<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
		>
<channel>
	<title>D.N.A ve ileri düzey bilgisayarlar yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/</link>
	<description>..Tüm büyük çatışmalar orta yolla çözülür..Aristoteles</description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Nov 2009 13:19:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>akilli tasarim tarafından</title>
		<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-247</link>
		<dc:creator>akilli tasarim</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Sep 2007 12:44:31 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-247</guid>
		<description>Yukarıdaki açıklamaya ek olarak, Darwinian evrimciler, beynin rastgele mutasyonlar sonucu birike birike bu kadar kompleksliğe ulaştığına inanırlar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yukarıdaki açıklamaya ek olarak, Darwinian evrimciler, beynin rastgele mutasyonlar sonucu birike birike bu kadar kompleksliğe ulaştığına inanırlar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>akilli tasarim tarafından</title>
		<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-246</link>
		<dc:creator>akilli tasarim</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Sep 2007 12:41:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-246</guid>
		<description>Zehra,

DNA&#039;nın kırılgan olmasının avantaj olduğunu kimse söylemiyor. Aksine bu kırılfanlık DNA için dezavantajdır. Bu dezavantajlık durumu onu kontrolsüz etkilere karşı savunmasız kılıyor (kendini tamir mekanizmaları konu dışıdır ki o bile bilinçli bir faaliyettir).


Sistem ne kadar özenli ve karmaşık ise, o sisteme yapılacak amaçsız müdahaleler sistemi o denli çökertecek güce ulaşır. 

Yazılımlarda DNA gibidir, işletim sisteminizin &quot;explorer.exe&quot; dosyasını anlamsız yere sildiğinizi veya bozduğunuzu farzedin. Artık sisteminiz eski işlevini yerine getiremez. Çünkü hayati öneme sahip olan parçasını yok ettiniz veya bozdunuz.


Şimdide son derece kompleks ve organize olan isnsan beynine böyle bir müdahalede bulunulduğunu düşünün. Beyin rastgele müdahalelerde işlvini yitirir, işlem yapamayan bu beyne bağlı organizma ise çöker.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Zehra,</p>
<p>DNA&#8217;nın kırılgan olmasının avantaj olduğunu kimse söylemiyor. Aksine bu kırılfanlık DNA için dezavantajdır. Bu dezavantajlık durumu onu kontrolsüz etkilere karşı savunmasız kılıyor (kendini tamir mekanizmaları konu dışıdır ki o bile bilinçli bir faaliyettir).</p>
<p>Sistem ne kadar özenli ve karmaşık ise, o sisteme yapılacak amaçsız müdahaleler sistemi o denli çökertecek güce ulaşır. </p>
<p>Yazılımlarda DNA gibidir, işletim sisteminizin &#8220;explorer.exe&#8221; dosyasını anlamsız yere sildiğinizi veya bozduğunuzu farzedin. Artık sisteminiz eski işlevini yerine getiremez. Çünkü hayati öneme sahip olan parçasını yok ettiniz veya bozdunuz.</p>
<p>Şimdide son derece kompleks ve organize olan isnsan beynine böyle bir müdahalede bulunulduğunu düşünün. Beyin rastgele müdahalelerde işlvini yitirir, işlem yapamayan bu beyne bağlı organizma ise çöker.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>zehra tarafından</title>
		<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-244</link>
		<dc:creator>zehra</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Sep 2007 11:50:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-244</guid>
		<description>Aslında ben DNA&#039;nın hatalara karşı olan kırılganlık özelliğinin nasıl bir avantaj olduğunu tam olarak anlayamadım,yani hatalara karşı kırılganlık işletim sisteminin de dayanıksızlığı gibi bir çağrışım yaptı.Bu konuda biraz daha açıklayıcı olabilir misiniz?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında ben DNA&#8217;nın hatalara karşı olan kırılganlık özelliğinin nasıl bir avantaj olduğunu tam olarak anlayamadım,yani hatalara karşı kırılganlık işletim sisteminin de dayanıksızlığı gibi bir çağrışım yaptı.Bu konuda biraz daha açıklayıcı olabilir misiniz?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Mustafa Ajlan ABUDAK tarafından</title>
		<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-101</link>
		<dc:creator>Mustafa Ajlan ABUDAK</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 08:24:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-101</guid>
		<description>Barış Bey 

