Blog Amaç
İster Darwinci ister Akıllı Tasarımcı olsun yâda konuyla dışardan ilgilen herhangi bir okuyucunun ( Mesela Yaratılışçı ya da Deist biri), herhangi bir ön kabullerle okumaya başlayıp kendi ön kabulünün sorgulaması esas amaçtır. Elimizden geldiği kadarıyla evrim konusundaki tartışmalara olabilecek en geniş perspektifi sunmak, tüm teori, iddia ve söylemleri her yönüyle aktarmak ve siz okuyucular için yine var olabilecek en geniş güncel bilgilendirmeyi sunmak gayretindeyiz. Teorileri bulguların ışığında, okuyucuların algılayışlarını yeniden değerlendirterek, yanlış anlama ve hatalarını terk etmeye yönelten, değilse sağlamlaştırmaya çabalayan metinler olmasına çalışıyoruz. Elbette, bu konular üzerindeki seçiminiz tıpkı hayattaki diğer seçimleriniz gibi dünya algılayışınızı etkileyecektir, ama var olan tasarıma ne bir şey ekleyecek, ne de bir şey çıkartacaktır. Bir doğrunun yada sonuç çıkarımının salt savunulması değil, elde edilen verilerin ışığında ne gibi çıkarımlar yapabileceğimizi sorguluyoruz. Bu çıkarımların kesinlikle gerçeği temsil ettiğini iddia etmiyoruz, sadece aktardığımız şekilde olma olasılığının diğer olası açıklamalara göre daha olası olduğunu savunuyoruz.
Şu peşinen bilinmelidir ki, Akıllı Tasarım, çoğu Darwinci evrimcinin ön yargılı olarak ve bir çeşit inanç refleksi halinde düşündüğü üzere evrime toptan bir itiraz değildir. Aksine evrimin bugün kabul edilen mekanizmaları (Darwin-Wallace) ile adaptasyon temelinde gerçekliğini ve yadsınamazlığını (Akıllı Tasarımın fikir öncülerinden Michael Behe ) kabul etmektedir.
Akıllı Tasarım bilimde yerleşik ezberleri bozmak için oluşturulmuş bir teoridir. Akıllı Tasarımın amacı hayatın ‘nasıl’ oluştuğu ve evrildiğine dair Darwinci (salt-materyalist) yaklaşımın önerdiği mekanizmaların evrimin geneli için geçersizliğini tartışmaya açmaktır. Bu mekanizmaların dayandıkları temellerin, türden türe geçiş gelişimi gibi gerçekleştirilemeyecek denli olasılık dışılıklar yâda imkânsızlıklar içerdiğini göstermektir.
Özetle, artık bilimsel dünyada tartışmanın Darwin vs Tasarım şeklinde değil Darwin ve Tasarım şekline döndüğü görülmektedir. Son 20 sene içersindeki moleküler biyoloji ve astronomideki gelişmelerin bizlere sağladığı veriler karşısında asırlar önce ortaya konan ve dogma halini alan teorilerin güncellenmesinin bile yeterince objektif olarak yapılamadığını görüyor ve bu yaklaşımların baştan aşağı sorgulanmasını ve topluma sunuluşundaki gömülü amaçlardan arındırılmasını talep ediyoruz. Kuantum fiziğinin bize sağladığı veriler ışığında gerçeğin ne siyah nede beyaz alanda olduğunu, gerçeğin bizler için her iki açıklamanın da var olabildiği gri skalada saklı olduğunu düşünüyoruz. Böylece kamplaşmadan uzak bir şekilde farklı bakış acısıyla ister Yaratılışçı.., ister Darwinci olun… bildiklerinizi sorgulamak imkanı elde edebilirsiniz.
