İMTİYAZLI GEZEGEN BELGESELİ TAM METNİ
Mustafa Ajlan ABUDAK
Birkaç ay önce İmtiyazlı Gezegen adlı kitabıın içeriği ve kitabın yazarlarından Guillermo Gonzalez’in bu kitabın büyük bir yankı uyandırmasıyla nasıl bir akademik lince maruz kaldığıyla ilgili bir makale yayınlamıştık.Bu makale materyalist-ateistlerce çarpıtılmaya çalışılmıştı. İmtiyazlı Gezegen kitabı hakemli dergilerde yayınlanmış araştırma verileriyle ve astro-fizik dünyasından aldığı geniş kabulle, Dünyamızın nasıl olupta Güneş sisteminde ve hatta Samanyolunda ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunu ortaya koyuyordu. Salt determinist paradigmalara göre; Dünya güneş sistemi ve tüm hayat alelade bir konumdaydı. Konumumuz herhangi bir ayrıcalık taşımıyordu. Samanyolunda ve Güneş sisteminde, güneş sisteminin samanyolundaki mevkisinde bir ayrıcalık olması son derece saçma bir görüştü. Ve… bu kitap ve yapımdan sonra saçma olan görüş diğer hakim görüşü yerinden etmiş oldu. Bunu gene bilimin bize sağladığı verilerle gerçekleştirdi. Tüm bu veriler gezegenimizin ve Güneş sistemimizin son derece imtiyazlı konumlara sahip oldukları ve tüm bu değerlerin canlılık için gerekli değerleride kapsadığını gösterdi. Hatta daha da ileri giderek toplamda tüm bu imtiyazlı değerlerin ”bilimsel keşfin akıllı canlılar tarafından yapılması” için gerekli olan tüm koşulları da içerdiğini kanıtladı.
Bizde evreni daha iyi algılama ve hayatı derinlemesine anlama ve anlamlandırma çabalarında samimi olan herkes için en iyi yardımın, bu kitabı temel alan belgeselin tam metnini dilimiz Türkçede yayınlayarak gerçekleşebileceğine karar verdik. Böylece, hem yabancı dil bilmeyen ama konuyla yakınen ilgili olanlara bir katkı, hemde bu konuda araştırma yapan akademisyen yada öğrencilere bir başvuru metni olması açısından önemli olacağını düşünerek çeviriyi gerçekleştirdik. Evrenin içersinde bilinen tek hayatla dolu gezegen dünyanın ” teleolojik ” nedenine dair süre gelen tartışmalar için olabilecek en objektif ve doğrudan bilgilendirmeyi sunma gayreti ile bu çalışmayı sizlere sunuyoruz. Bu sebeple İmtiyazlı Gezegen adlı belgeselin Türkçe metnini yayınlıyoruz. Elimizden geldiğince dikkatli bir şekilde çeviriyi gerçekleştirmeye çalıştık ve detaylı içeriğe sahip bir çeviri olmasına gayret ettik. Elbette her çeviride olabileceği gibi bu çeviride de bazı hatalarımız olacaktır. Bu tip hataları (yanlış kelime tercihi,teknik olarak hatalı mana vs..) gören okuyucuların bizlere yorum bölümünde bildirmesi ile hatalarımızı gerektiğinde düzeltebiliriz. Umarız ki, Akıllı Tasarım teorisi ile ilgili, bugüne değin yapılmış en önemli belgesellerden birini Türkçeye kazandırdığımız bu çalışmamızla , sizlere farklı bir bakış açısı kazandırabilir ve sorgulayan akıllar için bir nebze de olsa küçük bir yardım sağlamış olabiliriz…
Aşağıdaki bağlantılardan İmtiyazlı Gezegen adlı belgesele ve orjinal metnine ulaşabilirsiniz;
İmtiyazlı Gezegen Orjinal İngilizce Metin
-TÜRKÇE METİN-
İMTİYAZLI GEZEGEN- AĞ METNİ
ÇEVİRİ SAHİBİ- MUSTAFA AJLAN ABUDAK
İMTİYAZLI GEZEGEN
04/26/05
YAYIN HAKLARI ILLUSTRA MEDIA’NINDIR. TÜM HAKLARI SAKLIDIR.
58 DAKİKA
1. Voyager ( Gezgin ) uzay aracının Cape Kennedy uzay üssünden kalkışı sırasında;
Keşfetmekten vazgeçmeyeceğiz ve tüm keşiflerimizin son bulacağı nokta başladığımız yer olacaktır ve böylece yerimizi ilk kez fark edeceğiz.
T.S ELLIOT ANLATIM
1977 YAZININ SONLARINDA, TARİHİ BİR KEŞİF GÖREVİ BAŞLATILDI.
2. Voyager uçuş canlandırması.
ANLATIM
VOYAGER (GEZGİN ) 1 VE 2 OLARAK İSİMLENDİRİLEN İKİ UZAY ARACI DÜNYANIN ÇEKİMİNDEN KURTULARAK GÜNEŞ SİSTEMİNİN DERİNLİKLERİNE OLAN YOLCULUKLARINA BAŞLADILAR.
3. Voyager Jüpiter ve Satürn’de
ANLATIM
ÖNCELİKLİ HEDEFLERİ GÜNEŞ SİSTEMİNİN 4 DEV DIŞ GEZEGENLERİ OLAN JÜPİTER, SATÜRN, URANÜS VE NEPTÜNDÜ.
4. Voyager Neptün ve Satürn’de ANLATIM
VOYAGER VERİ TOPLAYARAK VE HAYRANLIK UYANDIRICI RESİMLER YOLLAYARAK 13 YIL BOYUNCA BU GİZEMLİ DÜNYALARI ÖYKÜLEDİ.
5. Voyager döner. Gezegenlerin gösterildiği sahne konulur.
ANLATIM
GEZEGENLERİN VE UYDULARININ ÇEKİLEN BİNLERCE KARE FOTOĞRAFLARINDAN BELKİDE EN AKILDA KALANI, 14 OCAK 1990′DA VOYAGER 1 GÜNEŞ SİSTEMİNİN SINIRINA ERİŞTİĞİNDE VE ARKASINI GÜNEŞE DÖNDÜĞÜNDE KAYDEDİLMİŞTİ.
6. Voyager Fotoğrafı.
ANLATIM
UZAY ARACI, GENİŞ VE DAR AÇILI KAMERALARIYLA, BİZİM YILDIZIMIZI VE YÖRÜNGESİNDEKİ 6 GEZEGENİNİN EŞSİZ GÖRÜNTÜLERİNİ YAKALAMIŞTI.
7. Voyager Fotoğrafı. (CU güneş ışınında dünya )
ANLATIM BU GEZEGENLERDEN BİRİSİ, GÜNEŞ IŞINLARI TARAFINDAN YUTULMUŞ KÜÇÜK SOLGUN BİR NOKTA GİBİ GÖRÜNÜYORDU… BU GEZEGEN NERDEYSE 4 MİLYAR MİL UZAKLIKTAKİ YERYÜZÜYDÜ.
8.CU Voyager
9. Soluk mavi noktaya yakınlaşarak odaklama.
ANLATIM DÜNYA BU İĞNE UCU BÜYÜKLÜĞÜNDE Kİ IŞIĞA DİKKATLİCE BAKARKEN, ONUN ANLAMI, AMACI VE ÖNEMİ BİRDENBİRE YEPYENİ BİR İLİŞKİ ÜSTLENİYORDU…
10. Başlıklar için yeryüzüne geçiş.
ANLATIM ….VE, BİR KEZ DAHA,– TIPKI ASIRLAR ÖNCE OLDUĞU GİBİ-BİZLER GEZEGENİMİZİN EVRENİN BÜYÜK HİKAYESİNDEKİ ROLÜNÜ DÜŞÜNMEK İÇİN DURAKSADIK.
11. Yeryüzünü ekseni çevresinde döndürmeye başla. Kamerayı hareketlendir. Başlıklar oynadıkça Ayı göster.
ILLUSTRA MEDYA SUNAR İMTİYAZLI GEZEGEN EVRENDE BİR AMACIN VARLIĞININ ARAŞTIRILMASI
12.Ünlü Yunan bilginlerin gösterilmesi.
ANLATIM
DÜNYANIN EVRENDEKİ DEĞERİNİN GİZEMİ 2000 YILDAN DAHA UZUN SÜREDİR, FELSEFE VE BİLİME MEYDAN OKUMAKTADIR.
13.Eski astronomik tablolar ve resimler. ANLATIM
İLK İDRAKLER, ARİSTO VE PTOLEMY’NİN ÇALIŞMALARI TARAFINDAN ŞEKİLLENMİŞTİR. ONLAR DÜNYANIN (CENNETİN MERKEZİNDE) HAREKETSİZ ŞEKİLDE DURDUĞUNU, AY, GÜNEŞ, DİĞER YILDIZLAR VE GEZEGENLERİN İSE DÜNYANIN ÇEVRESİNDE DÖNDÜĞÜNÜ DÜŞÜNMÜŞLERDİ.
BU YERMERKEZLİ GÖRÜŞ 18 YÜZYIL BOYUNCA BATI KOZMOLOJİSİNİN TEMELİNİ TEŞKİL ETTİ.
14.Kopernik’in Fotoğrafı.
ANLATIM DAHA SONRA,1543′TE, NİKOLAS KOPERNİK ADLI POLONYALI ASTRONOM BİR DEVRİMİ ATEŞLEDİ.
15. ANLATIM
‘CENNETSEL KÜRELERİN DEVİNİMİ ÜZERİNE’ ADLI ESERİNDE KOPERNİK; YERYÜZÜNÜN HAREKETSİZ OLMADIĞINI AKSİNE DİĞER GEZEGENLERLE BERABER GÜNEŞ ÇEVRESİNDE DÖNDÜĞÜNÜ İDDİA EDMİŞTİ.
16.Güneşi merkeze alan güneş sistemi diagramı. ANLATIM
GÜNEŞ SİSTEMİNİN YAPISI VE MEKANİĞİNİN DOĞRU OLARAK ANLAŞILMASI İLK KEZ SÖZ KONUSUYDU.
17.Dennies Danielson
DANNIES DANIELSON
‘Dünyanın hareket ettiği fikri… bazı temel prensipleri çiğniyordu. Fakat Kopernik’in her nasılsa kendisine bile saçma gelen şeyleri aşabilecek zihinsel bir hayal gücü vardı.’
‘Böylece Kopernik imkânsızı yani yeryüzünün hareket ettiğini düşündü. Ve bir kez (Güneş yerine) Dünyanın hareket ettiğini düşünürseniz, kozmik makinenin matematiği size anlamlı gelmeye başlar. İşte bu evrenin büyük gizemlerinden birini açan anahtardı.’
18. Antik astronomdan küreye daha sonra yeryüzüne.
ANLATIM
KOPERNİK, MODERN ASTRONOMİNİN TEMELLERİNİ ATMIŞTI.
19. Güneş sistemi modeli. Yeryüzünden sonra hareketli gezegenler ve güneş sistemi gösterilir ardından başlık ‘Kopernik Prensibi’
ANLATIM
KOPENİK’İN KEŞFİNDEN YAKLAŞIK 400 YIL SONRA, DENEYSEL BİR GERÇEK LİK OLARAK DÜNYAMIZIN EVRENİN MERKEZİNDE OLMAMASI, KISACA YERYÜZÜNÜN EVRENDE HERHANGİ BİR SEÇİLMİŞ YER İŞGAL ETMEDİĞİ DÜŞÜNCESİ ‘ KOPERNİK PRENSİBİ’ OLARAK BİLİNMEKTEDİR.
20.Jay Richards’la Röportaj.
JAY RICHARDS Kopernik’in aslında gezegenlerin gökyüzündeki hareketlerinin açıklanmasında teorik bir yolu vardı. Hepsi bu kadar. Bu teori, bize dünyanın özel mi değil mi olduğu yada bir plan dahilince bazı hangi önemli rolleri üstlenip üstlenmediğini, yada evrendeki herhangi bir yerin diğer yerlerden farkının olup olmadığı hakkında bir şey söylemez.
21.Okyanus üzerinde kabarcıklar.
JAY RICHARDS
Nitekim Kopernik Prensibinin bu yeniden yorumu 20. Yüzyılda belirginlik kazanmıştır. Sıklıkla ‘sıradanlık prensibi ‘ olarak anılır. Bu prensibe göre yerimiz ve konumumuz sıradandır. Sonuç olarak, hiçbir şekilde imtiyazlı olduğumuzu …, evrenin bizimle yada bizim gibi zihne sahip canlılarla tasarlandığını düşünmemeliyiz.
22.Carl Sagan’ın Portresi.
ANLATIM
KOPERNİK PRENSİBİ VE YERYÜZÜNÜN SIRADANLIĞI DÜŞÜNCESİ 1970′LER VE 80′LER BOYUNCA MERHUM ASTRANOM CARL SAGAN TARAFINDAN POPÜLER HALE GETİRİLMİŞTİ. EN ÇOK SATAN KİTABI, SOLUK MAVİ NOKTA’DA SAGAN ŞÖYLE YAZMIŞTI; 23.Voyager fotoğrafı yavaşça geri çekilerek..