&#039;&#039;Verdiginiz bina ornegi bence harika. Muhendislik, bilim, deneye yanila deneye yanila, elde edilen bilgi ve gozlem ile yogurup onlarca farkli disiplin gelistirmistir, o farkli disiplinlerin kaynasmasindan ve insan emegi ile olusmustur o harika yapilar, simsek cakmasi ve yagmur, yada yazi tura ile degil.&#039;&#039;

Elbette insan emeği ve farklı disiplinlerin akıllı kullanarak oluyor o gökdelenler. Fakat iş biyolojik doğal makinelere ve yapılara geldiğinde &#039;&#039;aklı&#039;&#039; bunların içinden çıkartmak için sizler tarafındanbir an bile tereddüt gösterilmiyor. Darwinciliğin doğada da buna benzer yapıları gözlemlediğimizde hatta bir gökdelen yapımından çok daha lkarmaşık yapılarla karşılaştığımızda , bunları açıklamak için organisazyonun kendi kendine tesadüfle oluştuğunu ısrarla savunmasına karşıyım.Siz bu yapıları açıklamak için en temelde nasıl oluştuğu hakkında doğru düzgün bir fikiriniz yada düşünceniz (Darwinci evrim hayatın başlangıcı ile ilgilenmez diyen sizlersinzi) olmadığı kendi kendini kopyalayan bilen bir süreçin  rasgele mutasyonlarla hatalar içinden &#039;&#039; en yararlı&#039;&#039; hataları seçmesini ve bu sürecin DNA gibi bilgi zengini bir yapıyı oluşturmasını &#039;&#039;umut&#039;&#039; ediyorsunuz.Esas Büyücülük çabası ve David Copperfield sihirbazlığı budur.

Darwinin keşfettiği gerçeğin bir kısmı olan ve adaptosyonu anlamlandıran bir mekanizmaya &#039;&#039;hatalardan başka&#039;&#039; bişey oluşturmayan diğer bir süreci ekleyerek,(ki DNA kalıtsal değişime sebep olacak muutasyon değişikliğinin oluşmasının zorluğunu bilmenize rağmen) bunların insana giden &#039;&#039;gelişimi &#039;&#039; yada sizin deyiminizle tasarımcısız tasarımı oluşturmasını beklemek ancak bir ön kabulün tezahürü olabilir.

Astroloji değilde size astronomi değerleri ile cevap veren bir makaleyi bloga ekliyorum.Bu verilere rağmen kimn &#039;&#039;astrolojiye &#039;&#039; tahmii ve farazi (öyle olmuş olmalı,olabilir, böyle olma olasılığı yüksek, düşündüğümüzde böyle olmuş olmalı) benzeyen argümanlar gerçekleştirdiğini okuyanlar karar versin..

