Yeni Primat Fosili İnsan Soy Ağacını Salladı.

Hiçbir ”yorum” eklemeden, National Geographic haberinin tercümesini aşağıda veriyorum.
Paleontologlar, Etiyopya da bulunan diş fosilinin Afrika’da daha önce bilinmeyen büyük primatların 10 milyon yıl önce yaşamış olabileceğini gösterdiğini rapor ettiler.
Japon ve Etiyopya takımına göre fosil sadece önemli bir boşluğu doldurmakla kalmıyor, şuanda ”işleyen insanın evrimi teorisini yok edebilir.” (kanımca öyledir)
Diş Etiyopya’nın fosil zengini bölgesi Afar’da bulundu. Burası 1974’de ilksel insan atası olarak bilinen Lucy’nin keşfi ile meşhur olmuş bir alandır.
Bilim insanları yıllardır, modern büyük primatların atası olabilecek 8–14 milyon yıllık maziye sahip doğrudan bir fosil kaydına rastlayamamıştı.
Fakat bu büyük primatların- goriller, şempanzeler, babunlar- aynı döneme ait fosilleri Avrupa ve Asya da oldukça fazla sayıda bulunmuştu.
Uzmanlar tüm primatların ortak atasının Afrika’dan ayrılarak değişik primat türlerinin zaman içinde dallandığı hakkında kurumsal tahminde bulunmuşlardı.
Bundan yedi milyon yıl önce modern primatların ve insanın ortak atasının Afrika’ya tekrar döndüğü hipotezi fosillerin moleküler analizleriyle desteklenmişti.
Son keşif, bununla birlikte, goril benzeri primatların Afrika’da en azından 10 milyon yıl önce bile yaşadığı anlamına geliyor.
Rift Vadisi Araştırma ekibi başkanı Berhane Asfaw’a göre de bu keşif ortak atadan dallanmanın moleküler bulguların ön gördüğünden çok daha evvel olduğunu anlamına geliyor. Asfaw şöyle bitiriyor ;
‘‘Bunun anlamı, bildiğimiz her şey yer değiştirmek (değişmek) zorunda…’’
Ayrıca aşağıda bir önceki önemli buluntu Toumai ile ilgili diğer bir çeviriyi veriyorum.Fosiller üzerinde ancak spekülasyon yapılabilecek ”kanıtlar”dır.
Evrim için nükleer bomba!
Darwinciler bulunan kafatasının etkinsinin beklenenden de büyük olduğunu söylüyor.
Todd Hertz
Yaklaşık olarak 7 milyon yıllık kafatasının keşfi evrim için küçük bir nükleer bomba olarak “yaşayan tarihin en önemli fosil keşfi” ve insanın oluşumunda yeni bir meydan okuma olarak seslendirildi. Time, fosilin ilk yakın akrabamız bile olabileceği söyledi…
Uluslararası bir bilim adamı takımı geçen yaz Chad’ın Djurda çölünde iki çene kemiği parçası ve birkaç dişi neredeyse eskizsiz bir kafatasıyla beraber ortaya çıkardılar.(Adı Toumai olan yerel dilde hayatın umudu anlamına gelen buluntu).Bazı paleoantropologlar Nature Haziran sayısını da duyurulan buluntunun, insan evrim haritasını yeniden yazdığını söylemekteler.
Daha önceki evrim teorilerine göre, yeni tür, Salehanthropus tchonolensis, yaşına göre oldukça ‘‘gelişmiştir’’. O zaman diliminde ki varlığı, savunanların söylediğine göre daha sonradan insan ırkını oluşturan Hominid (insanımsı) adlı Primatların evriminin ‘‘geleneksel’’ gelişim çizgisine uymadığıdır. Bu keşif (daha önceki keşifler ile birlikte) bazı bilim adamlarını insan aile ağacının değişik yaşam tiplerinin farklı türlerden dallanarak türetildiğini gösteren gerçek bir kol bulunduğu ya da bunların ölü noktalar olduğu fikrine götürmektedir.
Toumai’nin Hominid nitelikleri ve maymunsu bileşkeleri ortak olarak kat edilen 10 milyon yıl önceki kaba maymundan ilk hominidlere (insanımsılara) giden 5 milyon yıl sonrasına değin fiziksel bir öngörü sunan zaman çizelgesini belirsizleştirmektedir.
Bilim adamlarına göre, Toumai arkadan şempanze gibi, önden bakıldığında ise insan özellikleri göstermekteydi; düz bir insan yüzü olan maymun. Her ne kadar diğer herhangi bir Hominid den bir milyon yıl yaslıda olsa da,4 milyon yıllık buluntu, Hominid kafataslarından çok daha insan benzeri özelliklere sahiptir. Toumai’nin goril benzeri kalın alın yapısı, bir şempanze benzeri beyin kafesi ve insan benzeri dişleri vardır. Spinal Kort incelemeleri onun iki ayağı üzerinde yürüdüğüne işaret etmektedir. Nature dergisi Antropoloji editörünün Radyo Free Europe’ da ki bilim programında söylediği gibi:
“Bu eğer ‘‘sağlam’’ bir evrim görüşünüz varsa bulmayı umduğunuz şey kesinlikle değildir. Burada maymun benzerinden daha fazla inceliğe sahip bir şeylerden olduğumuz ve giderek daha modern özellikler kazandığımız gözükmektedir. Buna ‘modern ve antik olanın şok edici karışımı neden olmuştur’ demiştir.
Darwinizm kritikleri ise Salehanthropus’un keşfinin gösterildiği kadar büyük bir etki oluşturmadığını belirtmekteler. Kara kutusu: Evrime Karşı Moleküler Başkaldırı kitabının yazarı Michael J.Behe bir konuşmasında şöyle der;
Sanırım ki bu buluntu sade bir şekilde insanın nereden geldiğini anlamada bilimin zaafını göstermektedir. ‘‘Eğer yeni bir dizi kemik keşfi, paleoantropolojistleri ne bildikleri ile ilgili yeniden kapsamlı bir değerlendirme yapmaya zorluyorsa, paleoantropolojistler tüm olanı gerçektende sandıkları kadar bilmiyorlarmış demektir.’’
( yorum-Aynı şey yeni bulunan dişler hususunda genetikçiler için söylenebilir.)
Behe buluntunun Darwin’in şans tarafından oluşturulan evrim teorisine meydan okuyan akıllı tasarım tartışmaları için oldukça alakasız bir konu teşkil ettiğini belirtmekte “Herhalde bu her yıl yâda ertesinde ‘‘senaryolarını’’ değiştirmek herkesi gülümsetiyor olsa gerek.