ANLATIM (Başka bir ses)
‘Güneş ışınının yansıması sebebiyle, Yeryüzü sanki bir ışık demetinin içinde oturmuş gibidir. Fakat bu sadece optik ve geometrinin bir yanılsamasından ibarettir. O noktaya tekrar bakın. İşte orada. O evimiz. O biziz… Yapmacık duruşumuz, kendimizi önemseyen imgelenmemiz, evrende özel bir yerde olduğumuz yanılsamasıza bu küçük solgun nokta meydan okunmakta. Gezegenimiz büyük kozmik karanlıkla sarılmış yapayalnız bir nokta.’
24. Gece gökyüzü. Wilson Dağı
ANLATIM
KOPERNİK PRENSİBİNİN BU DENLİ KABUL GÖRMESİNİ SAĞLAYAN BİR NEDENDE, LOS ANGELS’A TEPEDEN BAKAN BU DAĞIN TEPESİNDE YAPILAN KEŞİFTİR.
25.Teleskop CU
ANLATIM
1921-1926 YILLARI ARASI ASTRONOM EDWIN HUBBLE, BİLİM TARİHİNDEKİ EN ÖNEMLİ KEŞİFLERDEN BAZILARINI BU TELESKOBU KULLANARAK, YAPMIŞTI.
26.Hubble arşivi.
ANLATIM
WİLSON DAĞI GÖZLEM EVİNİN PENCERESİNDEN, HUBBLE EVRENİN GERÇEK ÖNEMİNİ ORTAYA ÇIKARMIŞTI. 27.Robert Jastrow ile Röportaj/teleskop çekimleri.
ROBERT JASTROW
‘Hubble bu işi gerçekleştirdiğinde, o zamanın birçok astronomu galaksimizin evrenin sınırı olduğuna ve galaksimizden ötede hiçbir şeyin bulunmadığına inanıyordu.’
28. Teleskop çekimi / Siyah beyaz uzay resmi ANLATIM
EDWIN HUBBLE BU EVREN KABULÜNÜ KENDİ ZAMANININ EN GÜÇLÜ TELEKOPLARIYLA YAKINLARDAKİ GAZ VE TOZ BULUTLARINDAN TUTUN UZAYDAKİ BELLİ BELİRSİZ NESNELERE KADAR FOTOĞRAFLAYARAK DEĞİŞTİRDİ. HUBBLE BU IŞIK PARÇAÇIKLARININ GERÇEKTE BİRER GALAKSİYİ TEMSİL ETTİĞİNE KARAR VERDİ. BUNLARDAN ÇOĞU SAMANYOLUMUZ KADAR YA DA ONDAN DAHA GENİŞTİLER.
29.Jastrow kamerada/HST milyonlarca galaksi
ROBERT JASTROW
‘Keşfinin anlamı evrenin milyarlarca yıldız ve gezegen içeren milyarlarca galaksiden oluştuğu, bu evrenin ister astronom olsun ister olmasın herhangi birinin hayal gücünü aşacak denli büyük sayı zenginliği ve çeşitliliğe sahip olduğu anlamına geliyordu. Aslında o, evrenin sınırlarını genişletmişti.’
30. ANLATIM EDWIN HUBBLE BİZİM GÜNEŞİMİZ DAHİL 100 MİLYAR YILDIZ İÇEREN GALAKSİMİZİNDE ASLINDA EVRENDE YALNIZ BİR IŞIK NOKTASI OLDUĞUNU AÇIĞA ÇIKARMIŞTI.
31. Teleskop/Arşiv fotoğrafları
ROBERT JASTROW
‘…Hubble diğer birçok galaksiyi bulduğunda gördüğümüz, galaksimizin diğerleri içersinde hiçbir farkının bulunmamasıydı, galaksimiz sadece milyarlarca galaksinin içersinde var olan herhangi bir galaksiydi… ve bu Kopernik Prensibinin en nihai genişlemesiydi.’
32.
ANLATIM
EDWIN HUBBLE KEŞFİNDEN BU YANA 80 YILDAN FAZLA SÜRE GEÇTİ, BUGÜN HALA KEŞFİNİN OLUŞTURDUĞU DERİN ANLAMLAR TEMEL BİR SORUYA YOL AÇIYOR. MODERN BİLİMSEL BİLGİ KOPERNİK PRENSİBİNİN İLK İDDİASINI GERÇEKTENDE DOĞRULUYOR MU? YERYÜZÜ VE İÇERDİĞİ HAYAT EVRENDE HERHANGİ BİR DEĞER YA DA AMAÇ TAŞIMADAN MI VAR OLMUŞTU?
33.Derin uzay görüntüsüyle alıntının gösterimi.
ALINTI
‘Evren sayısız yeryüzü ve beklide sayısız yaşam formuyla doldurulmuştur.’
Robert Jastrow
34. Derin uzay görüntüleri / Radyo Teleskopları
ANLATIM
KOPERNİK PRENSİBİNİN GENİŞLETİLMESİYLE ELDE EDİLEN İNANIŞA GÖRE, YAŞANABİLİR GEZEGENLER VE KOMPLEKS YAŞAMA, GALAKSİMİZ VE EVREN BOYUNCA SIK RASTLANMASI GEREKLİDİR.
35.Radyo Teleskop
HİÇBİR BİLİMSEL UĞRAŞ ‘SETI’ ADI VERİLEN ARAŞTIRMA PROGRAMINI BU FİKİR KADAR DERİN ETKİLEMİŞ DEĞİLDİR.
36. Seth Shostakla Röportaj
SETH SHOSTAK
‘ Evet SETI ( Dünya Dışı Zeka Araştırması) tamda bunu yapmaya çalışıyor. Bizler dünya dışı zekâyı yani diğer bir deyişle en az bizim kadar zeki olabilecek uzaylı yaratıkları bulmak için araştırma yapıyoruz. Bunu filmlerde yapıldığı gibi o dünyalara giderek ya da onların buraya gelmesini bekleyerek değil, evlerimizde bizim yolumuza göndermiş olabilecekleri sinyalleri yakalamayı umarak, onları bulmaya çalışıyoruz.’ 37.Goldstone Radyo Teleskop sekansları..
SETH SHOSTAK
‘ …bu sebeple bizler geniş teleskopları diğer yıldız sistemlerine odaklayarak kullanıyoruz. Bizlere orada kozmik arkadaşlarımızın olduğuna dair bir hikâye anlatabilecek işaretleri bulmak için çabalıyoruz.’
38.Radyo Teleskopları
ANLATIM
1960′LARDAN BERİ SETI ARAŞTIRMACILARI RADYO TELESKOPLARI DÜNYANIN DÖRT BİR YANINA KURARAK SAMANYOLUMUZUN UZAK BÖLGELERİNDEN GELEN RADYO DALGALARINI GÖZLEMLİYORLAR. HALA DÜNYADIŞI BİR ZEKANIN VARLIĞINA DAİR EN UFAK BİR KEŞİF OLMAMASINA KARŞIN, BU ARAŞTIRMALAR, DÜNYA DIŞI YAŞAMIN OLASI VARLIĞI KONUSUNDAKİ TARTIŞMALARI SÜREKLİ TETİKLEMEYE DEVAM ETMEKTEDİR.
39. Seth Shostak / Derin uzay
SETH SHOSTAK
‘Hesaplamalar birçok değişiklik gösteriyor. Carl Sagan’ ın düşündüğüne göre bizimki gibi çağdaş milyonlarca uygarlık olması muhtemeldir…’
40.Samanyolu Animasyonu
‘Samanyolu Galaksisi içersinde çok sayıda modern uygarlığı düşleyebiliyorum, hatta sanırım belkide binlercesini ve beklide yüz binlercesini…’ ‘Fakat insanların neden onların orada olduğunu düşünüyorsunuz? Sorusuna verilebilecek en temel yanıt evrenin olağandışı bir zenginlikte ve enginlikte gözlemleyebildiğimiz 10 trilyon yıldız sistemine sahip olmasıdır… Böylelikle eğer bizim güneş sistemimiz, dünyamız için mucize ya da çok özel bir şeyler olmadıkça, bununla ilgili olağandışı bir şeyler yoksa yeryüzünde yaşananın evrenin tarihi boyunca evrenin her yerinde birçok kez tekrar etmesi gereklidir.’
41.Mars Gezgini
ANLATIM
YAŞANABİLEN GEZEGENLERİN VE DÜNYA DIŞI ZEKANIN OLDUKÇA SIK RASTLANABİLECEĞİ VARSAYIMI SADECE SETI PROGRAMINI DEĞİL, BUGÜN VE GEÇMİŞTE YAŞAMIŞ CANLI ORGANİZMALARIN BİYOLOJİK KANITLARINI ARAYAN YENI BİR BİLİM DALI OLAN ASTROBİYOLOJİYİDE ETKİLEMİŞTİ.
42. Gezegenler için ESA araştırması
ANLATIM
1995 YILINDAN BERİ ARAŞTIRMALAR GÜNEŞ SİSTEMİMİZİN ÖTESİNE UZANMIŞTIR. ASTROBİYOLOJİSTLER, YAKIN YILDIZLARIN ÇEVRESİNDE YÖRÜNGEDE OLAN 100 DEN FAZLA GEZEGENİ TANIMLAMIŞLARDIR.
43. Ayın arkasından dünyanın görünüşü
ANLATIM
BUNLARDAN HERBİRİ TIPKI JÜPİTER GİBİ GAZ DEVLERİYDİ. SADECE BİRKAÇ BİLİM ADAMI BU YABANCI DÜNYALARIN BASİT ŞEKİLDE BİLE OLSA YAŞAMI SAĞLAYABİLECEĞİNE İNANIRKEN, BU GEZEGENLERİN KEŞFİ, 21 YÜZYILDA ASTRONOMİYE ŞEKİL VEREN ŞU SORUNUN CEVAPLANMASI İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM TEŞKİL ETMİŞTİ. YAŞANABİLİR GEZEGENLER EVRENDE YAYGIN OLARAK BULUNUYORLAR MI YOKSA EVRENDE NADİRLER Mİ?
44. Guillermo Gonzalez ile röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
Ben bir astrobiyologistim. Çalışma alanımın büyük bir kısmını da dış güneş sistemi gezegenleri alanı oluşturmaktadır.
45. Guillermo Gonzalez ile röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘…Beni motive eden şey yaşam için gerekli koşulları inceleyerek evrenin herhangi bir başka yerinde bu koşulların karşılanıp karşılanmadığına bakmaktır. Ve cevap belkide ‘evet’ ya da belki de ‘hayır’ olacaktır. Her iki cevapta benim için ilgi çekicidir…’
46.
ANLATIM
GUILLERMO GONZALEZ NASA’NIN ASTROBİYOLOJİ PROGRAMINDA ARAŞTIRMACI BİLİM ADAMI OLARAK GÖREV ALMAKTADIR.GONZALEZİN BU KONUYA İLGİSİ, ÖNCELERİ DÜNYA DIŞI YAŞAMA OLAN TUTKULU BEKLENTİSİNE BAĞLANABİLİR.
47. Guillermo Gonzalez girişi /Apollo ayak izi
GUILLERMO GONZALEZ
Ben 1960′larda büyüdüm ve benim kuşağımın çoğu gibi bende Apollo uzay mekiğinin Ay yüzeyine inişleri karşısında gerçekten büyülenmiştim ve bunlar bana ilham verdi. Böylece giderek kendimi astronomi ile daha çok ilgili buldum.
48. Samanyolu resmi
GUILLERMO GONZALEZ
‘…İlk gençlik yıllarımda, çok güçlü bir şekilde yukarda bizimkine benzer uygarlıkların var olması gerektiğine, yaşamla dolu bir galaksiye inanmaya başlamıştım. Böylece bende dünya dışı zeka aramalarının yılmaz bir destekçisi olmuştum…’
Bu inanışım sıkı bir bilimsel süzgeçten geçmişte değildi. Sadece bana öyle geliyordu ki durum böyleydi. Çünkü galaksi öylesine büyüktü ki..
49.Kamera Guillermo Gonzalez üzerinde
GUILLERMO GONZALEZ
‘…Ve denklemin diğer tarafını fazla önemsiyor da değildim. Başka bir deyişle denklemin iki tarafı vardı. İlk olarak yıldızların sayısı ve dilerseniz denemelerin sayısı. Fakat diğer taraf değişkenlerdi. Bir gezegenler sisteminde, yaşanabilecek bir gezegenin var olması için oldukça fazla sayıda değişkene ihtiyaç vardı.’
50. Değişkenlerin eklenmesi.
ANLATIM
GONZALEZ VE DİĞER BİLİMİNSANLARI İÇİN BU DEĞİŞKENLER -YERYÜZÜNÜN YAŞANABİLİRLİĞİ İÇİN GEREKLİ OLAN- YOĞUN ARAŞTIRMALARININ ODAĞI HALİNE GELDİ.
51. Nasa / Charles Beichman ile Röportaj
CHARLES BEICHMAN
‘Fizik ve kimya yasalarının geçerli olduğu yeryüzünün herhangi bir yerindeki laboratuarda defalarca gösterdik ki bu değişkenler güneş sistemin herhangi bir yerinde, galaksinin her hangi bir bölgesinde ve dışında, birçok durumda ve gözlemleyebildiğimiz en uzak galaksilere bile uygulanır.’