Saygılarımla..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Bey </p>
<p>&#8221;Verdiginiz bina ornegi bence harika. Muhendislik, bilim, deneye yanila deneye yanila, elde edilen bilgi ve gozlem ile yogurup onlarca farkli disiplin gelistirmistir, o farkli disiplinlerin kaynasmasindan ve insan emegi ile olusmustur o harika yapilar, simsek cakmasi ve yagmur, yada yazi tura ile degil.&#8221;</p>
<p>Elbette insan emeği ve farklı disiplinlerin akıllı kullanarak oluyor o gökdelenler. Fakat iş biyolojik doğal makinelere ve yapılara geldiğinde &#8221;aklı&#8221; bunların içinden çıkartmak için sizler tarafındanbir an bile tereddüt gösterilmiyor. Darwinciliğin doğada da buna benzer yapıları gözlemlediğimizde hatta bir gökdelen yapımından çok daha lkarmaşık yapılarla karşılaştığımızda , bunları açıklamak için organisazyonun kendi kendine tesadüfle oluştuğunu ısrarla savunmasına karşıyım.Siz bu yapıları açıklamak için en temelde nasıl oluştuğu hakkında doğru düzgün bir fikiriniz yada düşünceniz (Darwinci evrim hayatın başlangıcı ile ilgilenmez diyen sizlersinzi) olmadığı kendi kendini kopyalayan bilen bir süreçin  rasgele mutasyonlarla hatalar içinden &#8221; en yararlı&#8221; hataları seçmesini ve bu sürecin DNA gibi bilgi zengini bir yapıyı oluşturmasını &#8221;umut&#8221; ediyorsunuz.Esas Büyücülük çabası ve David Copperfield sihirbazlığı budur.</p>
<p>Darwinin keşfettiği gerçeğin bir kısmı olan ve adaptosyonu anlamlandıran bir mekanizmaya &#8221;hatalardan başka&#8221; bişey oluşturmayan diğer bir süreci ekleyerek,(ki DNA kalıtsal değişime sebep olacak muutasyon değişikliğinin oluşmasının zorluğunu bilmenize rağmen) bunların insana giden &#8221;gelişimi &#8221; yada sizin deyiminizle tasarımcısız tasarımı oluşturmasını beklemek ancak bir ön kabulün tezahürü olabilir.</p>
<p>Astroloji değilde size astronomi değerleri ile cevap veren bir makaleyi bloga ekliyorum.Bu verilere rağmen kimn &#8221;astrolojiye &#8221; tahmii ve farazi (öyle olmuş olmalı,olabilir, böyle olma olasılığı yüksek, düşündüğümüzde böyle olmuş olmalı) benzeyen argümanlar gerçekleştirdiğini okuyanlar karar versin..</p>
<p>Saygılarımla..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>barissevim tarafından</title>
		<link>http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-99</link>
		<dc:creator>barissevim</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Sep 2007 02:21:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://akillitasarim.wordpress.com/2007/07/28/dna-ve-ileri-duzey-bilgisayarlar/#comment-99</guid>
		<description>&quot;DNA gibi hem hatalara karşı kırılgan, dayanıksız hem mümkün olan en küçük hacimde mümkün olan en büyük bilgi saklama kapasitesine sahip, birde üstüne üstlük bilgiyi derleyen kodlayan ve üreten bir yapının optimize edilerek var olduğu açıktır.&quot; Bu acikligi gosterebilirmisiniz? Alinti yaptiginiz bilim insanlarini benzeri cikarimlari varmidir? Bizzat bahsettiginiz alanda calisiyorum, sahsen oyle bir bakis olmadigini biliyorum bu cevrelerde.

Verdiginiz bina ornegi bence harika. Muhendislik, bilim, deneye yanila deneye yanila, elde edilen bilgi ve gozlem ile yogurup onlarca farkli disiplin gelistirmistir, o farkli disiplinlerin kaynasmasindan ve insan emegi ile olusmustur o harika yapilar, simsek cakmasi ve yagmur, yada yazi tura ile degil.

Dogadaki gelisim de benzeri sureclerle ilerliyor, birikimsel, ve icinde bulunan kosullarin belirlemesiyle, kor bir sans yada rulet topu ile degil.

Sizin yaptiginiz cikarimin bilimsel degeri sununla ayni: &quot;woaw, muthis bir karmasiklik var, bunu anliyamiyoruz, bunu olsa olsa piramit gucu ve astrolojik etkiler yaratmis olmali&quot;. Yada mesela, &quot;bunu mantik ve teknik ile aciklayamayiz, bu kesinlikle londra metrosu altinda yasiyan gizli buyuculerin isi, bu gayet acik.&quot;

Bu konuda M.Behe nin kendisi de mahkemede itiraf etmistir cok acik bir sekilde. Kayitlari var. Behe, yurulukte olan bilimin tanimini ID yi icine alacak sekilde genisletilirse bunun icine Astroloji de girebilecektir diye kabul etmistir. Hakimin israrli, &quot;eminmisiniz?&quot; sorularina kesin bir sekilde &quot;evet&quot; demistir! Yani astrolojiye, en az onun kadar &quot;bilimsel&quot; olan piramit gucu, simsek tanrilari ve yeralti cinleri de eslik edebilecektir ve boylece bilim daha da zenginlesecektir. Ruh cagiricilari icin filan doktora programlari acilabilecektir. Mahkemede bilirkisi olan Miller: &quot;I&#039;m sure this is pretty cool stuff, but it&#039;s not science&quot; deyip salonu gulme krizine sokmustur.