‘‘Eğer onlar gibi düşünmeye mahkûm edilmediyseniz, onların parçaları umutsuzca bir araya getirme çabalarını eğlenerek izlersiniz”.
Gerçekte, Behe, Toumai hakkında akıllı tasarım topluluğunda küçük bir tartışma yaşandığını söyledi. Yorumlar genelde ”işte en son göz alıcı fosil buluntusu” seklinde olmuştu. Bir başka göz alıcı fosil buluntusu Toumai’den yaklaşık bir hafta önce duyuruldu;1.75 milyon yıl yaşında bir kafatası Georgia’da buluntu, bilim adamlarını şaşırtan yaşının ve konumunun gerektirdiğinden çok daha küçük olmasıydı.
Peki, akıllı tasarım teorisyenleri niçin Toumai’yi bu kadar görmezden gelmekte? Akıllı Tasarım Şempanze-Hominid ayrımını konu almayan birçok biyolojik seviyeyi içerir. (Darwinizm) Evrim ve Akıllı tasarım arasındaki bağlantı noktası, insanın nasıl geliştiği değildir. İnsanın gelişiminde tasarımın yâda şansın rol oynayıp oynamadığıdır.
Darwin’in iddiasının ünü onun organizmaların ‘‘ortak bir atadan evirilmiş’’ olabileceği fikri değildi. Diğer insanlarda bu konuda diğer teorileri ortaya koymuşlar ama her zaman aklın rehberliğini dilemişlerdi. Darwin’in esas dayandığı temel bunun ‘‘şansla’’ olabileceğidir.
Fakat son 50 yılda bulunan hücresel seviyedeki karmaşıklık, Darwinci evrimin gerektirdiği ufak adımlarla hepsini bir araya getirilebildiğini düşünmek zordur. Bizim fikrimiz şansın kontrolsüz ve bilinç dışı etkisi yerine şunu düşünmenin iyi bir sonuca varma olduğudur, şeylerin görünürde tasarlandığı (yorum-Kör Saatçide umutsuzca içinden çıkılmak istendiği gibi) değil, gerçektende tasarlandığıdır.
Evrimin ikonları’nın yazarı Jonathan Wells, aynı zamanda Discovery enstitüsü görevlisi ve Akıllı Tasarımın beyin takımının da bir üyesidir. Wells paleonatropolojik buluntuların akıllı tasarıma çok az katkıda bulunduğu fikrindedir;
“Fosiller bizlere ilahi bir şekil içinde Yaratıcının bizleri yaratıp yaratmadığında dair bir yol ve yahut diğer alternatif yolu söyleyemezler.”
Buna ek olarak Wells, evrimin kanıtlarının çoğunluğunun kimsenin inkâr etmediği mikro evrimi ( türler içindeki küçük değişiklikler) desteklediğini belirtir. Ne olursa olsun, evrimciler sıklıkla kanıtları onların teorilerini desteklemese bile bunları destekler gibi koz olarak kullanmaktalar.” diyerek bu buluntunun onlar için ne ifade ettiğini özetler.
‘’ Bu Darwinci görüşü kanıtlamak isteyenlerce incelikle yapılan ve benim oldukça eğlendirici bulduğum bir durumdur. Çünkü buluntu görüşlerini kanıtlamaz, en azında buluntunun onlara yaptığı kafalarını daha da karıştırmaktır. En kötüsü buluntunun teoriyle alakasız ve bağlantısız olmasıdır.’’
(yorum-genel evrim sinsilisinde bu bulguların kronolojik olarak yerleştirilebileceği fosil boşluğu yoktur.)
Söylediği Toumai’nin evrimin asla bir kanıtı olmayacağı sadece bilinmeyen bir tür şempanze olabileceğidir. Kimse bu yeni kafatasının insan soyağacında nerede yer alacağına kesin emin değildir. Gerçekte ise şempanzenin kayıtlarının tamamen boş olmasıdır. Buna benzeyen her yeni bir fosil bulunduğunda şempanze soyağacı yerine insan soyağacına oturtulacağı için sonuç olarak ortada şempanze fosili olmayacaktır.
Generation Reseach enstitüsünden Bill Horsch evrimcilerin (Darwincilerin) Toumai’nin atasal soy çizgisini daha da sisli yaparak davalarını yaraladığının farkında olduklarını ve savunmalarının da etraflarında dönüp durup Toumai’den yardım beklemek olduğunu söylemektedir. Horsch evrimcilerin imdat çığlıkları attığını ve bunlara benzer kelimeler kullanmakta olduklarını söylüyor:
“Bu resmi daha karmaşık ve içinden çıkılmaz yapmakta”.
Bizler ise bunu gerçek olarak şu şekilde çevirip söylemeliyiz:
“Bu buluntu bir pislik…”
Kaynak (tıklayın) ;
Orijinal metin: http://www.arn.org/docs2/news/nuclearbombforevolution082002.htm


Mustafa bey,
Ben de yorum yapma gereği duymuyorum. Sonuçta bu bilim. Elbette yeni bulgular eski verilere dayanılarak ulaşılan sonuçları değiştirebilir. Bilimin doğası gereği bu çok doğaldır. Ben bu konuda size iki link vermek istiyorum. Emin olun NC yazısından çok daha önemli ve bilimsel içerik olarak doyurucu. İkinci yazı birincinin devamıdır.
Did Gen Suwa just save paleoanthropology?
More on Chororapithecus
Çok Teşekkür ederim linkler için Sayın Da Vinci size Science’ın haziran sayısındaki bir makaleyi yolluyorum.İyi çalışmalar…
Ben de yolladığınız haber (makale değil) için teşekkür ederim. Ama yeni birşey yok haberde. Yani zaten bilinen şeylerin tekrar ifadesi gibi birşey. İnsan şempanze genetik farklılığının %1′den büyük olduğu zaten biliniyor. Şempanze genomu projesi bunu zaten ortaya çıkardı. Bu konuda herhangi bir sorun görmüyorum.
Evrimi kabul ettiğinize göre sizin için de bir sorun olmadığını sanıyorum.
Burda çevirisini yayınladığımda sizin gibi düşünülmeyeceğinden eminin Hürriyet gazetesi bile durmadan o mit üzerinden evrimcilik oynuyor.Detaylı olmasına gayret ediyorum.Bu sefer acelede etmeyeceğim ki sizin hata bulmaya dayalı bilimselliğiniz dışında bişeyler denemeye mecbur kalasınız.:) Saygılarımla..