52. Bijan Nemati ile Röportaj
BIJAN NEMATI
Evrenin her yerinde geçerli olan ve değişmez fizik kanunları vardır. Bunlar herhangi bir bölgeyle sınırlı değillerdir.
53.Büyük Sörf
ANLATIM
FİZİĞİN VE KİMYANIN KANUNLARINDAKİ BU TUTARLILIK, BİRÇOK ARAŞTIRMACIYI BU DEĞİŞKENLERİN, YERYÜZÜNDEKİ KOMPLKES YAŞAMIN VARLIĞI İÇİN GEREKLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMELERİNE YOLAÇTI. AYRICA TÜM BU DEĞİŞKENLER AYNI ZAMANDA EVRENDE YAŞANABİLECEK GEZEGENLERİN İZİNİN SÜRÜLMESİ İÇİN GEREKLİ OLAN EN İYİ DEĞERLERİDE SAĞLAMAKTAYDI.
54. Hızlı akan su
BU DEĞİŞKENLERLE ALAKALI EN CİDDİ TARTIŞMALAR BİLE AYNI ÖNCELİKLE BAŞLIYORDU- SIVI SU
55. Bijan Nemati ile röportaj
BIJAN NEMATI
‘Başka yerlerde yaşam için yapılan tüm araştırmaların… Başlangıç noktası karasal bir sınıfa giren ve su içeren bir gezegendir. .’
56.Göl maddesi
ANLATIM
SUYUN KİMYASAL ÖZELLİKLERİNİN KARBON TEMELLİ BİR HAYAT İÇİN OLAĞANÜSTÜ UYGUN OLDUĞU ÇOĞUNLUKLA KABUL EDİLMEKTEDİR.
57.Göl ve şelaleler
ANLATIM
BU ÖZELLİKLERDEN KİMYASAL BESİNLERİ TAŞIMAK YA DA ÇÖZMEK ÖZELLİKLERİ TÜM YAŞAYAN ORGANİZMALAR İÇİN HAYATİDİR.
58.Göl
ANLATIM
VE GÜNEŞTEN GELEN ISIYI EMEN EŞSİZ KAPASİTESİ- YERYÜZÜNÜN YÜZEY SICAKLIĞINI DÜZENLEYEN KRİTİK BİR SÜREÇTİR.
59. CU şelale göle dökülüyor. Konsantrasyon halkaları güneş sistemi animasyonunu sonlandırıyor.
ANLATIM
SIVI HALİNDE SU OLAĞANÜSTÜ BİR MADDEDİR… VE ONUN BU ÖZELLİĞİ KOMPLEKS YAŞAMIN VARLIĞI İÇİN DİĞER BİR DEĞİŞKENİDE ZORUNLU KILAR.- BİR GEZEGENİN GÜNEŞİNDEN OLAN UZAKLIĞI.
60.Kevin Grazer ile röportaj
KEVİN GRAZIER
Bu bir bakıma emlakçilerin sürekli tekrarladıkları gibi ‘mevki’ meselesidir. (kamera üzerinde) Yaşanabilir bir gezegen bizim ‘Goldilocks Kuşağı’ adını verdiğimiz bölgenin içinde yaşar. Ne çok sıcaktır nede çok soğuk. Tamda olması gerektiği gibidir. Burada ‘tamda olması gerektiği gibi’ derken kastettiğim tamda su için olması gerektiği gibi olmasıdır.
61. Charles Beichman ile Röportaj
‘Sıvı su bize yaşanılabilirlik kuşağını tanımlamada çok yardımcı olur. Eğer çok sıcak olursa su buharlaşır, yoğunlaştırılmış su elde edemezsiniz. Eğer çok soğuk olursa (tıpkı bugün Marsta olduğu gibi) su donar.
62. Yaşanabilirlik Kuşağını tanımlayan animasyon
ANLATIM BİZİM GÜNEŞ SİSTEMİMİZDE YAŞANABİLİRLİK KUŞAĞI OLDUKÇA DARDIR. VENÜS’ÜN YÖRÜNGESİNİN HEMEN DIŞINDA BAŞLAR VE MARS’IN YÖRÜNGESİNE VARMADAN BİTER.
63. Animasyon- bizleri güneşe daha da yaklaştırır. Venüs imgesini takip eder.
ANLATIM
EĞER DÜNYA GÜNEŞE BUGÜNKÜ KONUMUNDAN %5 KADAR DAHA YAKIN OLSAYDI, VENÜSLE AYNI KADERİ PAYLAŞACAKTI. SÜREKLİ BİR SERA ETKİSİYLE 900 FAHRENEITA KADAR ÇIKAN SICAKLIK ARTIŞLARI.
64.Animasyon Yeryüzünün görünümü Marsa dönüşüyor.
ANLATIM
FAKAT AKSİNE EĞER YERYÜZÜ YILDIZIMIZ OLAN GÜNEŞE BUGÜNKÜ KONUMUNDAN %20 KADAR DAHA UZAKTA OLSAYDI, KARBONDİOKSİT BULUTLARI YERYÜZÜNÜN ÜST KATMANINDAKİ ATMOSFERİNİ ŞEKİLLENDİREREK, MARSA BUGÜNKÜ ŞEKLİNİ VEREN BUZ VE SOĞUK DÖNGÜSÜNÜ BAŞLATACAKTI.
65.Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Sıvı suyun var olması yaşam için zorunlu bir koşuldur fakat tek başına yeterli bir koşul değildir. Tüm bunlardan sonra, Mars ve Jüpiter’in uydusu Europa gibi yerlerde donmuş yüzeyin altında sıvı suya rastlanabilir… fakat bu gezegenlerin her ikisinde de kompleks bir yaşamın oluşması çok küçük bir ihtimaldir. ‘Görüldüğü üzere Kopernik Prensibinin önerdiği gibi sadece su yaşamın oluşması için yeterli olmayabilir. Bunu için çok daha kompleks koşulların varlığı gereklidir.’
66. Morph- Ölü Gezegen Dünya
ANLATIM
EĞER BİR GEZEGEN KOMPLEKS YAŞAM İÇİN GEREKLİ REÇETENİN TÜMÜNÜ SAĞLAYABİLECEK KADAR ELVERİŞLİ İSE, SIVI SUDAN BAŞKA HANGİ İÇERİKLER BUNUN İÇİN GEREKLİ OLABİLİR? GEREKLİ OLAN DEĞİŞKENLER LİSTESİ GİDEREK BÜYÜMEKTEDİR.
67. Karasal gezegen
GUILLERMO GONZALEZ
‘Kâğıt kadar ince bir yeryüzü kabuğunun üzerinde yaşıyoruz… Eğer bu kabul belirgin olarak daha kalın olsaydı, levha tektoniği dönüşümü oluşmayacaktı.
68.Yeryüzü üzerindeki uydular
ANLATIM
YERYÜZÜ KABUĞUNUN KALINLIĞI 4 MİL İLE 30 MİL ARASINDA DEĞİŞMEKTEDİR. BU KABUK BİR DÜZİNEDEN FAZLA TEKNOTİK LEHVANIN SÜREKLİ HAREKETİNE SAHNE OLMAKTADIR. BU DİNAMİK JEOLOJİ GEZEGENİN İÇ ISISINI DÜZENLEMEKTE, KARBONU YENİDEN İŞLEMEKTE VE KİMYASAL ELEMENTLERİ HARMANLAYARAK TÜM CANLI ORGANİZMALAR İÇİN GEREKLİ OLAN MADDELERİ HAZIRLAMAKTADIR VE EN NİHAYETİNDE KITALARA ŞEKİL VERMEKTEDİR.
69.Güneş radyasyonu ve manyetik kalkan animasyonu
ANLATIM
YERYÜZÜNÜN DERİNLİKLERİNDE SIVI DEMİRİN HAREKETİ KOMPLEKS YAŞAMIN OLUŞMASI İÇİN ZORUNLU OLAN KORUYUCU MANYETİK ALANI ÜRETMEKTEDİR.
70.
EĞER DÜNYAMIZ DAHA KÜÇÜK OLSAYDI BUNUN SONUCUNDA MANYETİK ALANIDA KÜÇÜK OLACAKTI, BÖYLECE YILDIZIMIZ RÜZGÂRLARI ATMOSFERİMİZİ YOKEDECEKTİ.
71. Bijan Nemati ile röportaj
BIJAN NEMATI
‘Oksijenli bir atmosfere ihtiyacımız var… Yeryüzünün sahip olduğu oksijen/nitrojen içerikli atmosfer kompleks yaşam için gereklidir.’
72. Uzaydan Dünya Atmosferi görünümü
ANLATIM
UZAYDAN GÖZLENDİĞİ GİBİ YERYÜZÜNÜN ATMOSFERİNİ İNCE MAVİ BİR IŞIK ŞERİTİ SARMAKTADIR. 73. Nitrojen 78%, 21% Oksijen 21%, 1% CO2 ve diğer gazlar 1%
ANLATIM
GEZEGENİN ÇAPININ %1 DEN BİLE DAHA KÜÇÜK BİR KISMI ÖLÇÜLDÜĞÜNDE. ATMOSFERİN NİTORJEN, OKSİJEN VE KARBONDİOSİT KARIŞIMINDAN OLUŞTUĞU GÖRÜLÜR.
74. Bulutlar
ANLATIM
BUNUN SONUCUNDA ATMOSFERİMİZ ILIMLI BİR İKLİM, GÜNEŞİN RADYASYONUNDAN KORUNMA, SIVI SU İÇİN GEREKLİ OLAN DOĞRU GAZ KARIŞIMINI VE KOMPLEKS YAŞAMI SAĞLAR.
75. Ay
KEVIN GRAZIER
‘ Dünya kadar büyük bir gezegen için, Ayımız gerçekten büyüktür. Şu anki düşünceye göre eğer Ayımız olmasaydı bizde var olmayacaktık.’
76.Ay’ın Dünya yörüngesindeki devinimi
ANLATIM
DÜNYANIN DÖRTE BİRİ BÜYÜKLÜĞE SAHİP OLAN AY, BU GÜÇLÜ ÇEKİM ETKİSİ ÖZELLİĞİ İLE YERYÜZÜNÜN DÖNÜŞ EKSENİNİ YAKLAŞIK OLARAK 23,5 DERECEDE SABİTLER. BUDA GÖRECELİ OLARAK ILIMAN MEVSİMSEL DEĞİŞİKLİKLERİ SAĞLAR… YANİ TÜM GÜNEŞ SİSTEMİNDEKİ TEK KOMPLEKS YAŞAM ALANININ OLUŞMASI İÇİN GEREKLİ OLAN YUMUŞAK İKLİMİ MEYDANA GETİRİR.
77.Güneş
KEVIN GRAZIER
‘Eğer oralarda bir kompleks yaşamı bulmayı hatta zeki bir yaşamı bulmayı ümit ediyorsak bu bizimkine benzeyen bir yıldızın etrafında olacaktır.’
78. Güneş
ANLATIM
BİZLER CÜCE ANA DİZİNİ SPEKTRAL G2 TİP OLARAK BİLİNEN BİR YILDIZIN ÇEVRESİNDE YÖRÜNGEDEYİZ. KISACA TÜM GEREKSİNİMLERİMİZİN KARŞILANDIĞI BİR YERDEYİZ.
79. Büzülen Güneş animasyonu.
EĞER GÜNEŞ GALAKSİMİZDEKİ YILDIZLARIN % 90 GİBİ DAHA İRİ BİR YAPIYA AHİP OLSAYDI YAŞANILABİLİRLİK ALANI DAHA KÜÇÜK BİR ALANI KAPSAYACAKTI.
ŞUAN Kİ SINIRLARININ KORUNDUĞUNU DÜŞÜNÜRSEK YERYÜZÜ YILDIZINA ÇOK DAHA YAKIN BİR KONUMDA OLMUŞ OLACAKTI. DOLAYISIYLA ARTAN ÇEKİM KUVVETİ GEZEGENİMİZİN DÖNÜŞÜNÜ VE KENDİ YÖRÜNGESİYLE OLAN EŞGÜDÜMÜNÜ DURDURACAKTI.
80. Dünyanın yörüngesi durduğunda animasyonu
ANLATIM
GEZEGENİN BİR YÜZÜ SÜREKLİ GÜNEŞE BAKARKEN VE YILDIZ RÜZGÂRLARINA MARUZ KALDIĞI İÇİN RADYASYONU ARTARKEN DİĞER KARANLIK YÜZÜ SÜREKLİ BİR BUZ TABAKASIYLA ÖRTÜLMÜŞ OLACAKTI. KOMPLEKS YAŞAMIN BU DENLİ ŞİDDETLİ UÇ NOKTA SICAKLIK DEĞİŞİMLERİNE DAYANMASI OLASI DEĞİLDİR.
81. Kevin Grazer ile Röportaj
KEVIN GRAZIER
‘Kesinlikle kompleks yaşamın oluşması için yeryüzünde birçok şeyin doğru gittiği görülmektedir.’