AT’nin merkezinin akademik çevrelerin haklı olarak eleştirdiği Evangelist-yaratılışcı taraftan,(Çünkü bilimi yine Darwincilerin yaptığı gibi imanlarını formüle etmek ve kutsamak için kullanmaktadırlar.) fikrimizce en başından beri olması gerektiği taraf olan, önden yüklemeli evrim ya da tasarlanmış evrimsel patikalara doğru kaydığını görüyoruz.Bu sitede savunulan ve paylaşılan görüş önden yüklemeli evrim ve bunun sonucu tasarlanmış yaşamdır. Darwin mekanizmalarının bilimsel gerçekliğinin belirli bir materyalist inançsal gaye doğrultusunda (ateizm) zorlanması sebebiyle tıkanan evrimi anlama sürecimiz, artık verilerin bizi götürebildiği yere gitmemiz sağlıyor.Bu noktadan sonraki kişisel yorumlarında bilimi bağlayan bir yanı olduğu düşüncesinde değiliz.. Daima söylendiği gibi hayat içersinde herkes ve herşey değişiyor, her fikir kendini yeni veriler ışığında geliştiriyor. Bu değişimden ne evrimin ne de Yaratılışcı ve Darwincilerin kaçması mümkün değil…
Önden Yüklemeli evrim nedir ? Çok kısa tanımıyla; evrimin bir mekanizma olarak, canlıların genomunda yer alan, çevresine göre (tasarımcı tarafından) optimize edilmiş basitten-çok karmaşağı değin veri girdileriyle benzer üretim süreçleri içersinden, çok yönlü ve farklı işlevler çıkararak çevredeki tüm rastlantısal koşullara karşı uyumu sağlayacak şekilde yapılandırılmasıdır. Bu önceden amaçsal olarak planlanmış yönlendirmeyle evrimin hayat ağacını oluşturduğunu savunan görüşe önden yüklemeli evrim anlayışı diyebiliriz.


alıntı://AT’nin merkezinin Darwinci naturalist yorumcuların haklı olarak eleştirdiği evangelist-yaratılışcı taraftan,
Niye haklı olarak eleştirdiği, sadece hemoglobin genlerinin biraz benzemesi moleküler saat gibi kavramlar dolayısı ilemi yoksa çıktığınız kabuğu beğenmiyormusunuz, böyle cümlelerle ancak bindiğiniz dalı kesersiniz, işte öylesine hikayeler için zaman biraz geç değilmi, şurası açıkki behe DBB da hiç ortak atadan türemeden bahsetmiyordu aksine makro evrimi eleştirdiği bir küçük bölüm bile var ne olduda böyle değişti
alıntı://AT’nin merkezinin Darwinci naturalist yorumcuların haklı olarak eleştirdiği evangelist-yaratılışcı taraftan, en başından beri olması gerektiği taraf olan, önden yüklemeli evrim ya da tasarlanmış evrimsel patikalara doğru kaydığını görüyor ve bunu savunuyoruz.
bunu açarmısınız biraz bu konudan bahsetmenizi isteyebiliriz herhalde bu önden yüklemede ne ?
Sayın Murat Bey
şöyle demişsiniz;
Birilerinin hoşuna gitmeyecek olduğu için yada herhangi bir yanlış anlamaya meyil verebileceğini düşünerek yada belli bir düşüncenin alt zeminini oluşturduğundan ötürü evrimin bilim tarafından sağlanan kanıtlarını görmemek Darwincilerin yaptığı şekilde tasarımı görmemek kadar büyük bir körlüktür.Evrim kavramını genel olarak zaman bağlarsanız(çünkü tüm tekamül süreçleri neden-sonuç ilişkisi içersinde doğrusal zamana bağlıdır.) ve zamanında sadece bizler için geçerli bir olgu olduğunu hatırlarsak evrimi kabul etmenin (zaten halihazırda birçok veriyle desteklenmiş bir çıktıdır) bindiğimiz dalı kesmekle yakından uzaktan alakası olmadığını kavrayabileceğinizi düşünüyorum.Aksine taksonomik yapılanmanın teleolojik anlayışla çok uyumlu olduğunu düşünüyorum.Eğer gerçek uç kutuplarda yer alsaydı ve bugün bilimde yaşanan kısırdöngünün sebebi geçmişte (ortaçağda klisede) ve bugün ( materyalist evrim algısı) çok benzer sebeplerden ( dogmatik kabul ve dini inanış) tıkanmamış olsaydı ve bizde bu görüşlerden birini savunuyor olsaydık ozaman bindiğimiz dalı kesiyor olabilirdik. Neyseki materyalistlerin ve yaratılışcıların yaptığı gibi; bir mucizenin yerine başka bir mucizeyi koyarak hayatı anlamaya çalışmak gibi beyhude bir çaba içersinde değiliz.
Michael Behe amazondaki blogunu eğer ingilizce biliyorsanız detaylıca okumanızı öneririz;
http://www.amazon.com/gp/blog/A3DGRQ0IO7KYQ2
Önden yüklemeli evrim konusunu son 5 makalemizde detaylıca ele aldık.Kısaca ve kabaca tanımlamak gerekirse, evrimin bir mekanizma olarak canlıların genomunda yer alan çevresine göre (tasarımcı tarafından) optimize edilmiş basitten-çok karmaşağı değin var olan veri girdileriyle benzer üretim süreçleri içersinden, çok yönlü farklı işlevler çıkararak, ve çevredeki tüm rastlantısal koşullara karşı uyumu sağlayacak şekilde yapılandırılarak hayat ağacını oluşturduğunu savunan görüşe önden yüklemeli evrim anlayışı diyebiliriz.