Mustafa bey,
Bu haberden ne çıkardığınızı çok merak ettim şimdi? Lütfen bu hbaerin anlamı sizce nedir açıklar mısınız? Bizi biraz aydınlatırsanız çok sevinirim.
Simdi dolasirken, bu sitenin farkli kisimlarin da oldugunu fark ettim. Ayni yaziyi acip duruyorum bende. Sizin aktardiginiz sekilde birseyi demenin buyuk bir iddia oldugunu bilerek hemen habere gectim. Yine ayni seyi yapmissiniz, soylenmiyen seyi soylenmis gibi gostermissiniz. Sasirmadim.
Simdi dolasirken, bu sitenin farkli kisimlarin da oldugunu fark ettim. Ayni yaziyi acip duruyorum bende. Sizin aktardiginiz sekilde birseyi demenin buyuk bir iddia oldugunu bilerek hemen habere gectim. Yine ayni seyi yapmissiniz, soylenmiyen seyi soylenmis gibi gostermissiniz. Sasirmadim.
Demissiniz. Boyle bir iddia hicbir yerde yok.
Orjinali su sekilde:
“Could” also demolish a working theory “OF” human evolution. Yani genel olarak insan evrimi icersindeki bir teoriyi yikabilir diyor. Genel olarak insan evriminin yikildigini soylemiyor. Ve “could” demisler, yani yok edebilir, siz ise olmus gibi gosterip “yok ediyor!” demissiniz. Ki arastirmayi yapanlarin kendisi bile insan evrimine karsi cikmaz iken, ve tam tersi “evolutionary split” daha erken olabilecegini soylerken siz nasil hemencicik insan evrimini yikildiginin sonucunu cikardiniz?
Adamlar eski insan ve maymunlarin ayrisma donemi uzerine tartisiyor(her iki taraf da kabul ediyor), siz ise evrimi yerle bir eden bir sonuc cikartiyorsunuz. Nasil is bu? diye soruyorum size…
Tum bu yeni cikan seyler, arastirmayi yapanlarin kendisi tarafindan bile evrim teorisini gelistiren seyler olarak gorulurken, siz baskalarinin yaptigi o calismalardan farkli sonuclar cikartiyorsunuz.
Barış Sevim Bey,
Görüyorum ki sayın Da vinci ile ikiniz aynı zamanda dilbilimcisinizde.Übermensch bilim insanlarımızdan ne beklenebilir değil mi:)
Yine concise dictionary başvuralım also için;
also - adv.
in addition; likewise; besides.
Şimdi ortada yaklaşık 40 yıldır anlatılan paradigmanın dayatması bir Lucy şeması var ,moleküler sonuçlar bile buna göre yorumlanmış durmuş.Sonra Lucy’nin bulunduğu yerde birden Darwinizmin fosil kayıtlarında doldurulmasını beklediği boşluğu doldurmak yerine işleyen şemayı altüst eden bir fosil bulunuyor.
NG nin yada aşağıda linklediğim bilimsel yayınların kimin tarafında olduğuda belli neyin misyonunu üstlendiğide.Herhalde ”colud also demolish” denecek zaten sözlük anlamından benim yorumunda çıkarılabilir sizinki de, benim tercihim o yönde oldu.
Birde ısrarla anlamadığınız şey anlayamadığınızda desek daha doğru olur benim EVRİM teorisi ile alıp veremediğim bir durumun olmaması.İnsan evriminin değilde Darwinizmin yıkıldığını manasını kullandığımı bu blogu yeni takip eden biri bile anlayabilir.Siz o basiretten yoksunsanız bu beni hiç ilgilendirmemektedir.
Ayrıca sizin şu itiraf gibi satırlarınızdan da açıkca görülen sizler için Evrim=Darwinizm’dir.(peer-reviewed süreli yayınlarında eğilimi de maalesef budur.)Çünkü sürekli bir ön kabulle suçladığınız AT’nin karşısına başka bir ön kabul (ateizm) ile çıkarak baştan kaybediyorsunuz.Bu şekilde davranarak AT’nin sadece yaratılışcı kampta yer alan, bilime sızmaya çalışan bir hareket olduğunu ileri sürüyorsunuz.Bu içinden çıkamayacağınız bir paradoks, o sebeplede bilimsellik iddianız sadece misyonunuzun boyu kadar olabilir.
Evrim teorisni kümülatif bilgi ile gerçekten gelişebilmesi için sizin gibi skolastik bir hipotezin (Darwinizm) bilimselliğini yer çekimi kanunun kadar gerçek görmenizinden bilim dünyasını azad etmek gereklidir.Evrimi anlamamız için sadece kesin bir tek geçerli yol olabileceği fikri(Darwinizm) bilimi bir kısır döngü içine hapsedip , onun tarafsızlık ilkesine gölge düüşürmek ve bilimsel olduğunu iddia edip , diğer olası açıklamaları yok saymak,hor görmek yada karalamak Papa’nın dogmalarına inanan ruhbanlardan daha fazla bilimsel olamamak demektir.Eğer gerçekten bilim adamı kimliğiniz, kişisel görüşlerinizin üzerinde ise evrimidaha iyi anlamak için her yeni açılımı sonucu nereye gidebilecek olursa olsun denemek, onuda hesaba katmak, bulguları elden geldiğince işleyişleri anlamak tarafında kullanmalısız.Oysa yapılan bir ön kabule binaen tüm evrimi anlamlandırmaya çalışmaktır.Bu sebeple sizlerle ( Da vinci Bey) herhangibir şekilde uzlaşmamız mümkün görünmemektedir.
