Mustafa Ajlan ABUDAK
Birkaç ay önce İmtiyazlı Gezegen adlı kitabıın içeriği ve kitabın yazarlarından Guillermo Gonzalez’in bu kitabın büyük bir yankı uyandırmasıyla nasıl bir akademik lince maruz kaldığıyla ilgili bir makale yayınlamıştık.Bu makale materyalist-ateistlerce çarpıtılmaya çalışılmıştı. İmtiyazlı Gezegen kitabı hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma verileriyle ve astro-fizik dünyasından aldığı geniş kabulle, Dünyamızın nasıl olupta Güneş sisteminde ve hatta Samanyolunda ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu ortaya koyuyordu. Salt determinist paradigmalara göre; Dünya güneş sistemi ve tüm hayat alelade bir konumdaydı. Konumumuz herhangi bir ayrıcalık taşımıyordu. Samanyolunda ve Güneş sisteminde, güneş sisteminin samanyolundaki mevkisinde bir ayrıcalık olması son derece saçma bir görüştü. Ve… bu kitap ve yapımdan sonra saçma olan görüş diğer hakim görüşü yerinden etmiş oldu. Bunu gene bilimin bize sağladığı verilerle gerçekleştirdi. Tüm bu veriler gezegenimizin ve Güneş sistemimizin son derece imtiyazlı konumlara sahip oldukları ve tüm bu değerlerin canlılık için gerekli değerleride kapsadığını gösterdi. Hatta daha da ileri giderek toplamda tüm bu imtiyazlı değerlerin ”bilimsel keşfin akıllı canlılar tarafından yapılması” için gerekli olan tüm koşulları da içerdiğini kanıtladı.
Bizde evreni daha iyi algılama ve hayatı derinlemesine anlama ve anlamlandırma çabalarında samimi olan herkes için en iyi yardımın, bu kitabı temel alan belgeselin tam metnini dilimiz Türkçede yayınlayarak gerçekleşebileceğine karar verdik. Böylece, hem yabancı dil bilmeyen ama konuyla yakınen ilgili olanlara bir katkı, hemde bu konuda araştırma yapan akademisyen yada öğrencilere bir başvuru metni olması açısından önemli olacağını düşünerek çeviriyi gerçekleştirdik. Evrenin içersinde bilinen tek hayatla dolu gezegen dünyanın ” teleolojik ” nedenine dair süre gelen tartışmalar için olabilecek en objektif ve doğrudan bilgilendirmeyi sunma gayreti ile bu çalışmayı sizlere sunuyoruz. Bu sebeple İmtiyazlı Gezegen adlı belgeselin Türkçe metnini yayınlıyoruz. Elimizden geldiğince dikkatli bir şekilde çeviriyi gerçekleştirmeye çalıştık ve detaylı içeriğe sahip bir çeviri olmasına gayret ettik. Elbette her çeviride olabileceği gibi bu çeviride de bazı hatalarımız olacaktır. Bu tip hataları (yanlış kelime tercihi,teknik olarak hatalı mana vs..) gören okuyucuların bizlere yorum bölümünde bildirmesi ile hatalarımızı gerektiğinde düzeltebiliriz. Umarız ki, Akıllı Tasarım teorisi ile ilgili, bugüne değin yapılmış en önemli belgesellerden birini Türkçeye kazandırdığımız bu çalışmamızla , sizlere farklı bir bakış açısı kazandırabilir ve sorgulayan akıllar için bir nebze de olsa küçük bir yardım sağlamış olabiliriz…




Haydi hep beraber en iyi bilinen evrimsel değişim mekanizmaları olan genetik sürüklenme, yansız mutasyon, gen duplikasyonu transpozonlar ve plasmidlerce gerçekleştirilen yatay gen transferi ve diğerlerinin hiçbir amacı olmadığı ve tümüyle rastgele olduğu gözlemine bir bakalım;
Tüm canlılar proteinlere bağlıdırlar. Bu sebeple, bazen kaç insanın, proteinlerin ne kadar olağanüstü yapılar olduklarını durup düşündüklerini merak ederim. Kendi vücudunuz ele alalım. Eğer yeterince derine inebilirseniz, temel bir organ sisteminin, bir proteinin ya da bir dizi protein çevresinde yer alarak meydana geldiğini görebilirsiniz.
” Dünyanın ve canlıların fiziksel yapısı üzerinde yapılan deneyler, bize yalnızca neyi bilmediğimizi gösterir. Mantıksal olarak, kesinlik olanaksızdır. Bilim olarak adlandırdığımız olgunun temelinde ise deney yatar. Deney bize gerçekliğin nesnel yapısının açıklar. Belirli bir konuya ilişkin yeterli miktardaki deneyle doğruyu bulabilir ve doğa yasalarının mantıksal temelini oluşturan kanıtlanabilir ve nesnel kuramlar ortaya koyabiliriz. Koyabilir miyiz?