Oysa bilim, &quot;way be harika birsey bu, buyuleyici, acaba bunun mekanizmalari, yasalari nasil isliyor, bi arastirayim, mutlaka bir aciklamasi vardir&quot; diyerek amansiz yorucu ve uzun sureli bir calisma icersine girer, ayni yukaridaki saydiginiz bilim insanlari gibi. Oturup, aciklama getirmeyen bir yargi ile nokta koymazlar. Bunu dememis olsalardi bugun AIDS virusunun evrimini tesbit edip,izleyip ona gore tedavi yontemleri gelistirip insanlarin daha saglikli olmasi icin caba gosteremezlerdi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;DNA gibi hem hatalara karşı kırılgan, dayanıksız hem mümkün olan en küçük hacimde mümkün olan en büyük bilgi saklama kapasitesine sahip, birde üstüne üstlük bilgiyi derleyen kodlayan ve üreten bir yapının optimize edilerek var olduğu açıktır.&#8221; Bu acikligi gosterebilirmisiniz? Alinti yaptiginiz bilim insanlarini benzeri cikarimlari varmidir? Bizzat bahsettiginiz alanda calisiyorum, sahsen oyle bir bakis olmadigini biliyorum bu cevrelerde.</p>
<p>Verdiginiz bina ornegi bence harika. Muhendislik, bilim, deneye yanila deneye yanila, elde edilen bilgi ve gozlem ile yogurup onlarca farkli disiplin gelistirmistir, o farkli disiplinlerin kaynasmasindan ve insan emegi ile olusmustur o harika yapilar, simsek cakmasi ve yagmur, yada yazi tura ile degil.</p>
<p>Dogadaki gelisim de benzeri sureclerle ilerliyor, birikimsel, ve icinde bulunan kosullarin belirlemesiyle, kor bir sans yada rulet topu ile degil.</p>
<p>Sizin yaptiginiz cikarimin bilimsel degeri sununla ayni: &#8220;woaw, muthis bir karmasiklik var, bunu anliyamiyoruz, bunu olsa olsa piramit gucu ve astrolojik etkiler yaratmis olmali&#8221;. Yada mesela, &#8220;bunu mantik ve teknik ile aciklayamayiz, bu kesinlikle londra metrosu altinda yasiyan gizli buyuculerin isi, bu gayet acik.&#8221;</p>
<p>Bu konuda M.Behe nin kendisi de mahkemede itiraf etmistir cok acik bir sekilde. Kayitlari var. Behe, yurulukte olan bilimin tanimini ID yi icine alacak sekilde genisletilirse bunun icine Astroloji de girebilecektir diye kabul etmistir. Hakimin israrli, &#8220;eminmisiniz?&#8221; sorularina kesin bir sekilde &#8220;evet&#8221; demistir! Yani astrolojiye, en az onun kadar &#8220;bilimsel&#8221; olan piramit gucu, simsek tanrilari ve yeralti cinleri de eslik edebilecektir ve boylece bilim daha da zenginlesecektir. Ruh cagiricilari icin filan doktora programlari acilabilecektir. Mahkemede bilirkisi olan Miller: &#8220;I&#8217;m sure this is pretty cool stuff, but it&#8217;s not science&#8221; deyip salonu gulme krizine sokmustur.</p>
<p>Oysa bilim, &#8220;way be harika birsey bu, buyuleyici, acaba bunun mekanizmalari, yasalari nasil isliyor, bi arastirayim, mutlaka bir aciklamasi vardir&#8221; diyerek amansiz yorucu ve uzun sureli bir calisma icersine girer, ayni yukaridaki saydiginiz bilim insanlari gibi. Oturup, aciklama getirmeyen bir yargi ile nokta koymazlar. Bunu dememis olsalardi bugun AIDS virusunun evrimini tesbit edip,izleyip ona gore tedavi yontemleri gelistirip insanlarin daha saglikli olmasi icin caba gosteremezlerdi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