Bilim eğer tarafsız verileriyle Darwinizm aleyhine gerçekleşen tüm verileri ortadan kaldıracak ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde verilere ulaşırsa, bir Darwinist olmaktan gocunmam ve yanıldığımı beyan ederim.Oysa Darwizm diyalektiği buna zaten baştan izin vermemekte. Şurası yadsınamaz bir gerçektir ki AT hareketi modern bir şekilde ortaya çıkana kadar biyoloji bilminin elindeki en iyi entrüman Darwin mekanizmalarıdır.Darwin mekanizmaları belirli ölçülerde ve patikalarda evrimi anlamamız için olağan üstü ufuk acıcı bulgular ortaya koymuşlardır.Fakat ambriyen döneminden başlayında günümüz moleküler biyolojisine değin var olan makro dünyada bu mekanizmalar ”matematiksel manada” geçersizdir.Öyleyse evrimi anlamak için bizim bu enstrümanların yanında tersine mühendislikte olduğu gibi başka açılımlara ihtiyaçımız vardır.Tümdengelim ve Tümevarım gibi iki yolun ortak kullanılması ile gerçeğe daha çok yaklaşılacağı kanaatindeyim.Bu sonuç sizin ön kabulünüz için hoş manalar taşımamaktadır biliyorum.Ortadoks biyoloji anlayışının değişmeside kolay bir süreç değildir.Bizzat Darwinin kendiside kendinden önceki biyolojik sistemi değiştirirken çok sancılı dönemler geçirmiştir.Yeni anlayış eskisinin yerini alması eskinin muhafazakar militanlarınca sürekli geçiktirilmeye çalışılmıştır.Fakat sonuçta tarihsel evrimde de görüldüğü gibi yenilik ve yeni açılımlar eskisinini yenmiş ve yeni ufuklar açabilmiştir.AT içinde bu süreç yeni başlamıştır.AT yaratılışcı tezlerinden elbet sıyrılacak ve Darwin mekanizmalarının mutlak güç olduğu fikrini terkeden bilim adamlarınca onlarla beraber kullanılarak evrimi daha iyi anlamamızı er geç sağlayacaktır.Sizlerde akademisyenler olarak buna en yakın tanıklar olacaksınız…
Saygılarımla.
Not ; iki link hakemli yaında NG de yayınlanan haberin aynısıdır. Üyeliğiniz varsa inceleyip bana dönerseniz sevinirim.
http://www.anchorscience.com/science-current-issues.html
http://www.sciencemag.org/cgi/content/full/317/5841/1016a?rss=1
Mustafa bey,
Aslina uygun tercume etmek ile dil bilimi arasinda fark var. Ben tercumenizin yanlis oldugunu gosteriyorum size, dolaysiyla yanlis tercumeden dogru cikarim yapmanizi beklemiyorum zaten. Olay gayet basit, uzay teknolojisinden bahsetmiyoruz, temel ingilizce den bahsediyoruz. Bakiniz sozluk “could” icin ne diyor. (”also” degil “COULD”).
Ne diyor? “used to express possibility”
Yani olasilik dan bahsediyor!!! sizin bahsettiginiz sekilde kesin yargi ifade etmiyor. Benim canim oyle anlamak istedi ile tirnak icine alip oyle imis gibi gosteremezsiniz. KESIN YARGI ile OLASILIK arasinda 180 derece fark var. Tirnak icine alip alinti yapmis gibi gostereceginize “benim canim boyle yorumlamak istiyor” diye belirtmeniz lazim. Okuyucularinizin bunu bekleme hakki oldugunu dusunuyorum cunku okumak icin zamanlarini harciyorlar.
Kaldi ki, o “olasilik” gercek bile olsa, yine sizin iddia ettiginiz gibi evrimin gocmesi gibi bir ifade gecmiyor. Evrim teorisine içkin, bugun kabul edilen bir varsayimin yanlis olabileceginden bahsediyor. Ayrisma su anda kabul edilen zamanda mi yoksa daha oncemi diye tartisiyor makale. Evrimin gocmesinden degil. Iddia sahibi arastirmacilarin bugun kabul edilen evrim teorisi ile herhangi bir problemleri yok.
Daha bundan acik nasil gosterilebilir bilemiyorum dogrusu!
Yani Lucy konusuna girmeden once tercumemizi dogru yapalim lutfen.
Ayrica Da Vincinin itirazlarini da okuyorum, ceviri konusundaki soyledikleri gayet isabetli. Baska bloglarda farkli kullanicilarin ayni sekilde tane tane siralanmis ceviri ve cikarim itirazlari var. Demek ki boyle bir sorun var! ustelik koca koca pasajlar da degil, cok somut cumleler, kelimeler bazinda sozluk esliginde ortaya koyuyoruz.
Ayrica siz evrimi kabul etmiyorsunuz! ufak tefek mutasyonlari kabul edip geri kalan tum seyleri “darwinist” diye inkar etmek evrimi kabul etmek filan degil. Ve dunyadaki tum universiteleri,bilimsel calisma yapan kurumlari ve bunlarin her milletden her turlu dinlerden farkli farkli bilim insanlarini bosverip, arkasinda hristiyan cematlarin (organized religion), Hudson enstitulerinin kaynagi aciklanmiyan paralari ile yayin ve fikir ureten Discovery Institute un yaydiklari ID yi bilimsel, Darwin ve bugun genel kabul gormus evrim teorisini dinsel diye damgalamaniz biraz komik kaciyor.
Ve ayrica hic kimse Ateizmi sart filan da kosmuyor. Dinin, metafizik hokus pokuslarin bilimde yeri olmadigini savunuyoruz. Yoksa bugun evrim teorisi kabul eden onbinlerce inanc sahibi insan var. Bilimin amaci olan, “…find natural explanations to…” ile illaki ateist olmak arasinda hicbir ilinti yok.
Bakiniz, dua ile acilan universitede bir konferans. Vaktiniz oldugunda izleyin, gayet eglenceli bir video. Ken Miller bu arada su meshur mahkemede ID cileri tabiri caiz ise rezil eden adamlardan birisi.
http://youtube.com/watch?v=JVRsWAjvQSg
Barış Bey
Biz koskoca Oxfordun sözlüğünü kaynak verelim karşımızdaki bilirkişi ise dictionaty.com alıntısı yapsın internet kurnazlığı bir yere kadar Barış Bey, Oxfordun ingilizce sözlüğündeki açıklamayı kabul etmeyin.Bu konuda da ne kadar bilimselsiniz gördük, ama şaşırmadık…
could için;
can1 // v.aux. (3rd sing. present can; past could //) (foll. by infin. without to, or absol.; present and past only in use)
1 a be able to; know how to (I can run fast; can he?; can you speak German?). b be potentially capable of (you can do it if you try). c (in past) colloq. feel inclined to (I could murder him).
2 be permitted to (can we go to the party?).
Da Vincinin yaptığı gibi teker teker yapmaya gerek görmüyorum çünkü bu bir politika , tartışmayı ana konusundan saptırmak için yapılan straw man cabası.Bakın NG makalesinin sonunda ”bildiğimiz herşey değişmek zorunda” diyen bir görüş sizce aslında neyi ima edebilir.Kabullenmesi kolay olmayabilir ama ‘’sad but true” bir durum Darwinciler için.Ayrıca evrimteorisi.org ta bende detaylı inceleme yaparsam benzer hataları bulacağımı düşünüyorum.Fakat sizin gibi bunu ard niyete değil dünya görüşüne bağlarım,yada dikkat eksikliğine.Sizin çeviri husunda isabetli görüşlerinizin geçerliliği sözlük konusundaki tavrınızdan bizlere ışık saçtı.Teşekür ediyorum.