82. Bejan Nemati ile Röportaj
BIJAN NEMATI
‘Kompleks yaşam için talep edilen değişkenlerin sayısı giderek artmaktadır. Şimdilerde tipik bir listede göreceğiniz tipik bir değişken sayısı yaklaşık olarak 20′dir.’
83. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Bulduğumuz şey bizlerin galakside doğru yerde olmamız gerektiğidir… Bizler bir yıldızın sahip olduğu yaşanabilirlik kuşağının içindeyiz… Bizler büyük gezegenlerin küçük gezegenleri birçok kuyruklu yıldız ve göktaşından koruyacak şekilde var olduğu bir gezegenler siteminin parçasıyız. Bizler doğru tip bir yıldızın çevresinde yörüngedeyiz ve yerimiz ne çok sıcak ne çok soğuk… Bizler öyle bir gezegendeyiz ki uydusu onun dönüş eksenini sabitliyor… Bizler karasal yüzeye sahip bir gezegendeyiz. Bu gezegenin kabuğu sadece tektonik hareketleri sağlayacak kadar kalın ve iç ısısı merkezdeki demirin sıvı halde kalmasını sağlayarak bu tektonik ile manyetik bir alan üretiyor. Öyle bir gezegendeyiz ki atmosferi kompleks yaşamın kendini sürdürmesine izin veriyor. Bizler yeterli suyu ve kıtaları bulunan bir gezegendeyiz. Bunlarda yaşamın çeşitliliğini destekleyerek bizim gibi canlıların var olmasını sağlayacak biyolojik çeşitliliği meydana getiriyor.’
84.
GUILLERMO GONZALEZ
‘Tüm bu değişkenler eğer yeryüzü gibi bir yaşanabilirliğe sahip bir gezegeniniz olacaksa ve bu gezegen kompleks yaşama ve bizim gibi zeki canlılara ev sahipliği yapacaksa bir galakside bir yerde ve aynı zamanda var olmalıdır.’
85.Yeryüzünün gece görüntüsü /NASA
ANLATIM
BU DEĞİŞKENLERİN KOMBİNASYONUNUN HESAPLANMASINA YÖNELİK BİR ÇALIŞMADA AYNI ANDA BAZI ARAŞTIRMACILAR DENKLEMLER GELİŞTİRDİLER. VE KOMPLEKS YAŞAM İÇİN GEREKLİ OLAN HERBİR DEĞER İÇİN TUTUCU BİR ‘BİRE ON’ DEĞERİ BELİRLEDİLER.
86. 1/10 Denkleminde değişkenler
BIJAN NEMATI
‘…Eğer tüm değerler aynı anda var oluyorsa. Olasılıkları çoğaltmamız gereklidir….Ve sonunda buda olasılığı öylesine küçülten bir durumdur ki…Şundan %10 bundan %10 derken elinizdeki rakam aniden büyüyerek olasılığı bir o denli küçültür.’
‘…10(-15) rakamı bir trilyonun binde biri demektir..’ ‘’ Böylesine bir sayıyı 100 milyar yıldızı barındıran bir galaksiyle karşılaştırmak zorundasınız. 100 milyar büyük bir sayıdır ama trilyonun binde biri de oldukça küçük bir sayıdır.’
‘ İlk bakışta bile bu sayıların olasılıkları bizlerle konuşmaktadır. Bunların bizlere söylediği ‘ bu olamaz ya da bir galakside oluşması oldukça olasılık dışıdır’ demektedirler. İşte kanıtların bizleri itelediği yerde burasıdır.’
87. Bulmaca parçaları düşerek Yeryüzünü oluşturuyor.
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Galakside birçok olasılılık kaynakları vardır. Fakat madeni paranın diğer yüzünde tüm bu değişkenleri ihtiyacınız vardır. Yeryüzü benzeri yaşanabilir bir gezegen elde etmek için bunların doğru bir şekilde sağlanması zorunludur… Ve evet işte tamda bu yüzden bu kanıtlar beni galakside oldukça nadir olduğumuzu düşünmemi sağlamaktadır.’
88. Brownlee laboratuarda
ANLATIM
GİDEREK ARTAN ŞEKİLDE BİLİMSEL ÇALIŞMALAR BU HİPOTEZİ DESTEKLERKEN, GEZEGENİMİZİN GALAKSİDE NADİR OLMASI OLASILIĞI ACABA ONUN ÖNEMİNE DAİR BİZLERE BİRŞEYLER İMA EDİYOR MU?
89. Brownlee laboratuarda/Kitap kapağı
ANLATIM
SON ZAMANLARDA ASTRONOM DONALD BROWNLEE BU SORUYU EN İYİ SATANLAR LİSTESİNDE BAŞI ÇEKEN KİTABI ‘NADİR YERYÜZÜ: NİÇİN KOMPLEKS YAŞAM EVRENDE ENDER RASTLANILIYOR.’ ELE ALMIŞTIR.
90. Don Brownlee ile Röportaj
DONALD BROWNLEE
‘Doğanın sanki yeryüzü benzeri gezegenler yapma isteği varmış gibi, doğal olarak hayat bunun üzerinde evrilirmiş ve doğal olarak üzerinde bizim gibi şeylerin olması gerekirmiş gibi genel bir duygu var hala.. ‘ Bizim gibi insanların, bitki ve hayvanlara izin verecek koşullar ve bir gezenin üzerindeki çevresel koşullar oldukça nadir rastlanabilecek şeylerdir.
‘ .. Böylece bizde yeryüzünün gerçektende ne kadar özel ve oldukça nadir bir yer olduğunu göstermek üzere ‘Nadir Yeryüzü’ kitabını yazdık.’
91. Mikroplar / Kompleks yaşam
ANLATIM
BROWNLEE HER NE KADAR GÖRECE BASİT HAYAT FORMLARININ KAİNAT İÇERSİNDE ORTAYA ÇIKABİLECEĞİNİ SÖYLESEDE, KOMPLEKS HAYATI DESTEKLEYECEK GEZEGENLERİN VARLIĞININ SON DERECE NADİR OLUŞABİLECEK BİR OLGU OLDUĞUNU İLERİ SÜRMEKTEDİR.
92. Don Brownlee ile Röportaj
DONALD BROWNLEE
Tüm evrenimiz yaşama oldukça düşman koşullar içermektedir. Evrende bilinen tüm yerleri karşılaştırırsanız bile, hiçbiri yeryüzü ile karşılaştırılamaz.’
93. Bitkilerin yeryüzündeki hayatı
DONALD BROWNLEE
‘Bize ihtiyacımız olan neyse onu sağlayan çok özel bir ortamda yaşıyoruz. Hava, su, dengeli bir çevre… o kadar ki Yeryüzünü dev bir organizma gibi içersinde birçok sistemin etkileşimi ile hayvanların hayatta kalmasını sağlıyor.’
94. Don Brownlee ile Röportaj
DONALD BROWNLEE
‘Esas sorumuz ‘niçin bu şekilde oldu?’ dur. Bu sadece bir şans meselesi mi yoksa değil mi? Eğer binlerce gezegene bakarsanız, sadece küçük bir kısmının hatta son derece küçük bir kısmının Yeryüzü benzeri olabileceğini görürsünüz.’
95. Kozmik kumar makinesi
‘Öyle ise yani biz gerçektende oldukça nadir isek, bizler kozmik lotoyu kazanmışız demektir. Demek ki biz oldukça şanslı bir gezegeniz. Gerçektende çok talihli bir yerdeyiz.’
96. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Şansı Yeryüzü benzeri bir gezegenin var olması için açıklayıcı olarak kullanıyorsanız, o zaman evrenin tüm içeriğine bakmanız gereklidir’
97. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Bir galaksideki tek bir yerde kompleks yaşamın desteklenmesi için gerekli tüm reçetenin toplanması için gerekli olan olasılık bu kadar küçükken, ayrıca bizim galaksimizin gözlemlenebilen evrendeki beklide yüz milyarlarca galaksiden sadece biri olduğunu aklınızdan çıkarmamanızda gereklidir.’
98. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘… Hala hiç değilse mantıksal olarak şunu kendinize sormalısınız. Eğer bu kozmik lotonun ya da katıksız şansın sonucu olarak tüm bu değişkenler bir araya gelmeseydi ne olurdu? Ya da tüm bunlar daha büyük bir temel amaç ya da tasarımın eseri olamaz mı?
99. Uzaydan Yeryüzü
‘Ve eğer Yeryüzü bir amacın eseri olsaydı, bunu açığa çıkarabileceğimiz bir yol var mı? 100. Güneş tutulması Yeryüzünün kaplıyor.
ANLATIM
24 EKİM 1995′TE ÇOK NADİR TANIK OLUNAN BİR DOĞAL FENOMEN BİR CEVAP İÇİN BEKLENMEDİK BİR ŞEKİLDE EŞSİZ BİR KAPI ARALADI.
101.Güneş tutulması Hindistan/ Bilim insanları malzemelerini kurarlarken
GUILLERMO GONZALEZ
‘Olay 1995′de benimde tanık olduğum bir güneş tutulmasıyla başladı. Tam güneş tutulması gözlemlemek için Hindistan’a gitmiştim. Bu benim ilk ve tek tam güneş tutulması gözlemem deneyimimdi. Olağanüstü bir olaydı. Tüm duygulara hitap eden bir tecrübeydi…’
102. İnsanlar tutulmayı seyrediyor/ Filtrelenmiş tutulma görüntüsü
‘İster Yeryüzünün her hangi bir yerinde önceden bilebildikleri tutulmaya birkaç saniyeliğine tanık olan ve tüm fenomeni anlayabilen astronomlar, ister yerel halk olsun hepside eşit derecede huşu içersindeydiler, bu inanılmaz fenomene aynı şekilde tepki veriyorlardı.’ ‘Bu gerçekten üzerimde çok büyük bir etki bırakmıştı…’
103. Gerçek zamanlı tutulma
ANLATIM
51 UNUTULMAZ SANİYEDE, GUILLERMO GONZALEZ VE DİĞER BİNLERCESİ BU NADİR ASTRONOMİK OLAYA TANIK OLDULAR.
104.
ANLATIM
GONZALEZ DAHA SONRA KUZEY HİNDİSTANDA TANIK OLDUĞU BU GİZMELİ GÜZELLİĞE VE ONU MEYDANA GETİREN DEĞİŞKENLERİN ÜZERİNE ARAŞTIRMA YAPMAYA KENDİNİ ADADI.
105.
GUILLERMO GONZALEZ
Yıldızın tam tutulma gerçekleştirmesi için gerekli koşullardan ilki parlayan bir yapıya sahip olmasıydı, bu bizim için elbette güneşimizdi…
106.Konumlanma animasyonu
‘ tam tutulan yani gölgede olan yapı (bizim için Ayımız)… ve gözlemci platformu (bizim için Yeryüzünün yüzey kısmı) gerekliydi. Tüm bunların uzayda tam bir düz çizgide olmaları gerekiyordu.’
107.Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Ayın görünen yüzü ile güneşin görünen yüzünün nerdeyse birbiriyle aynı büyüklükte olması gereklidir. Her ikisi de yaklaşık olarak aynı büyüklükteydiler.
108. Animasyon/Canlandırma
GUILLERMO GONZALEZ
‘Güneşimiz Aydan 400 kez daha büyüktür, fakat aynı zamanda da 400 kez daha uzaktadır. ‘Öyle ise, yüzyıllardır insanlar bu tesadüfü fark ediyordu… Fakat tüm söyledikleri ‘ omuzlarını silkerek oh! bu sadece bir tesadüf işte den ibaretti.
109. Yavaşça Aya doğru odaklanan canlandırma
ANLATIM
GONZALEZ BU GÜNEŞ, AY VE YERYÜZÜNÜĞN NADİR OLARAK SIRALANMASI İLE MEYDANA GELEN FENOMENİ İNCELEDİKÇE BU GÖKSEL YAPILARIN AYNI ZAMANDA YERYÜZÜNDEKİ KOMPLEKS YAŞAM İÇİNDE NE DENLİ ÖNEMLİ OLDUĞUNUN FARKINA VARDI.
110. Ay üzerine giderek Yeryüzünü açığa çıkaran canlandırma
ANLATIM
ÖRNEĞİN AYIMIZ TARAFINDAN MEYDANA GETİRLİEN ÇEKİM KUVVETİ YERYÜZÜNÜN İKLİMİNİ YERYÜZÜNÜN EKSENİNİ SABİTLEYEREK DÜZENLEYECEK VE OKYANUSLARINDAKİ SICAK VE SOĞUK SU AKINTILARINI DEVRAN ETMESİNİ SAĞLAYACAK KADAR KUVVETLİYDİ.
111. Güneş ve Okyanus
ANLATIM
GEZEGENİMİZİN GÜNEŞTEN UZAKLIĞI HEM SIVI SUYA HEMDE OKSİJEN ZENGİNİ BİR ATMOSFERİN HERİKİSİNEDE İZİN VERECEK ŞEKİLDEYDİ GUILLERMO GONZALEZ
‘Gözlemciye ev sahipliği yapan gezegenden o gezegene ev sahipliği yapan yıldızın arasında doğru bir uzaklık ve ayrıca büyük bir uydunuzda olmak zorundadır.’
112. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ve böylece yaşanabilirlik gereksinimleri yani üzerinde yaşamı destekleyen bir gezegenle tam tutulma için gerekli olan koşullar arasında çok büyük bir örtüşme vardır.’
114. Magazin makalesi
1999′DA GONZALEZ BİZİM HAYATTA KALMAMIZ İÇİN GEREKLİ KOŞULLAR VE GÜNEŞ TUTULMALARI GÖZLEMLEME YETENEĞİMİZ ARASINDAKİ İLİŞKİYİ KONU ALAN BİR MAKALESİNİ ASTRONOMİ VE JEOFİZİK DERGİSİNDE YAYINLADI.
FİKİRLERİ FELSEFECİ JAY RICHARDS’IN İLGİSİNİ ÇEKTİ.
115. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Araştırmalarımı kozmoloji üzerinde yoğunlaştırmıştım ve özelliklede olasılık teorisinin fizik yasalarının ince ayarlarına uygulanabilirliği üzerinde çalışıyordum. Bu kanıtların bir çeşit daha büyük bir amacı işaret ettiği hakkında çok güçlü sezilerim vardı.’
116.Makale
JAY RICHARDS
‘Daha sonra Gonzalez’in çalışmasını okudum ve onunda benle aynı hisleri paylaştığını anladım. Mükemmel güneş tutulmalarının buzdağının görünen kısmı olduğunu… Ve ilk bakışta bizlere evrenin saf şansın sonucu mu olduğunu yoksa bir tasarımın ve amacın eserimi olduğu yolunda muhakemeyi sağlayacak birçok delil sağladığını gördüm.’
117. Araştırma raporları
ANLATIM
1999 YAZINDA RICHARDS VE GONZALEZ ORTAK BİR ARAŞTIRMA PROGRAMINA BAŞLADILAR.
118. Güneş tutulması fotoğrafı
ANLATIM
ARAŞTIRMALARINA GÜNEŞ TUTULMALARININ BİLİM TOPLULUĞU DIŞINDA PEK AZ BİLİNEN KARAKTERİSTLİK ÖZELLİKLERİ İLE BAŞLADILAR:
BU ÇARPICI OLAYLAR SADECE GÖZLEMLEMEYE İLGİ UYANDIRAN OLAYLAR DEĞİLLERDİ… AYNI ZAMANDA TÜM EVRENİN KİMYASI VE FİZİĞİ İÇİNDE YENİ BİR KAPI AÇIYORLARDI.
119. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘Gerçekten güneş tutulmalarını dev bir doğal deneye benzetebilirsiniz, öyle bir düzen ki bizim güneşin bir kısmını gözlemleyebilmemize olanak tanımakta…
…bu Güneş’in atmosferinde nasıl ışığı ürettiğini anlamak için kritik bir süreçtir.’
120. Bejan Nemati ile Röportaj
BIJAN NEMATI
‘Yeryüzünün Güneş çevresinde dönmesi Ayın Yeryüzü çevresinde dönmesi ve bunların aralarındaki büyüklük ve mesafenin mükemmel Güneş tutulması için gerekli olanı vermesi harikulade bir şey…’
121.Taç/Korona
…çünkü tam güneş tutulması bizlere güneşin atmosferini oluşturan üst katmanları ölçme fırsatını sunuyor…’
122. Bilim insanları tutulmayı cam filtrelerle gözlemlerken/ TL geniş tutulma
ANLATIM
GÜNEŞ TUTULMASI BOYUNCA, AY GÜNEŞİN ÜZERİNE ÖYLESİNE MÜKEMEMMEL BİR ŞEKİLDE KAPLAR Kİ, GÜNEŞİN KÖR EDİCİ IŞINLARINA KALKAN OLUR, BÖYLECE AKSİ HALDE İMKÂNSIZ BİR DURUM OLAN GÜNEŞİN ATMOSFERİNİ GÖZLEMLEMEYİ, ASTRONOMLAR İÇİN SAĞLAMIŞ OLUR.
123. Kromosfer CU/ ışık spektrumu
ANLATIM
TAM TUTULMA ANINDA, KROMOSFERİN (ATMOSFERİN EN İÇTEKİ KATMANI) PEMBEMSİ KAVİSİ GÖRÜLEBİLİR HALE GELİR VE BUNUNLA BİRLİKTE GÖKKUŞAĞI BENZERİ ‘IŞIK’ SPEKTURUMU ADI VERİLEN BANT EĞER BİR PRİZMADAN GÜNEŞE BAKILIRSA GÖRÜLÜR.
124.CU ışık spektrumu ölçümleme çizgileriyle ve G.Gonzalez’in kitabının görüntüleriyle ekrana gelir.
ANLATIM
1870′DEKİ TUTULMA GÜNEŞİN KROMOSFERİNİ ANLAMA YOLUNDAKİ İLK ADIMDI VE BU TUTULMADA EVRENDE İKİNCİ OLARAK EN ÇOK BULUNAN ELEMENT HELYUMDA KEŞFEDİLMİŞTİ.
125. Eski siyah beyaz spektrum fotoğrafı
GUILLERMO GONZALEZ
Spektrum bir yıldız hakkındaki bilgi için var olan en büyük tek kaynaktır.’Ve 19. Yüzyıl astronomları gözlemlenen bir çift tutulmada güneşin spektrumunun nasıl oluşturulduğunu ortaya çıkardılar. Astronomlar bu çalışmayı da sadece tam tutulma anında oluşan çok özel koşullar sayesinde başardılar.’
126. Tutulma fotoğrafı / kromosfer
ANLATIM
KOŞULLAR HEM KESİN HEMDE KRİTİK DERECEDE ÖNEMLİYDİ.
127. Daha büyük bir ayın kromosferi bloke etmesinin canlandırılması
ANLATIM
EĞER AYIMIZ ÇOK HAFİFÇE BÜYÜK OLSAYDI BİLE KISMİ OLARAK KROMOSFER GÖRÜNTÜMÜZÜ ENGELLEYECEK VE IŞIK SPEKTRUMUNU KÜÇÜLTECEKTİ.
128. Daha küçük bir Ayın tutulma esnasında kromosfer ve spektruma olan etkisinin canlandırılması
ANLATIM
DAHA KÜÇÜK BİR AY İSE GÜNEŞTEN ÇOK DAHA FAZLA IŞIĞIN GEÇMESİNE İZİN VEREREK BİZLERİN GÜNEŞİN ATMOSFERİNİ VE IŞIK SPEKTRUMUNU GÖRMEMİZİ ENGELLEYECEKTİ.
129. Uzak yıldızlar
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Ve güneşle ay arasında mükemmel bir uyum olmalıdır ki böylece kromosfer gizlenmesin. Bu kavrayışla, 19. Yüzyıldaki tutulmalar nihai olarak astronomlara uzak yıldızların nasıl olup ta spektrumlarını oluşturdukları ortaya çıkarmalarına izin vermişti. ‘ Tüm bunlar yıldız astrofiziğini meydana getirdi ve bizlere diğer yıldızların nasıl işlediği hakkında fikirler verdi… Çünkü uzak yıldız en nihayetinde diğer güneşlerdi.’
130. Kamera perdesi/sepya fotoğraf plakaları
ANLATIM
TUTULMALAR VE BİLİMSEL KEŞİFLER ARASINDAKİ İLİŞKİ 1919′UN BAHARINDA AÇIĞA ÇIKARILDI.
131. Eddington/ Tutulma fotoğrafı
29 MAYISTA, ARTHUR EDDINGTON BAŞKANLIĞINDAKİ ARAŞTIRMA EKİPLERİ, KOMŞU HYADES YILDIZ KÜMELERİNDEKİ YILDIZLARLA GÜNEŞİ TAM KARANLIK ESNASINDA FOTOĞRAFLADILAR.
132. Eddington’ın tutulma sunumu / Einstein’ın Portresi/ Işığın bükülmesi diyagramı
ANLATIM
DAHA SONRA YAPILAN ARAŞTIRMALAR GÖSTERDİ Kİ GÜNEŞİN ÇEKİM KUVVETİ UZAK YILDIZLARDAN DÜNYAYA GELEN IŞIĞI TIPKI ALBERT EINSTEIN’IN ÖNGÖRDÜĞÜ ŞEKİLDE BÜKÜYORDU.
133.Eski tutulma /E=MC2 formülü
ANLATIM
EINSTEIN’IN EVRENLE İLGİLİ BİLDİKLERİMİZDE DEVRİM YARATAN GÖRELİLİK TEORİSİ BÖYLECE TAM TUTULMA BOYUNCA DOĞRULANMIŞ OLUYORDU.
134.
GUILLERMO GONZALEZ
‘Bu deney sadece tam tutulma esnasında gerçekleştirilebilirdi çünkü uzak yıldızlar ancak bu sayede görülebilir oluyorlardı.’
135. Guillermo Gonzalez ile Röportaj.
GUILLERMO GONZALEZ
‘Bunlar bilim tarihi için çok önemli olaylar ve… Tüm güneş sisteminde güneş tutulmalarının en iyi gözlemlenebileceği yer yeryüzünün yüzeyi. Kişisel olarak güneş sistemindeki diğer tüm gezegenleri ve ana uydularla, diğer uydularının (yaklaşık 65 tanesini) güneş tutulmasında gerekli değişkenlerini hesapladım.
136. İnsanlar tutulmayı seyrediyor.
GUILLERMO GONZALEZ
” En iyi tutulmaların gözlemlenebileceği yerin, aynı zamanda gözlemleyicilere sahip olan yerin kendisi olması ne kadarda şaşırtıcı bir tesadüftür…”
137.NASA bililiminsanları tutulmayı seyrediyor.
ANLATIM
GÜNEŞ TUTULMASININ HAFİF IŞIĞININ İÇERSİNDE GONZALEZ VE RICHARDS KOMPLEKS HAYAT İÇİN GEREKLİ OLAN DEĞİŞKENLERLE, BİLİMSELGÖZLEM ARASINDAKİ HEYECAN VERİCİ BAĞLANTININ FARKINA VARDILAR. FAKAT BU TAMAMIYLE DOĞANIN ŞANS ESERİ OLUŞTURDUĞU BİR BAŞARI MIYDI? YOKSA EVRENİ BİR BÜTÜN OLARAK KUCAKLAYAN TEMEL PRENSİPLERİN VE AMACIN BİR BELİRTİSİ MİYDİ?
138. Jay Richard ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Bu sürekli önümüzde duran milyon dolarlık sorudur. ‘Eğer tüm bu değişkenler bir gezegeni yaşanabilinecek bir yer kılıyor ve bilimsel keşfin yapılabileceği en iyi yer yapıyorsa bu ne anlama gelir? Ve eğer bu evrende bu denli nadir bölgelerin bize benzeyen uygun gözlemcilerle sonuç olarak gözlem için en iyi yeri oluşturması ne anlama gelmektedir?’
139.
ANLATIM
ÜÇ YIL BOYUNCA RICHARDS VE GONZALEZ TEORİLERİ BİLİMİN ÇEŞİTLİ DİSİPLİNLERİNDEN ELDE EDİLEN ÇEŞİTLİ VERİLER IŞIĞINDA TİTİZLİKLE TEST ETTİLER.
140.
ANLATIM
2004′DE ‘İMTİYAZLI GEZEGEN’ADLI KİTAPLARIYLA HİPOTEZLERİNİ YAYINLADILAR. DETAYLI İMGELEME VE AÇIKLAMA
‘Var olmamızı sağlayan aynı dar aralıktaki değişkenlikler aynı zamanda bizlere bilimsel keşifler yapmamız içinde gerekli olan en iyi ortamı sağlamaktadır.’
141. Galaksi/ Atmosfer
JAY RICHARDS
‘Yaşam ve keşifle bağıntılı olan bir düzineden daha fazla örneği kitapta detaylandırdık. Her biri içerdiği bilimsel disiplin için kritik koşul arz eden değerlerdi. Bazıları galaksilerin doğası gibi oldukça uzak konularken bazıları da evimize son derece yakın konulardı.
142. Güneş ışınlarını dağıtan ışık huzmeleri ile bulutlar
ANLATIM
MÜKEMMEL BİR GÜNEŞ TUTULMASI RICHARDS VE GONZALEZ’İN HİPOTEZLERİ İÇİN BİR TETİKLEYİCİ UNSURKEN… GÖZLEMLERİNİN HER BİR TANESİNİN DİĞERİ OLMADAN GERÇEKLEŞMESİ OLANAKSIZDI. HAYAT VE KEŞFİN HERKESCE BİLİNEN EN İYİ ÖRNEĞİ; YERYÜZÜNÜN ATMOSFERİDİR.
143. Gonzalez röportaj ve kutucuk içersinde ekranda uzaydan verilen atmosfer görüntüsü
GUILLERMO GONZALEZ
‘Apollo görevinden ya da herhangi bir uzay aracından Yeryüzünün çekilmiş fotoğrafına bakarken Yeryüzünü sarmış incecik atmosfer katmanını görmek çok çarpıcıdır. Bu katman Yeryüzü üzerinde bildiğimiz tüm hayatı sağlamaktadır.
