel bir mutasyonun tetiklemesi sonucu YİNE YENİ YENİDEN başladı…

İlginizi çekebilecek diğer makalem; https://akillitasarim.wordpress.com/2011/11/17/kuresel-kriz-ve-matrixte-telomeraz/

Kaynakça;

(1) Springer  Yayınlarından çıkan Globalization 2.0 adlı kitapta Dr. Michael Brauninger and Dr. Henning Vöpel Globalization and Growth: A Macroeconomic Perspective makalesi7

Ayrıca Metafiziksel Mutasyon terimini ilk kez Fransız yazar Michel Houllebecq 2000 senesinde bir makalesinde kullanmıştır.

Reklamlar

4 thoughts on “BİR ORGANİZMA OLARAK KÜRESEL EKONOMİNİN EVRİMİ ve METAFİZİKSEL MUTASYONUMUZ OLARAK KRİZ

  1. Ajlancığım,

    Çok güzel bir makale olmuş, meseleyi (bilginin önemi ve bunun getirdiği büyük değişim) bam telinden yakalamışsın. Cemil Ertem referansın da çok doğru bir referans. Bu isim mutlaka takip edilmeli.

    Tebrik ederim.

  2. Teşekkür ederim.Bilgi devrimi bilinen tüm iktisadi ve bilim kalıplarını,paradigmalarını değiştiriyor. Dogmalar kendilerini ya sorguluyor ,ya fes ediyor yada yeni gelişen hipotezler ortadoks dogmaların yerini alıyor.Bu değişimin tam ortasında tüm bunlara tanık olmak ve holistik bir şekilde bilginin dünyaya yeniden şekil vermesini izlemek çok heyecan verici..Bunları sizlerle paylaşabildiysek ise benim için bir ayrıcalık…

  3. internet sahsen benımde hayatımda donum noktası oldu…ogrendıgım bılgılerın %90 nını netten ogrendıgımı soylemelıyım..ve bılgı benı nereye goturuyorsa bende oraya gıdıyorum..ben olumlu yonde degıstıgımı dusunuyorum..ama su varkı yorum farkı denen bır seyde var ınsanlar zıt fıkırlere dogru dıyebılıyorlar..benım gorusum ınternetın dunyayı zıt kutuplara yada ortata bır grubunda oldugu uc kutba ayıracagı yonundedır..bu grı dusunce sızden ogrendıgım bırsey sayın abudak….bende herzaman ortayol en ıyısıdır dıyenlerdenım aslında….bu ekonomık krızde bende cok kayıp yasadım…aktıf bır borsacıyım ve hergun dıs pıyasaları ızlemek zorundayım….su anda takıp ettıgımız en onemlı uc endeks var amerıka basta olmak uzere japonya ve almanya…bunlarda sırayla bırbırlerını takıp edıyorlar….sızınde belırttıgınız gıbı dunya hızla degısıyor artık …bılgı toplumu olmayan toplumlar gıderek yok oluyorlar yada sıstemın kolesı durumuna gelıyorlar…japonya sızın dedıgınız gıbı bu durumu gorup lehıne cevırebılmıs durumda..su anda dolara karsı deger kazanan tek para bırımı japon yenı…sadece 150 mılyon nufusuyla dunyanın ıkıncı buyuk ekonomısı durumundalar..çinde ılerıye dogru hızlı atılım bılıncıyle bu degısıme bır an once kendını dahıl etmek ve yerını almak ıstıyor….ınternet sayesınde para bır gunde dunya turu yapabılıyor…ınternet sanal ekonomıyıde hortlattı bence…mesela olmayan paranızla yatırım yapabılıyorsunuz..bır hısse almak stersenız aracı kurumunuz sıze kredı acıp alacagınız mıktarın ıkı katı senet alabılıyorsunuz..forex pıyasasında ıse bu oran bıre 400 e cıkabılmekte….ınternet bence ınsanlara sunu soyluyor benım bır sınırım var o sınırı asarsanız sızın sonunuzu getırebılırım..eger sınırın cokta altında kalırsanız kazancınızda o derece mınımum olacaktır…dunya ınsalıgının topumsal evrımını artık sızınde deıgınız gıbı ınternet bır haylı hızlandırmıs durmda …

  4. Geri bildirim: KÜRESEL KRİZ VE MATRIX’TE TELOMERAZ « patikalar ve örüntüler ötesindeki insan zihni

Yorumlar kapalı.