Siz could uzerine degil “also” uzerine sozluk alintisi yapmissiniz. sonra beni gormemezlik ile sucluyorsunuz.
Hem “Could” uzerine ne kurnazligi yapayim!?. It’s not rocket science, it’s basic English!!! Hangi sozlugu acarsaniz acin. Anlami gayet acik, Oxford da gayet guzel aciklamis iste. Ne diyor oxford?
be potentially capable of kesin yargi mi belirtiyor simdi bu?
yapabilir,edebilir,olabilir gibi anlami olan bir socugun anlami nasil “yapmistir” olarak ceviriyorsunuz?
Neyi nereye saptiriyormusuz, gayet acik degil mi? Siz ingilizce ogretmeniyim diyorsunuz birde, “could” u kesin yargi belirten birsey olarak nasil kullaniyorsunuz? Baska anlamlar verdigini goremiyormusunuz? Varsa baska bildiginiz sozluk onlara da bakalim.
Turkce sozluk ne diyor: (www.sozluk.web.tr)
Bu ne diyor? olasilik belirtir, -abilir,-ebilir..
Olasilik belirten birsey kesin yargi midir? O sekilde tercume edilir mi?
Baska sozluklerimiz ne diyor:
Daha bunun uzerine benim carpitma yaptigimi nasil iddia edebiliyorsunuz. Konuyu nereye cekiyorum? Sizin yazinizin ozunu olusturan, sizin kendinizin tirnak icine aldiginiz cumleye dikkat cekiyorum. Baska bir yere lafi kaydirmiyorum. Siz naapiyorsunuz? benim bu kadar acik bir sekilde gosterdigim cevirme hatasinin uzerine Lucy den NG den bahsediyorsunuz. Bu kucuk bir hata degil, cunku bambaska bir anlami var. Bu sizin ufak hata dediginiz sey yuzunden evrim karsiti olmiyan, (ne makalenin kendisi, nede arastirmacilarin kendisi) birseyden sizin cikardiginiz gibi su an kabul edilen “insan evriminin cokusu” gibi birsey cikartiyorsunuz. Boyle bir teoriyi cokertirken boyle hatalar sizce onemli degil mi?
Kendiniz yazinizin basinda
(WordPress surekli hata veriyor bu 3.cu gonderis)
Siz could uzerine degil “also” uzerine sozluk alintisi yapmissiniz. sonra beni gormemezlik ile sucluyorsunuz.
Hem “Could” uzerine ne kurnazligi yapayim!?. It’s not rocket science, it’s basic English!!! Hangi sozlugu acarsaniz acin. Anlami gayet acik, Oxford da gayet guzel aciklamis iste. Ne diyor oxford?
be potentially capable of kesin yargi mi belirtiyor simdi bu?
yapabilir,edebilir,olabilir gibi anlami olan bir socugun anlami nasil “yapmistir” olarak ceviriyorsunuz?
Neyi nereye saptiriyormusuz, gayet acik degil mi? Siz ingilizce ogretmeniyim diyorsunuz birde, “could” u kesin yargi belirten birsey olarak nasil kullaniyorsunuz? Baska anlamlar verdigini goremiyormusunuz? Varsa baska bildiginiz sozluk onlara da bakalim.
Turkce sozluk ne diyor: (www.sozluk.web.tr)
Bu ne diyor? olasilik belirtir, -abilir,-ebilir..
Olasilik belirten birsey kesin yargi midir? O sekilde tercume edilir mi?
Baska sozluklerimiz ne diyor:
Daha bunun uzerine benim carpitma yaptigimi nasil iddia edebiliyorsunuz. Konuyu nereye cekiyorum? Sizin yazinizin ozunu olusturan, sizin kendinizin tirnak icine aldiginiz cumleye dikkat cekiyorum. Baska bir yere lafi kaydirmiyorum. Siz naapiyorsunuz? benim bu kadar acik bir sekilde gosterdigim cevirme hatasinin uzerine Lucy den NG den bahsediyorsunuz. Bu kucuk bir hata degil, cunku bambaska bir anlami var. Bu sizin ufak hata dediginiz sey yuzunden evrim karsiti olmiyan, (ne makalenin kendisi, nede arastirmacilarin kendisi) birseyden sizin cikardiginiz gibi su an kabul edilen “insan evriminin cokusu” gibi birsey cikartiyorsunuz. Boyle bir teoriyi cokertirken boyle hatalar sizce onemli degil mi?
Kendiniz yazinizin basinda
The recent fossil discovery, however, means that ancient gorilla-like apes lived in Africa as far back as ten million years ago.
“Based on this fossil, that means the split is much earlier than has been anticipated by the molecular evidence,” said Berhane Asfaw, a study co-author at the Rift Valley Research Service in the Ethiopian capital of Adis Abeba (Addis Ababa).
Hemen oncesinde geciyor bu paragraf. Yani zaman a iliskin bir fikir yurutme baglaminda soz ediliyor. Sizin iddia ettiginiz gibi hersey degisecek, evrim goctu gibi birsey degil. Degisik bulgularin nerede ve ne zaman olabilecegi ile ilgili tartisiyorlar.
Berhane Asfaw: “Ethiopia’s Evidence: The Transition from Australopithecus to Homo” diye dersi var adamin. Yani adam nelerle ugrasiyor siz hangi anlamlar cikartiyorsunuz calismalarindan.
Bu arada sırf bilginiz olsun diye söylüyorum o haberin ikinci sayfası da var.
Barış sevim Bey
İstediğiniz değişiklikler yada yorum farkları kullanılsada kanımca anlam değişmiyor.Çünkü ortada moleküler kanıtlarla üzerinde büyük bir konsensüsün sağlandığına inanılan bir fosil zinciri (Lucy’den Homo sapiens’e) ”vardı”.Leakley ve Roger Lewin kitaplarında bu zincir ballandıra ballandıra anlatılır.Peki, bu keşif ile ne oldu , ne değişti ? Kısaca güle güle eski şematik bilgimiz demelisiniz.Bu hiç beklenmedik bulgu Darwinci evrimin moleküler kanıtlarla uyuşmayan yanlarını ifşa etmiş oldu. Herşey geriye çekilmek zorunda derken belli bir zinciriin tarihlenmesi kastedilmiyor orda.Düz okumaktan algı bunalımına girmişsiniz yada o kadar anlayabiliyorsunuz.Bu fosil Darwincilerin bir konu üzerinde gerçekten iyi bildiğini zannettikleri sürece yeni bir nükler bomba gibi düştü.Aynı gerçek Toumai çoçuğundada olmuşdu.Fakat inanılmaz bir çarpıtma ile Toumainin Darwinci evrimi desteklediğini Hürriyet gibi gazetelerimizde okuduk;
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/2005/04/26/633781.asp
oysa durum şudur;
Size Toumai çocuğu ile ilgili çevirimi yolluyorum.Dikkatle inceleyip bana dönün hatam varsa düzeltmek isterim.Makalenin altına bu makaleyide ekliyorum.