144.Guillermo Gonzalez ile Röportaj
‘Ve bizimkisi gibi kompleks bir biyosferi desteklemek için bazı belirli elementlerin karışımına ihtiyacınız olacaktır. Herhangi bir atmosfer bunu gerçekleştiremez.’
145. Voyager/Galileo/Macellan uzay mekikleri
ANLATIM
YERYÜZÜNÜN ATMOSFERİNE OLAN İLGİMİZ BELİRGİN BİR ŞEKİLDE SON 40 YILDIR ARTMAKTADIR, KEŞİF UZAY ARAÇLARI GÜNEŞ SİSEMİZİN DERİNLİKLERİNE İNİP ARAŞTIRMALAR YAPMAKTADIR.
146. Uzay mekikleri sırasıyla yolculuktayken
BU GÖREVLERİN DOĞRULADIĞI ÜZERE, GÜNEŞ SİSTEMİ ALEİSEİNE AİT 70 DEN FAZLA GEZEGEN VE UYDUNUN İÇERSİNDE, YERYÜZÜ KALIN BİR GAZ KUBBESİ İLE ÇEVRELENMİŞ 7 KÜTLEDEN BİRİDİR.
147. Dünya
ANLATIM
BU YEDİNİN İÇERSİNDE SADECE DÜNYANIN Kİ KOMPLEKS HAYAT I DESTEKLEYECEK ŞEKİLDE VE SADECE DÜNYANIN ATMOSFERİ SAYDAM BİR YAPIYA SAHİP.
148. Guillermo Gonzalez ile Röportaj esnasında uzaydan Yeryüzünün görünümü
GUILLERMO GONZALEZ
‘..Bu öyle bir atmosfer ki içeriğinin büyük kısmını oksijen ve nitrojen ve çok az miktarda karbon ve diğer karbon birleşiklerinden yada atomlarından atmosfere saydamlık özelliğini veren gazlardan oluşuyor.’
149. Titan’ın yüzeyi
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Eğer atmosferimizde daha çok karbon miktarı olsaydı ince bir sisi tabakamız olacaktı. Atmosferimizde organik sisler oluşacaktı. Örneğin büyük bir uydu olan Titanda olduğu gibi..’
150.Titan ve diğer gezegenler/Yeryüzünden kalın bulut tabakası
ANLATIM
SATÜRN’N EN BÜYÜK UYDUSUNU SIKICA SARMIŞ OLAN GAZ TABAKASI, TIPKI NEPTÜN, URANÜS, SATÜRN, JÜPİTER VE PEK TABİKİ VENÜS’ÜN SERA ETKİSİNDE KAYNAYAN ATMOSFERLERİNİ ANDIRMAKTADIR BU YABAN DİYARLARIN HİÇ BİRİSİ YILDIZLARI BİLMEZ VE HATTA GÜNEŞİN AÇIK TEMİZ BİR GÖRÜNTÜSÜNÜ VAAT ETMEZLER.
151.
JAY RICHARDS
‘ Şimdi birdenbire Titana, Venüs’e ya da gaz devi olan diğer gezegenlerden herhangi birisine nakledilseniz, güneşi net bir görüntüsünü almak umurunuzda olmayabilir çünkü hâlihazırda ölü olursunuz. Fakat işte burası tamda önemli noktadır. Eğer biz doğru isek, hem yaşanabilirlik hem de bilimsel keşif aynı yerde görülüyorsa, elde edeceğiniz sonuç bizim Yeryüzünde elde ettiğimiz sonuç olacaktır. Yani bizim gibi kompleks bir yaşamı destekleyen ve çevremizdeki evreni keşfetmemizi sağlayan bir atmosfer.
152. Yeryüzünün mekik fotoğrafları
ANLATIM
BÖYLE ÜSTÜNLÜKLERİ OLAN BİR ATMOSFER DEVAMLI BİR ŞEKİLDE TEST EDİLMEKTEDİR.
153. Yeryüzünün hareketi /Radyasyon
ANLATIM
YERYÜZÜ UZAYDA HAREKET ETTİKÇE, EVRENİN HER YERİNDEN GELEN RADYASYON BOMBARDIMANINA MARUZ KALMAKTADIR.
154. Güneşten gelen radyasyon ve süpernova patlaması
ANLATIM
BU RADYASYON GÜNEŞİMİZ, SÜPERNOVALAR VE UZAK GALAKSİLER GİBİ DİĞER GÖKSEL NESNELER TARAFINDAN YAYILMAKTADIR.
155.
ANLATIM
RADYASYON GEZEGENİMİZE GAMMA, X-IŞINI, ULTRAVİYOLE, GÖRÜLEBİLİR, KIZILÖTESİ, MİKRODALGA VE RADYO OLMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ DALGA BOYLARINDA ULAŞMAKTADIR. HEP BİRLİKTE ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU OLUŞTURMAKTADIRLAR.
156. Elektromanyetik Spektrum
ANLATIM
NERDEYSE TÜM BU DALGABOYLARI GÖZ İÇİN GÖRÜLEBİLİR DEĞİLDİR VE ORGANİK HAYAT İÇİN YA ÖLÜMCÜL YA DA YARARSIZDIRLAR.
BUNA RAĞMEN BU FREKANS SPEKTRUMUNUN İÇERSİNDEKİ ÇOK İNCE BİR KESİT RADYASYON BİTKİLER, HAYVANLAR VE İNSANLAR İÇİN GEREKLİ OLDUĞU GÖSTERMEKTEDİR.
157. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘ Diğer bir deyişle, gerçektende elektromanyetik spektrumun gerçekten çok dar bir aralığı fotosentez gibi yaşam süreçleri için yararlı olabilmektedir. Bu yaşam gamma ışınlarına, x-ışınlarına ya da ona benzeyen herhangi bir şeye göre evirilseydi gibi bir durum değildir. Gerçektende yaşam süreçleri için yaralı olabilecek çok dar bir spektrum aralığı vardır. İşte burada açıklığa kavuşan şey, yaşam için gerekli olan spektrum aralığının aynı zamanda çevrecimizdeki evrende yaptığımız çeşitli yapısal keşifler içinde en bilgilendirici ortamı sağlıyor olmasıdır.’
158.Elektromanyetik yelpaze
ANLATIM
BU OLDUKÇA ÖZEL DEĞİŞKENLER ( YANİ BİTKİLERİN BESİN YAPMASINI SAĞLAYAN, ASTRONOMLARADA KÂİNATI GÖZLEMLEME İMKÂNINI VEREN) EVRENDEKİ DOĞAL ELEKTROMANYETİK YAYILMALAR DİZİNİMİNİN TRİLYONDA BİRİNİN TRİLYONDA BİRİDİR.
159.
ANLATIM
ÇOK ŞÜKÜR Kİ BU GÜNEŞİMİZİN BOLCA ÜRETTİĞİ TÜRDEKİ BİR IŞINIMDIR. AYRICA ATMOSFERİMİZİN KORUMA KALKANINI İÇERSİNDEN EN RAHAT ŞEKİLDE GECİP YERYÜZNÜN YÜZEYİNE ULAŞABİLECEK BİR IŞIKTIR.
160.
GUILLERMO GONZALEZ
Bu gerçektende bizler gibi kompleks yaşamı destekleyen türde bir atmosferin uzak evrende gözlemlememizi önlemeyecek şekilde var olması gerçektende dikkat çekici bir tesadüftür.’
161.
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Bu bir sürprizdir. Bunu sadece şansın üretebileceğini düşünmediğiniz bir durumdur. Niçin evrende aynı anda hem en iyi yaşanabilirliği hem de bilimsel keşif için en iyi fırsatı veren yerler bulunsun ?
162. Guillermo çalışırken
ANLATIM
1997′DE GUILLERMO GONZALEZ YERYÜZÜNÜN SAMANYOLU GALAKSİSİ İÇERSİNDEKİ ÖZGÜL YERİ ÜZERİNE OLAN ARAŞTIRMASINA BAŞLADI.
BU ÇALIŞMASI ONU NETİCEDE YAŞAM VE KEŞİF ARASINDAKİ BAĞLANTIYI KUVVETLENDİREN, YENİ KANITLARA ULAŞMASINI SAĞLADI.
163. Yaşanabilirlik Kuşağı
GUILLERMO GONZALEZ
Nasıl ki güneş sistemi içersindeki yerimiz yaşanabilirlik için en uygun şekilde belirlenmişse aynısı galaksimiz içersindeki konumumuz içinde geçerlidir.’
164. Guillermo Gonzalez kutucuk içersinde /Samanyolu Diyagramı gösterilmekte
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Bizler spiral bir galakside ikamet etmekteyiz yani olukça düzleştirilmiş bir yapıda, merkezinde şişmiş bir küre olan ve spiral kollara sahip bir galaksimiz var. Bizler galaksinin merkezi ile sınırı arasında bir yerdeyiz.’
165. Guillermo Gonzalez galaksi resmine bakıyor.
ANLATIM
ASTROBİYOLOGLAR PETER WARD VE DONALD BROWNLEE SIKI BİR İŞ BİRLİĞİ İÇERSİNDE ÇALIŞARAK GONZALEZ SAMANYOLUNDAKİ POSİYONUMUZLA GALAKSİDEKİ DİĞER BÖLGELERİ VE SIKLIKLA YAŞAM İÇİN DÜŞMAN OLAN YERLERİ KARŞILAŞTIRDI.
166.Galaktik merkez canlandırması
GUILLERMO GONZALEZ
‘Galaksinin birçok tehlikesi vardır ve beklide bir galaksideki en tehlikeli yer galaktik merkezdir.’
167. Yoğun yıldızlar /süpernovalar
DON BROWNLEE
‘ Galaksilerin merkezindeki yıldızların yoğunluğu çok fazladır ve süpernova ve diğer etkiler yaşamın oluşmasını kesinlikle engelleyecek denli kuvvetlidir, ölüm tamda galaksinin merkezindedir.’
168. Kara delik
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Olasılıkla galaksinin merkezinde dev bir kara deliğiniz vardır ve eğer yanından geçen bir yıldızla karşılaşırsa, onu parçalara ayırır ve çevresinde büyüme diski oluşturarak büyük miktarlarda radyasyon, parçacık radyasyonu, elektromanyetik radyasyon, gamma ışınları, X-ışınları yayar…’
169.Galaksi merkezi-sınıra doğru hareket
ANLATIM
KARA DELİK, PATLAYAN YILDIZLAR VE ÖLÜMCÜL RADYASYON KOMPLEKS YAŞAMI GALAKTİK MERKEZDE GERÇEKTENDE İMKÂNSIZ KILARKEN… SAMANYOLUNUN DIŞ SINIRLARIDA YAŞANABİLİRLİK İÇİN DAHA FARKLI MEYDAN OKUMALAR SERGİLEMEKTEDİR.
170. Galaksinin sınırı
DAVID BRONWLEE
‘Dış bölgelerde durum çok daha narindir. Bizler demir, magnezyum, oksijen ve silikondan yapılmış bir gezegende yaşıyoruz. Eğer galaksimizin çok uzak bölgelerine gidersek, dış sınırın ötelerine… bu ağır elementleri daha z olduğunu görürüz…’
171. Galaksinin sınırı
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Buralarda da ağır elementlerin yokluğu sebebiyle Yeryüzü büyüklüğünde yaşamı destekleyebilecek gezegenlerin inşası mümkün değildir.’
172. Tüm galaksi
GUILLERMO GONZALEZ
‘Böylece tehlikeli Galaktik merkez ile dış sınır bölgesi arasında kalan uygun bir orta yer vardır.’
173. Galaktik yaşanabilirlik kuşağı
ANLATIM
GONZALEZ, BROWNLESS VE WARD BU BÖLGEYİ ( YANİ SAMANYOLU GALAKSİSİ İÇERSİNDE KOMPLEKS YAŞAMIN MÜMKÜN OLDUĞU YERİ) GALAKTİK YAŞANABİLİRLİK KUŞAĞI OLARA ADLANDIRDILAR.
174. Süreli yayın makalesi
ANLATIM
TEORİLERİ İLK OLARAK 2001 YILINDA YAYINLANDI… VE O ZAMANDAN BERİDİRDE ASTROBİYOLOJİSTLER ARASINDA GİDEREK ARTAN BİR ŞEKİLDE KABUL GÖRDÜ.
175.Galaktik yaşanabilirlik kuşağını kaplama
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Galaktik yaşanabilirlik kuşağını ne denli geniş olduğunu belirleyebilmek için yapılması gereken oldukça çok sayıda araştırma vardır, fakat sanırım bu konuda şöyle bir uzlaşmada oluşmuştur; ‘ Evet galaksinin belirli bölgelerinde uygarlıklardan söz edemeyiz, çünkü buraları oldukça tehlikeli yerlerdir ve bazı yerlerde de ağır elementler yeterince bulunmamaktadır…’
176. Galaksi kolları etrafında dönüyor
ANLATIM
BU ENGELLER YAŞANABİLİRLİK İÇİN MERKEZDEN UZAK YA DA GALAKSİNİN SINIRINDA OLDUĞUNDA EN AZA İNDİRGENEBİLMESİNE RAĞMEN, GONZALEZ YAŞANABİLİRLİK KUŞAĞININ İÇERSİNDEKİ OLDUKÇA GENİŞ BİR ALANINDA KOMPLEKS YAŞAMA ÇOK DAHA AZ EV SAHİPLİĞİ YAPABİLECEĞİNİ BELİRLEDİ.