Size http://www.researchintelligentdesign.org yer alan tanımıda vereyim;
Evrim konusunda verdiğiniz cevap beni hayal kırıklığına uğrattı daha yetkin bir cevap beklerdim
ben amazon bloglardan bahsetmedim DBB den bahsettim bu kitabıda okudum neyin ne olduğunu biliyorum söylediklerimi yanlışlayan bir cevabınız yok, behe bir yerlerde darwinci evrim doğru olsaydı balinaların evrimini kanıtlayan birçok geçiş fosili olur diyordu klasik bir şekilde
For instance, Behe once wrote, “if random evolution is true, there must have been a large number of transitional forms between the Mesonychid [a whale ancestor] and the ancient whale. Where are they?” (12)
http://www.sciencemag.org/cgi/content/full/316/5830/1427
yani ben birşey söylüyorsam muhakkak bir dayanağı vardır
anladığım kadarıyla ilk hücre nin yaratıcı tarafından işin bu noktalara geleceği tasarlanarak yaratıldığı görüşünü savunuyorsunuz bu önden yükleme olayında bu doğrumu yoksa yaratıcı sürekli müdahaledemi, yoksa çok ksıtlı müdahalelerdemi bulunuyor mesela kan pıhtılaşması sistemi gibi…teşekkürler
Michael Behe konusunda kendime uzman belki diyemem ama normal bir ilgili kişiden çok daha iyi şekilde söylemini bildiğimi ve kavradığımı söyleyebilirim.Ortak atanın M.Behe (DBB hariç) tarafından ne denli kabul gördüğüne bakalım;
http://en.wikipedia.org/wiki/Michael_Behe
http://www.arn.org/docs/behe/mb_dm11496.htm
http://www.ideacenter.org/contentmgr/showdetails.php/id/1449
Çok daha fazla veri var bu konuda ama 3 tanesinin yeterli olduğunu düşünüyorum.
Bu soru tipinin bilimsel araştırmanın içeriği ile alakalı oldğu muhakkak yani kısaca bu cevabı süreç içersinde alacağız.Kesin yanıt aramak gibi bir derdi olanlar için genellemeler faydalı olabilir.Eldeki kanıtların bize gösterdiği, müdahalenin içeriğin tasarlanması ve çevresel koşulların bu tasarıma göre şekillendirilmesi ile birlikte sürdürüldüğüdür.Yani Tasarımcı sadece hücre genomunun ve DNA’yı tasarlamıştır gibi bir pasif durum söz konusu değil.Tasarım büyük patlamadan beri kontrollü olarak arda arda gerçekleştirilen amaçsal bir süreçtir ve zaman içeriği ile bağıntılıdır.Biz bu süreçleri böyle niteleyerek anlamlandırabiliriz. Oysaki tasarımcı için aynı nitelemeler gereksizdir.Çünkü kanımca tasarımcının mutlak suretle sistemin tabi olduğu ortamdan ayrı düşünülmesi gereklidir (Panteist ve Naturalist felsefe ile ayrışıklığın başlangıcı)
Son olarak birde hem Akıllı tasarımın temel argümanlarını kullanıp birde akıllı tasarıma karşı olmak gibi bir paradoksun içine düşmeyin.AT hareketinin evangelist yaratılışcılık tarafından sahiplenilmesi bu hareketin tamamen ”yaratılışcı” olduğunu düşünen Darwinci ve Yaratılışcıların bilgisizliğinden kaynaklanır.AT hareketinin temeli evrimin dogma olarak kabul edilen ve belirli bir felsefi amacın arka planını oluşturmakta kullanılan (ateizm) kısmına itirazdır.Temel gaye evrimin geçersizliği değil DARWİNCİ EVRİM anlayışının geçersizliğini ortaya koymaktır.Evrime yeni ve daha yüksek bir çözünürlükle bakıp tasarlanmış gibi görünen yapıların gerçekten tasarlanıp tasarlanmadığını anlamak için yürütülen bir çabadır.
Ben teşekkür ederim…
muratS,
Behe son kitabında (EoE) ortak atadan türemeyi (common descent) çok net bir şekilde savunuyor. Ortak atadan türemeyi destekleyen (özellikle de insan ile şempanzelerin) çok sağlam deliller olduğunu söylüyor hatta bunları örneklerini de göstererek açıkça savunuyor.