Evrim için nükleer bomba!
Darwinciler bulunan kafatasının etkinsinin beklenenden de büyük olduğunu söylüyor.
Todd Hertz
Yaklaşık olarak 7 milyon yıllık kafatasının keşfi evrim için küçük bir nükleer bomba olarak “yaşayan tarihin en önemli fosil keşfi” ve insanın oluşumunda yeni bir meydan okuma olarak seslendirildi. Time, fosilin ilk yakın akrabamız bile olabileceği söyledi…
Uluslararası bir bilim adamı takımı geçen yaz Chad’ın Djurda çölünde iki çene kemiği parçası ve birkaç dişi neredeyse eskizsiz bir kafatasıyla beraber ortaya çıkardılar.(Adı Toumai olan yerel dilde hayatın umudu anlamına gelen buluntu).Bazı paleoantropologlar Nature Haziran sayısını da duyurulan buluntunun, insan evrim haritasını yeniden yazdığını söylemekteler.
Daha önceki evrim teorilerine göre, yeni tür, Salehanthropus tchonolensis, yaşına göre oldukça ‘‘gelişmiştir’’. O zaman diliminde ki varlığı, savunanların söylediğine göre daha sonradan insan ırkını oluşturan Hominid (insanımsı) adlı Primatların evriminin ‘‘geleneksel’’ gelişim çizgisine uymadığıdır. Bu keşif (daha önceki keşifler ile birlikte) bazı bilim adamlarını insan aile ağacının değişik yaşam tiplerinin farklı türlerden dallanarak türetildiğini gösteren gerçek bir kol bulunduğu ya da bunların ölü noktalar olduğu fikrine götürmektedir.
Toumai’nin Hominid nitelikleri ve maymunsu bileşkeleri ortak olarak kat edilen 10 milyon yıl önceki kaba maymundan ilk hominidlere (insanımsılara) giden 5 milyon yıl sonrasına değin fiziksel bir öngörü sunan zaman çizelgesini ”belirsizleştirmektedir.”
Bilim adamlarına göre, Toumai arkadan şempanze gibi, önden bakıldığında ise insan özellikleri göstermekteydi; düz bir insan yüzü olan maymun. Her ne kadar diğer herhangi bir Hominid den bir milyon yıl yaslıda olsa da,4 milyon yıllık buluntu, Hominid kafataslarından çok daha insan benzeri özelliklere sahiptir. Toumai’nin goril benzeri kalın alın yapısı, bir şempanze benzeri beyin kafesi ve insan benzeri dişleri vardır. Spinal Kort incelemeleri onun iki ayağı üzerinde yürüdüğüne işaret etmektedir. Nature dergisi Antropoloji editörünün Radyo Free Europe’ da ki bilim programında söylediği gibi:
“Bu eğer ‘‘sağlam’’ bir evrim görüşünüz varsa bulmayı umduğunuz şey kesinlikle değildir. Burada maymun benzerinden daha fazla inceliğe sahip bir şeylerden olduğumuz ve giderek daha modern özellikler kazandığımız gözükmektedir. Buna ‘modern ve antik olanın şok edici karışımı neden olmuştur’ demiştir.
Darwinizm kritikleri ise Salehanthropus’un keşfinin gösterildiği kadar büyük bir etki oluşturmadığını belirtmekteler. Darwin’in Kara kutusu: Evrime Karşı Moleküler Başkaldırı kitabının yazarı Michael J.Behe bir konuşmasında şöyle der;
Sanırım ki bu buluntu sade bir şekilde insanın nereden geldiğini anlamada bilimin zaafını göstermektedir. ‘‘Eğer yeni bir dizi kemik keşfi, paleoantropolojistleri ne bildikleri ile ilgili yeniden kapsamlı bir değerlendirme yapmaya zorluyorsa, paleoantropolojistler tüm olanı gerçektende sandıkları kadar bilmiyorlarmış demektir.’’
( yorum-Aynı şey yeni bulunan dişler hususunda genetikçiler için söylenebilir.)
Behe buluntunun Darwin’in şans tarafından oluşturulan evrim teorisine meydan okuyan akıllı tasarım tartışmaları için oldukça alakasız bir konu teşkil ettiğini belirtmekte “Herhalde bu her yıl yâda ertesinde ‘‘senaryolarını’’ değiştirmek herkesi gülümsetiyor olsa gerek.
‘‘Eğer onlar gibi düşünmeye mahkûm edilmediyseniz, onların parçaları umutsuzca bir araya getirme çabalarını eğlenerek izlersiniz”.
Gerçekte, Behe, Toumai hakkında akıllı tasarım topluluğunda küçük bir tartışma yaşandığını söyledi. Yorumlar genelde “işte en son göz alıcı fosil buluntusu seklinde olmuştu. Bir başka göz alıcı fosil buluntusu Toumai’den yaklaşık bir hafta önce duyuruldu;1.75 milyon yıl yaşında bir kafatası Georgia’da buluntu, bilim adamlarını şaşırtan yaşının ve konumunun gerektirdiğinden çok daha küçük olmasıydı.
Peki, akıllı tasarım teorisyenleri niçin Toumai’yi bu kadar görmezden gelmekte? Akıllı Tasarım Şempanze-Hominid ayrımını konu almayan birçok biyolojik seviyeyi içerir. (Darwinizm) Evrim ve Akıllı tasarım arasındaki bağlantı noktası, insanın nasıl geliştiği değildir. İnsanın gelişiminde tasarımın yâda şansın rol oynayıp oynamadığıdır.
Darwin’in iddiasının ünü yada ”mihenk noktası” onun organizmaların ‘‘ortak bir atadan evirilmiş’’ olabileceği fikri değildi. Diğer insanlarda bu konuda diğer teorileri ortaya koymuşlar ama her zaman aklın rehberliğini dilemişlerdi. Darwin’in esas dayandığı temel bunun ‘‘şansla’’ olabileceğidir.