177. Bijan Nemati ile Röportaj
BIJAN NEMATI
‘Bizler spiral kola yakın olmak istemeyiz. Bir spiral kolun dışında olmak isteriz yani galaksinin doğru yerinde.’
179. Galaktik kolların arasında
ANLATIM
GÖZÜKEN O Kİ BU TAMDA YERYÜZÜN BULUNDUĞU YERDİR. GÖRECELİ OLARAK GÜVENLİ, FAZLA KALABALIK OLMAYAN SAMANYOLUNUN SEGRITARIUS VE PERSEUS KOLLARI ARASINDA YER ALAN.
180. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Konum her şey demektir. Ve biz galakside öyle özel bir konumdayız ki, yaşanabilirlik en uygun şekilde düzenlenmiş, tehlikeler minimize edilmiş ve Dünyamızı meydana getirebilecek yeterli sayıda inşa malzemesine sahibiz.’
181.Galaktik yaşanabilirlik kuşağı
ANLATIM
GUILLERMO GONZALEZ VE JAY RICHARDS ARAŞTIRMALARINI GALAKTİK YAŞANABİLİRLİK KUŞAĞININ BİR BAŞKA YÖNÜNE ÇEVİRDİLER.
ŞİMDİ ÖNE SÜRDÜKLERİ YERYÜZÜNÜN GALAKSİMİZ İÇERSİNDE DE BİLİMSEL KEŞİF İÇİN EN İYİ KONUMA YERLEŞTİRİLDİĞİYDİ.
182. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Galaksideki konumumuz sadece yaşam için kritik olmakla kalmıyor. Galaksideki konumumuz aynı zamanda bilimsel keşif içinde son derece önemli gözükmektedir.’
183. Galaktik kollar arası görüntü
GUILLERMO GONZALEZ
‘Bizler oldukça düz yapıya sahip bir galaksinin, orta düzlemine yakın, spiral kollar arasında çok düşük toz içeriği olan bir bölgeye yerleştirilmişiz. Düz bir galaksi yapımız olduğundan gökyüzünün görebilmekteyiz ve temiz bir görüş alanına sahibiz.’
184.
ANLATIM
BU KONUM BİR ASIRDAN FAZLADIR SÜREN ASTRONOMLARIN SAMANYOLUNUN YAPISINI İNCELEME ARAŞTIRMALARLARI İÇİN İDEALE YAKIN BİR PLATFORM OLUŞTURMAKTADIR.
185. Yıldızlı Gökyüzü
YAY BURCU OLARAK ADLANDIRDIĞIMIZ TAKIMYILDIZLARA BERRAK BİR GECEDE BAKARSAK, GALAKSİMİZDEKİ YILDIZLARI DAİMA AYNI TARZDA GALAKSİ İÇERSİNE DAĞITILMADIĞINI GÖRÜRÜZ. BUNUN YERİNE, GALASİMİZDEKİ YILDIZLAR GRUPLANMIŞ KÜMELER HALİNDE GÖZÜKMEKTEDİRLER. GALAKSİMİZ TIPKI YILDIZLAR, GAS VE TOZDAN OLUŞAN YÜZBİN IŞIK YILI ÇAPINDA DÜZLEŞTİRİLMİŞ BİR DİSK GİBİDİR.
186. Samanyolu gece gökyüzü
GUILLERMO GONZALEZ
‘Samanyolu kuşağına gece baktığımızda bizlerin galaksinin sınırından düz yapısına baktığımız hissine kapılırız.’
‘Eğer galaksinin Galaktik merkezine yakın bir yerlerde olmuş olsaydık nesneler küresel şekilde dağıtılmış olacaktı. Bu olduğunda galaksinin içersindeki nesneleri dışarıda olanlardan ayırmak çok güç olmuş olacaktı.’
187. Galaktik merkeze doğru yöneliş
GUILLERMO GONZALEZ
‘Galaksimiz oldukça tozludur yani toz bulutları Galaktik merkezde olduğundan çok daha yoğun şekilde bizim bulunduğumuz bölgede toplanmıştır. Bu da uzak galaksilerin görüntüsünü elde etmenin çok daha zor olduğu anlamına gelir.’
188. Spiral kollarda yolculuk
ANLATIM
BENZER SORUNLAR GALAKSİNİN SPİRAL KOLLARINA YERLEŞTİRİLMİŞ BİR GEZEGENDE ÇALIŞMALAR YÜRÜTEN ASTRONOMLAR İÇİNDE OLUŞACAKTI.
SPİRAL KOLLARDA DAHA YOĞUN ŞEKİLDE BULUNAN GAZ VE TOZ BULUTLARI YILDIZLARCA AYDINLATILMIŞ OLDUĞUNDAN SAMANYOLUNUN ŞEKLİNE KARAR VERMEK YA DA GALAKSİMİZDEKİ YILDIZLARI EVRENİN DİĞER KISIMLARINDAKİ YILDIZLARDAN AYIRMAK ÇOK DAHA ZOR OLUCAKTI.
189. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Yeryüzünün yüzeyinde, bizler gerçektende hem yakınında olduğumuz Samanyolulun hem de bir bütün olarak uzak kâinatı görmek için en uygun yerdeyiz. ‘Böylece bir kez daha görmekteyiz ki, yaşanabilirlik ve yaşanabilir bir gezegenin oluşturulması için gerekli olan en iyi konum, aynı zamanda bilimsel keşif içinde Galaktik ölçüde en iyi konum olmaktadır. ‘
190. Ek
‘Evrenle ilgili en anlaşılmaz şey, evrenin anlaşılabilir olmasıdır.’ Albert Einstein
191. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Yüzyıllar boyunca evrenle ilgili bir şeyler keşfedebilmek gerçekten bir gizemli bir şeydi.’ Niçin bizim gibi varlıklar böyle bir evreni keşfetme yeteneği ile donatılmış olsunlar? Evrenle ilgili neyi ne için düşünüyoruz? Niçin şeyler oldukları şekilde uyumlular?
192. Paul Davies ile Röportaj
PAUL DAVIES
‘…Evreni fark etme ve anlama kabiliyetimiz esas anlamıyla evreni doğrulayan işarettir. Sonuçta biz evrene bağımlıyız. ( Bu bir kaza değildir. Eşyaya ait büyük kozmik şemaya tabi olmak gibi bir anlama gelir.) Şuan bu bağlantının nasıl işlediğine, neden orda olduğuna ve benzeri çıkarımlara dair herhangi bir fikrim yok, fakat evreni aşırı bir detay içeriğiyle ve böylesine derin bir seyide anlayabiliyor olmamız gerçeği karşısında çok ama çok şaşkınım.’
193. Rasathane/Gözlemevi
ANLATIM
MODERN ASTRONOMİNİN VE FİZİĞİN GÖZ ALICI İLERLEYİŞİ, EVRENİN İNSAN GÖZÜ VE AKLI İÇİN ULAŞILABLİR OLMASININ BİR SONUÇUDUR.
194. Olağanüstü güçler/ sabit değerler/ ‘yer çekimi’ ile sonlanış
ANLATIM
EVRENİMİZ FİİLEN TÜM EVRENİ VE GEZEGENİMİZ YERYÜZÜNÜ BİRLİKTE TUTAN KANUNLAR VE GÜÇLER TARAFINDAN KONTROL EDİLMEKTEDİR… VE TÜM BUNLAR KOMPLKES YAŞAMA VE BİLİMSEL KEŞFİN HER İKİSİNEDE İZİN VERECEK ŞEKİLDE İNCE AYARLANMIŞLARDIR.
195. Robin Collins ile Röportaj
ROBIN COLLINS
‘…Eğer (Kütle) çekim(i) gibi maddeyi bir arada tutan bir şeyiniz yoksa asla gezegenleri, yıldızları ve kompleks organizmaları da elde edemezsiniz… ‘Eğer kuvvetli nükleer gücünüz yoksa çekirdekte proton ve nötronları bir arada tutamazsınız. Böylece elinizde atomlarınızda olmaz. Sonuçta kimyanızda…’ ‘Eğer elektromanyetik kuvvetiniz yoksa kimyasallar arasında bağ oluşturmazsınız. Işığınızda olmayacaktır.’
196.
ROBIN COLLINS
‘…Ve liste böylece uzar gider. Size tüm bu temel prensipler gereklidir. Bunların hepsi yaşamın var olması için bir yerde ve düzende olmak zorundadır.’
197.
ANLATIM
GEÇEN 40 YIL BOYUNCA, BU TEMEL KANUNLAR VE GÜÇLER ARASINDAKİ GÜÇ İLİŞKİSİNİ BELİRLEDİLER. BU GÜÇLER KRTİK DERECEDE DENGELENMİŞTİ, SIK OLARAK BUNLAR SIK OLARAK ‘İNCE AYARLANMIŞ’ OLARAK ADLANDIRILDILAR.
198. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘…Eğer doğanın temel ve ana sabitlerini ele alırsanız ve bunları diyelim ki çok az değiştirdiniz, ya da değerlerini gelişigüzel şekilde belirlediyseniz, hiçbir şekilde içersinde yaşamı barındırabilecek bir evren asla elde edemeyeceksiniz demektir…’ ‘Bu evrende doğanın sabitlerinin sahip oldukları değerleri değiştirip çok az arttırarak yada azaltarak galaksilere, gezegenlere ve kompleks biyolojik organizmalara sahip olamayacaksınız demektir. İşte bu ‘ince ayar ‘ görüşüdür.
199. Sabit değerler oluşturma makinesi olarak Evren
ANLATIM
BU GÖRÜŞÜ DAHA İYİ ANLAYABİLMEK İÇİN, TÜM FİZİKSEL SABİTLERİ KONTROL EDEBİLEN BİR MAKİNE OLDUĞUNU FARZ EDİN.
200.
EĞER ŞUAN VAR OLAN BU TEMEL GÜÇ DEĞERLERİNİN MESELA YER ÇEKİMİ GİBİ HERHANGİBİR TANESİNİ ÇOK AZ BİR MİKTAR BİLE DEĞİŞTİRİSENİZ BUNUN KOMPLEKS YAŞAM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ YIKICI OLACAKTIR.
201.
ROBIN COLLINS
‘Eğer sadece küçük bir oranda yükseltirseniz… Büyük yapılı yaşam formları var olamayacaktı. Bezelyeden daha büyük herhangi bir şey tamamen parçalanacaktı.’ ‘Böylelikle sadece bakteri gibi çok ilkel yaşam formları elde edilebilecekti, fakat asla bilinçli gözlemcileriniz var olamayacaktı.’
202.
PAUL DAVIES
‘ Bu fizik için yaşam içeren bir evrenin öncelikli gereksinimlerinin altını çizen uzun bir listedir. Örneğin, atom altı parçacıkların kütleleri gibi diğer güçlerin kuvveti de çok önemlidir. Eğer gerçekten tüm bu biraz daha farklı değerlere sahip olsaydı, kesinlikle bugün bildiğimiz anlamıyla yaşamı var olması olanaksızdır.’
203. Sabit değerler oluşturma makinesi
ANLATIM
BU GÜÇLER VE SABİTLER YAŞAM VE KEŞİF ARASINDAKİ DOĞRU ORANTI İÇİN DİĞER BİR ÖRNEKTİR… BUNLAR VAR OLMAMIZ İÇİN SADECE İNCE OLARAK AYARLANMAKLA KALMAMIŞ AYNI ZAMANDA BİZLER TARAFINDAN ANLAŞILABİLİNİR KILINMIŞTIR.
204.
GUILLERMO GONZALEZ
‘Bu kanunların hayranlık verecek şekilde işlemesi kadar dikkat çekici olan, bu kanunların sadeliğidir. Ve bu elbette bu kanunların keşfedilebilirliğiyle alakalıdır.’
205.
ANLATIM
ALBERT EINSTEIN ŞÖYLE DEMEKTEDİR; ‘ EVRENİN PRENSİPLERİNİN HEM BU DENLİ GÜZEL HEMDE BU DENLİ BASİT OLMALARI KARŞISINDA DERİN BİR İNANIŞA SAHİBİM.’ YAKLAŞIK OLARAK 400 YILDIR, BİLİMİNSANLARI KÂİNATIN KANUNLARINI ÇÖZEN VE AÇIKLAYAN MATEMATİKSEL DENKLEMLERDE ZARİF BİR SADELİK KEŞFETMEKTEDİRLER.
206. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Söylenen odur ki teorik fiziğin gelmiş geçmiş en önemli teorileri bir parça kâğıt üzerine yazılmıştır. Sanırım, bu böylesine sade bir formül ya da denklemin, çok geniş ve çok karmaşık bir evrenin incelenmesinde kullanılan geniş kapsamlı uygulamalara dönüşüyor olması son derece şaşırtıcı bir durum teşkil etmektedir…’
207. Robin Collins ile Röportaj
ROBIN COLLINS
‘ Sahip olduğunuz evren sadece yaşamın oluşması için ince şekilde ayarlanmakla kalmayıp, çok güzel ve zarif bir matematiksel yapıya sahiptir öyle bir yapı ki bizler bu yapıyı keşfedebiliyoruz…’
208. Paul Davies ile Röportaj
PAUL DAVIES
‘ Birçok bilimi adamı şunu kabul etmektedir ki dünya hem düzenli hem de anlaşılabilirdir. Ve anlaşılabilir kısmı kanımca oldukça sıra dışıdır. Dünyayı düzenli olarak kabul etmek bir şeydir, fakat insanoğlunun anlayacağı bir şekilde düzenlenmiş olması gerçektende olağanüstü bir şeydir. ‘Ve sorumuz doğal olarak ortaya çıkar-‘bunun açıklaması nedir?’
209.
ANLAŞILABİLİR EVREN ÜZERİNE KAFA YORANLARIN ÇOĞU BU SORUNUN KOLAYLIKLA YANITLANAMAYACAĞINI SAVUNMAKTADIRLAR.
210. Robin Collins ile Röportaj
ROBIN COLLINS
‘Naturalistik varsayımlardan bakıldığında, evrenin insan nedenselliğince anlaşılmasını bekleyemezsiniz. Buna karşın, standart Naturalistik teoriye göre, insan nedenselliği avlanarak, dünya yüzeyinde dolaşarak ve eş bularak gelişmiştir.’
211. Paul Davies ile Röportaj
PAUL DAVIES
‘Bizlerin belirli yetenekleri vardır. Örneğin, akarsuların üzerinden sıçrayabilir, düşen elmayı yakalayabiliriz. Bunlar Dünyaya dâhil olmamız için gereklidir.
‘… Fakat neden kavrama ve ayırt etme kabiliyetimizde vardır? Örneğin, atomların içersinde ve kara deliklerde neler oluyor bilmek isteriz? İşte bunlar günlük deneyimlerimiz olarak adlandırılan yüzeysel gerekliliklerimizin tamamen dışında, hatta iyi bir Darwinci hayatta kalma söylemi için son derece anlamsız olan şeylerdir…
212. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Evrenin keşfedilebilirliği varlığımız için gerekli olan bir zorunluluk değildir. Bu buna ilaveten eklenmiş bir şeydir. Evreni kaynağı her ne ise açıkça görülen odur ki evrenin onu keşfedebilen gözlemcileri olmasını amaçlamıştır.’
213. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Gözlemleyicileri gözlem için en iyi yere koyarsınız. Bu eğer işleri akıllıca yapmayı amaçlıyorsanız tamda yapacağınız şeydir.’
214. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘ Gezegenimizin doğası, gezegenimizin atmosferi, güneş istemindeki konumumuz, içersinde olduğumuz güneş sisteminin türü, hatta çevresinde döndüğümüz yıldızın tipi ve galaksideki konumu geniş ölçüde bilimsel keşif yapmamız için son derece idealdir. Şu gözükmektedir ki bunların en önemlilerinin nerdeyse tümü aynı zamanda yaşanabilir bir gezegenin varlığı içinde gereklidir. Öyle bir gezegen ki bizim gibi varlıklara neden olan ve o olmadan başka hiçbir şekilde hayatta kalamayacağımız bir ortam. Sanırım tüm bunlar katıksız tesadüfler yerine insanların üzerinde az çok bir uzlaşmaya varacakları bir örüntü sunmaktadır.’
215. Guillermo Gonzalez ile Röportaj
GUILLERMO GONZALEZ
‘ Evrenle ilgili doğal güçlerin ve atomların birbirleriyle çarpışmalarıyla kolayca açıklanamayacak şeyler vardır. Ve böylece sizde bunu açıklamak için evrenin ötesinde bir şeye varmak zorundasınız.’
216. Kopernik Diyagramları
ANLATIM
NİKOLAS KOPERNİK GÜNEŞ SİSTEMİ İÇİN DAHA ZARİF BİR AÇIKLAMA ARAYIŞI İÇERSİNDEYKEN KENDİSİNİN TABİRİYLE;
EVRENİ OLUŞTURAN DÜZENİN OLAĞAN ÜSTÜ İYİ VE DÜZENLİ BİR YARATICI TARAFINDAN ŞEKİLLENDİRMİŞ OLMASI ONU BU DÜZENİ ANLAM A TUTKUSUNU HAREKETE GEÇİRMİŞTİ. ÖYLE BİR SİTEM Kİ TÜM SANATÇILARIN EN İYİSİ VE DÜZENLİSİ TARAFINDAN BİZİM İÇİN DÜZENLENMİŞTİ.
218. Dennis Danielson ile Röportaj
DENNIS DANIELSON
‘Ve böylece Kopernik bir zanaatkârın ya da işçinin yaptığı güzel ve iyi çalışan bir şeyin analojisini ile bunu düşlemişti. Bu analoji onun vardığı bir sonuç değildi. Bu analoji onun hipotezlerinden biriydi.’
219. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘ Modern bilimin kurucuları olan Kopernik, Kepler, Galileo ve Newton bizzat evrenin bir aklın ürünü olduğuna inanıyorlardı. Bir başka deyişle, bizim gibi varlıklar için akıl edilebilirdi çünkü kendiside bir aklın ürünüydü.’
220. . Paul Davies ile Röportaj
PAUL DAVIES
‘Onları bu fikir harekete geçirmişti. Esasen durum bir teolojik arayıştı. Onlar Tanrının yapıtlarını Dünyanın işleyişi yoluyla meydana çıkarmışlardı.
‘Neyi kastettiğime gelirsek Tanrının zihnine göz atabiliriz. Bizler gerçektende Tanrının evreni nasıl bir araya getirdiğini ortaya çıkarabiliriz. Bizim ‘bilim’ adını verdiğimiz süreç yoluyla doğada gizlenmiş bu altta yatan anlamı ortaya çıkarabiliriz.
‘ 221. Wilson dağı rasathanesi/gözlemevi
ANLATIM
HER NE KADAR BİRÇOK BİLİM İNSANI BU DENLİ AÇIK BİR TEOLOJİK MANADA DÜŞÜNMÜYORSADA, SON BULGULAR KOZMİK DENİZDE KAYBOLMUŞ MODERN SOLUK MAVİ NOKTA İMGESİNİ NDEN ÇOK DAHA FARKLI BİR NOKTAYI YENİDEN BİZLERE İŞARET EDEBİLİR.
222. Jay Richards ile Röportaj/ Evrende dolaşma
JAY RICHARDS
‘ 20. Yüzyılda bizlere özellikle anlatılan evrenin zihninde bizim yer almadığımızdı. Bir başka deyişle, Bizler çok büyük bir evrende varlığımızı sürdürüyoruz ve bu evren bizim gibi varlıklar için tasarlanmamıştı. Bizler basitçe yaşam olarak ufak bir gezegende, çevresi yine ufak önemsiz bir yıldızla çevrelenmiş, değirmene benzer bir galaksinin ve çok büyük bir evrenin içersindeydik. Buda tasarlanmış filan değildi.’
223. Jay Richards ile Röportaj
JAY RICHARDS
‘Bizim söylemimiz bundan tamamıyla farklı bir şey öneriyor. Evren tasarlanmıştır ve evren bir amaç için var olmuştur. Ve bu amaç, basit olarak sadece bizim gibi varlıkların için var olmamıştır, bizim için ve kendimizi aşan bir şekilde, küçük ve sınırlı evimizin ötesinde evreni büyük resimde görmek, evreni keşfetmek ve evrenin kendisinden öteyi işaret edip etmediğini düşünmek için bu söylemi öneriyoruz.’
224. Evrenin büyük yapısı içersinde seyahat
ANLATIM
EĞER EVRENE DAHA DERİN BAKMAYI BAŞARABİLİRSEK, KAÇINILMAZ OLARAK EBEDİ SORULARIMIZA GERİ DÖNMÜŞ OLURUZ;
KÂİNATIN KAYNAĞI VE BİZLERİN KÂİNAT İÇİNDEKİ AMACI NEDİR? CEVAPLARIN DAİMA TARTIŞMALI OLMASINA RAĞMEN ARTIK EVRENİN BİR KENARINDA KOMPLEKS YAŞAMIN VE BİLİMSEL KEŞFİN BİRLEŞTİĞİ YERYÜZÜ ADI VERİLEN OLAĞANÜSTÜ BİR GEZEGENDE, DEĞERLİ YEPYENİ BAKIŞ AÇILARINA SAHİBİZ
…225. Emeği geçenler…
”ÇEVİRENİN ADI VE ORJİNAL METNİN SİTESİ KAYNAK GÖSTERİLMEK ŞARTIYLA TÜRKÇE METİN HERKES TARAFINDAN KULLANILABİLİR.”
Bu giriş Eylül 1, 2008 tarih ve 11:40 pm saatinde gönderildi, Akademik Yayın, Akıllı Tasarım, Araştırma, Astro-Fizik, Astronomi, Belgesel, Bilim, Güncel, Kozmoloji, Röportaj, Teleolojik Evrim, Çeviri, İnsani ilkeler etiketler ile Astronomi, Bilimsel Araştırma, Evren, Köken, Kozmoloji, Organize Yapılar, Tasarım, Teleoloji, İnce Ayarlı Düzen, İnsani ilkeler altında tasnif edildi. Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 beslemeriyle takip edebilirsiniz. Yorum bırakabilir veya sitenizden geri izleme yollayabilirsiniz.

Eylül 13, 2008 1:37 pm
gercekten guzel bır calısma olmus..emegı gecenlere tesekkurler..keske az okuyan bır toplum olmasaydıkta boyle yazıları her kesımden ınsan okuyabılseydi..ve gerceklerı gorebılseydı..ve boylece olum korkusundan arınmıs kalbı huzurla dolu mutlu bıreylerın olusturdugu bır dunya hayal olmaktan cıkıp gercek olsaydı…..gercı sadece kendı toplumumuzu degıl tum dunya ınsanlıgını suclamak gerekır..emperyalızmın bır carkı olmayı kabul etmıs ve ona kole olmayı kabul etmıs bu bıreyler mutlulugu maddede arayıp daha sonra ölüp gderken yenı hayatlarında cok pısman olacaklardır ….bilgı o kadar onamlı bır seykı ınsanı hayvandan daha asagıda yapabılır (yanlıs bılgı)..isanı meleklerden daha ustunde yapabılır…makalenın sonunda hıc bır yorum olmaması cok uzucu…
Ekim 17, 2008 2:03 am
Tam anlamıyla mükemmel bir çalışma. Akıllı Tasarımcı/Yaratıcı/Tanrı’ya inancım daha öncede tamdı. Diğer canlıları ve insanları; yarattığı evrensel kanunlar aracılığıyla -büyük patlama teorisinde anlatılan- evrenin evrimiyle birlikte ve onun devamı niteliğindeki genetik tesadüfler sonucu meydana getirdiğini düşünüyordum. (Yanlış anlaşılmasın büyük patlama sonrası oluşacak tesadüflerin sonucunda bir insanında meydana geleceğini de bilen (sonuçta her şeyi bilen bir Tanrıda olduğu için) bir Tanrı’ dan bahsediyorum).
Ama bu çalışma gösteriyorki Akıllı Tasarımcı bizlerin varlığımızı sürdürebilmemiz için (tesadüf eseri asla oluşamayacak) bir dünya ve biyolojik ortam tasarlamış. En akıllı varlığın yapabileceği bir büyük sanat eseri.. Bu zekaya ve kudrete sahip bir Tanrı sonuçta zamanada (zaman kavramı belki de sadece bizler için geçerlidir) hükmeder diye düşünmemek içten değil. Buradan yola çıkarsak yarattığı şeylerin sonunuda (kader) biliyor olmalı.
İnsan ve Canlılar arasındaki belirgin uyum, birbirine bağımlılık ve benzerlik bir biyolojik kompleksleşme ve biyolojik çeşitlilik silsilesinin yaşandığını ve yaşanmakta olduğunu gösteriyor. Buna Akıllı Tasarımcının tasarladığı bir evrim (değişim) süreci diyebiliriz sanırım. (Zaten bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm evrensel kanunların yaratıcısıda odur, sona erdirecekte odur)
Evrendeki seçilmiş bir gezegende yaşıyor olmamız ve Akıllı Tasarımcının bilimini anlayan (ki bunu bizim görmemizide sağlayan bir evren ve dünya tasarlamış) varlıklar olmamız evrim teorisinin öngördüğü gibi tesadüf eseri bir varlık olmadığımızı gösteriyor.
Darvin ‘ in ve onun takipçilerinin evrim teorisi ateist bir çıkışla insanların kafasını karıştırmıştır. İnsanları ateizm ve geleneksel teoloji anlayışlarından birini seçmeye yönlendirmiştir. Bilim adamlarının bir çoğu ‘Akıllı Tasarımcı’ modelini şu an hipotez olarak öngörüyor ama kanaatimce kısa süre içinde en yaygın (Ateizmden beslenen siyasi düşüncelerden ve dinsel ve geleneksel tabulardan arınmış bilim çevrelerini kastediyorum..) varoluş görüşü olacaktır.