Fakat son 50 yılda bulunan hücresel seviyedeki karmaşıklık, Darwinci evrimin gerektirdiği ufak adımlarla hepsini bir araya getirilebildiğini düşünmek zordur. Bizim fikrimiz şansın kontrolsüz ve bilinç dışı etkisi yerine şunu düşünmenin iyi bir sonuca varma olduğudur, Şeylerin görünürde tasarlandığı (yorum-Kör Saatçide umutsuzca içinden çıkılmak istendiği gibi) değil, gerçektende tasarlandığıdır.
Evrimin ikonları’nın yazarı Jonathan Wells, aynı zamanda Discovery enstitüsü görevlisi ve Akıllı Tasarımın beyin takımının da bir üyesidir. Wells paleonatropolojik buluntuların akıllı tasarıma çok az katkıda bulunduğu fikrindedir;
“Fosiller bizlere ilahi bir şekil içinde Yaratıcının bizleri yaratıp yaratmadığında dair bir yol ve yahut diğer alternatif yolu söyleyemezler.”
Buna ek olarak Wells, evrimin kanıtlarının çoğunluğunun kimsenin inkâr etmediği mikro evrimi ( türler içindeki küçük değişiklikler) desteklediğini belirtir. Ne olursa olsun, evrimciler sıklıkla kanıtları onların teorilerini desteklemese bile bunları destekler gibi koz olarak kullanmaktalar.” Diyerek bu buluntunun onlar için ne ifade ettiğini özetler.
” Bu Darwinci görüşü kanıtlamak isteyenlerce incelikle yapılan ve benim oldukça eğlendirici bulduğum bir durumdur. Çünkü buluntu görüşlerini kanıtlamaz, en azında buluntunun onlara yaptığı kafalarını daha da karıştırmaktır. En kötüsü buluntunun teoriyle alakasız ve bağlantısız olmasıdır.”
(yorum-genel evrim sinsilisinde bu bulguların kronolojik olarak yerleştirilebileceği fosil boşluğu yoktur.)
Söylediği Toumai’nin evrimin asla bir kanıtı olmayacağı sadece bilinmeyen bir tür şempanze olabileceğidir. Kimse bu yeni kafatasının insan soyağacında nerede yer alacağına kesin emin değildir. Gerçekte ise şempanzenin kayıtlarının tamamen boş olmasıdır. Buna benzeyen her yeni bir fosil bulunduğunda şempanze soyağacı yerine insan soyağacına oturtulacağı için sonuç olarak ortada şempanze fosili olmayacaktır.
Generation Reseach enstitüsünden Bill Horsch evrimcilerin (Darwincilerin) Toumai’nin atasal soy çizgisini daha da sisli yaparak davalarını yaraladığının farkında olduklarını ve savunmalarının da etraflarında dönüp durup Toumai’den yardım beklemek olduğunu söylemektedir. Horsch evrimcilerin imdat çığlıkları attığını ve bunlara benzer kelimeler kullanmakta olduklarını söylüyor:
“Bu resmi daha karmaşık ve içinden çıkılmaz yapmakta”.
Bizler ise bunu gerçek olarak şu şekilde çevirip söylemeliyiz:
“Bu buluntu bir pislik…”
Orijinal metin: http://www.arn.org/docs2/news/nuclearbombforevolution082002.htm
Elde bu veriler varken, Darwinciliğin fosiller üzerinde nasıl taklalar attığı, tarih içinde onları nasıl sahtekarlıkla kullandığı ortada iken, bu fosilin başlıkta dediği gibi var olan şematik bilginizi ”yine yeni yeniden” sarsması mı bu kadar katlanılamaz bir durum?
Siz napıyorsunuz? Makalelerde ki bulguları tartışmak yerine benim dilbilgisi çarpıtmalarıyla insanları yanıtığımı söylüyorsunuz.
M.Gene makalesindeki açıklamalardan neden bahsetetmedik? Yada Shapirodaki bulguları analojilerinden ? Çünkü ”işinize” gelmiyor, gelemezde..
Sizlerle neden uzlaşamayacağımız hakkında son derece açık bir yazıyı önceki yorumumda detaylıca yazdım.Bu blogta ben aklım yetiğince algıladığım şekilde çeviriye devam edeceğim. Sizlerinde beni bazı teknik olgulardadüzeltmenizi daima dileyeceğim.(Haklı bulduğum yerlerde sizin algıladığınız yorumu şeklinide yanına koydum makalede.)
Bir haftaya kadar nasipse, indirgenemz karmaşıklıkla ilgili M.Behe’nin detaylı bir makaleside elinizde olacak.Elimden geldiği kadar denetlemeye özen göstereceğim ki bilimsel veri dışında ağız kalabalığı yapmak için malzeme bulamayasınız…
Mustafa bey,
Faydalı olabileceğini düşündüğüm Chad Fossil Is Not an Early Human Ancestor başlıklı yazıyı okumanızı öneririm. Önyargısız okuyabileceğinizi umuyorum.
Teşekkür ederim Sayın Da Vinci,
Verdiğiniz linki okudum.Evrim zincirinde önemli bir boşluğun manalandırılmasını sağlayabilirEn son cümleyede yürekten katılıyorum;
”The fossil is still informative about hominid origins and can help us see what some of the potential ancestors for hominids look like”
Siz ve Barış Bey’in ısrarla anlamadığı benim Evrimle ilgili bir sorunumun olmaması fakat sizler ben yaratılışcıymışım gibi davrananarak yorum yazıyor argüman geliştiriyorsunuz.Ben bunu kasti değilde ezberden kaynaklanan bir durum olduğu kanaatindeyim.Onlarca kez belirmeme rağmen durum buysa artık önden ”yüklemeli evrimi savunuyorum” buda AT’nin oldukça farklı bir yorumu olsada yinede Darwinin evrim söylemine karşıdır” demeyeceğim çünkü o şekilde muhattap olunmak istemiyorum anlaşılan.Bu fosil haberini vermemin sebebi aslında 2 tane;
1.Darwinci evrimin üzerinde her türlü spekülasyonun yapılabileceği fosil kayıtlarına bel bağlamak zorunda olması (geçiş formları için)
2.‘‘Eğer yeni bir dizi kemik keşfi, paleoantropolojistleri ne bildikleri ile ilgili yeniden kapsamlı bir değerlendirme yapmaya zorluyorsa, paleoantropolojistler tüm olanı gerçektende sandıkları kadar bilmiyorlarmış demektir.’’
Çıkarımına katılmam ve bunu Biyoloji ve Astronomiyi ilgilendiren her konuda yaşanabileceğini görmemdendir.İnsanlara sürekli bir şeyin ispatı gibi yanlı medyada yapılan yayınların aslında ne kadar gerçeği yansıtıp ne kadar istenileni,arzu edileni yansıttığının çift taraflı bir komposizyonunu göstermektir amacım.
Saygılarımla..
1. Peki öden yüklemeli evrim neye dayanıyor? Ne tür delillere (tabi varsa) dayanıyor?
2. Bu bilimin gereğidir Mustafa bey. Yeni veriler eskiden düşünülen bir görüşün yanlış olduğunu gösterirse bu görüşün değişikliğe uğraması veya tamamen bırakılması normaldir. Bu bilimdir. Eğer AT’ciler bunu çok garip karşılıyorsa demekki onlar görüşlerinin değişmez mutlak doğrular olduğunu düşünüyorlar demektir ki bu bilimsel düşünceye oldukça terstir. Hiçbir bilim adamı doğa bilimlerinde mutlak doğruya ulaştığını, değişmez doğrulara ulaştığınmı düşünmez. Eldeki verilere göre varılan sonuçlar yeni verilerle yanlışlanabilir. Bilimin de güzelliği budur. Hep yeni araştırmalar gerektirir. Durağan birşey değildir bilim.
Lütfen eğer ziyarete edip detaylı makalelerini okumadıysanız bir kez daha bakmanızı salık veririm.Ayrıca yeni çıkan kitabınızıda edinmenizi öneriyorum.
http://www.thedesignmatrix.com/content/
Ben değişimle alaklı bir yorumda yada imada bulunmadım, Darwinciliğin çok emin olduğunu zannediği bir şemanın yeni bulgularla nasıl temelinden sarsıldığını ve fosil kayıtlarının zamanla ne kadar değişik şemaları bize sunduğunu göstermek istedim.Fosilleri kullanım propaganda yapan Darwinizm için acıklı bir durum bilim için ise kümülatif yapısı gereği olağan ve sevindirici bir gelişme.Bu tür gelişmeler ,Well’in deyimiyle ”birilerinin çok iyi bildiklerini sandıkları şeyleri aslında çokta iyi bilmediklerini gösterdiği için önemlidir.” Bilimde kesin kanı yada yargı ancak demoklesin kılıcı misali bir hükümdarlığın simgesi olabilir.Bir teori olarak Darwinizm’de bazı husularda akademik dünyadaki durumu bundan farklı değildir.
Bakteri kamçısı (bacterial flagellum) üzerine başlıklı yazımı okursanız Behe’nin en önemli İK örneği olarak sunduğu bakteri kamçısını oluşturan proteinlerin kökeni hakkında fazla birşey bilmediği de görülebilir. Hem de çok daha önemli bir konu hakkında önemli bir bilgisizlik göze çarpıyor burada. Behe 30 proteinin homologları olmadığı için hepsinin bir anda ortaya çıkmış olması gerektiğini söylüyordu. Yani teorisinin en temel noktasında böyle bir argümanı vardı ve bunun kökten yanlış olduğu görüldü. Ama evrim teorisindeki durum çok farklı. Bu fosil sadece insan evrimiyle ilgili. Yani insan evrimiyle ilgili modellerde değişikliğe sebep olur. Temelde evrim teorisiyle, evrimin mekanizmalarıyla falan uzaktan yakından ilgisi yok. Sadece insan evrimi modellerinde değişikliğe neden olur. Bunda da garipsenecek birşey yok. Milyonlarca yıllık tarihi eldeki kısıtlı fosillere dayanarak çıkarmaya çalışıyor bilim adamları. Eldeki fosillerin ve genetiğin imkan verdiği ölçüde akla yatkın, mümkün modeller oluşturuluyor. Yeni bir fosil bu modelde değişilik yapılmasına neden olabilir. Bu çok doğal. O darwinist dediğiniz bilim adamlarının hiçbiri de bundan rahatsız olmaz emin olun. Daha doğru bir modelin oluşturulmasını sizden daha fazla istediklerine emin olabilirsiniz.
Ben size Behe ile ilgili bişey linklemedim.M.Gene ile ilgili siteyi linkledim yani sizin front-loading evolution la ilgili ne var sorunuza? Bir site bile var demek için.
”O darwinist dediğiniz bilim adamlarının hiçbiri de bundan ”rahatsız olmaz” emin olun. Daha doğru bir modelin oluşturulmasını sizden daha fazla istediklerine emin olabilirsiniz.”
”Eldeki fosillerin ve genetiğin imkan verdiği ölçüde akla yatkın, mümkün modeller oluşturuluyor.” demişsiniz.
Halihazırda makalede açıkca görülen de genetik bulgular ile eski Lucy şeması uyuşmasına rağmen, bu buluntuda nerden çıktığı türünde bir şaşkınlık.İşlediği ve paradigmaya hizmet ettiği sanılan bir şemanın altüst olup ”yeni versiyonunu ” oluşturma zahmetine girilmesi anlamına geldiğinden Darwincilere ‘‘rahatsızlık” verdiğini düşünüyorum.
Zaten bu haberinde blogta yayınlanmasının amacı budur.Bu bulgunun evrimle ilgili bende var olmayan bir rahatsızlığı ortaya koymak için değil, Darwincilerin ahkam kesip ne kadar çok iyi bildiklerini zannedikleri şeyler hakkında bile ne kadar derin yanılgılara düşebildiklerini göstermek için konulmuştur.
Not; Yazınızın linkini lütfen flagellumla ilgili makalede yorum kısmına verin.
Bu bulgu ile Lucy arasında nasıl bir ilişki kurdunuz merak ediyorum. Lucy’den çok daha öncesiyle alakalı bir bulgu bu. Lucy’nin durumunda bu bulguyla oluşan bir değişilik yok. Ayrıca olabilirdi de bunda çok büyütülecek birşey yok. Bu modeller her zaman değişebilir. Eldeki kısıtlı verilere göre oluşturulmuş modeller var. Bunların yeni bulgularla değişikliğe uğraması çok doğal. Kimse bu modellerin mutlak doğru olduğunu iddia etmiyor. Bu model kesin doğrudur demiyor kimse. Bunu iyi anlamak lazım.
Haberden anlayamadıysanız elimden birşey gelmiyor.
Ayrıca lütfen tasarıma 40 örnek makalesindeki verilen olasılık hesapları ile ilgili karşı yorum verebilirmisiniz ? Konuyu sürekli başka yönlere çekiyorsunuz bu bloga yorum yazdığınızdan beri.Caner bey’in ortaya koyduğu matematiksel çıkarıma lütfen başka bir matematiksel çıkarımla cevap verin.